12 Nisan 2012 Perşembe

Evim evim güzel evim.

Hayat bir rüya gibi..Dün neredeydim, bugün neredeyim..Bir varmış bir yokmuş gibi..Ki, bir zaman sonra öyle olacak...

Ablamın eşini gördüğümde kendimi zor tuttum..Saçları, kaşları, bıyıkları yoktu artık ve ışın tedavisi süresinde, 4. evresini yaşarken kanserin; geçen 6 aya göre müthiş yaşlanmış ve kısacası bitmiş gördüm..Hastanede yakınlarını tedaviye getiren ve onların bu durumlarını gördüğü halde hala sigara içenlere müthiş öfkeliydi..Bizim halimizden de ibret almıyor dedi..

Televizyonlar, haberler, hep kanser türü hastalıklarla dolmuş..Akraba, komşularımda da..Sanki bulaşıcı.

***

Simitli kahvaltının ve taze türkiş gayfenin önemini ancak gurbetçi olan anlar.

Aylar sonra biraz farklı duygularla, müzik çaları bir miktar yüksek tonda açarak, ev temizliğine giriştim.
Kendi kendime temizliğe girişmeme anneciğim her ne kadar üzülse de; harekete ihtiyacım var. Temizliğin ruhu dinlendiren bir özelliği olduğuna inanırım.

***

Ve işte perşembe pazarındayım..Şahane..Annesinin ''aptal''ilaveli saf kuzusu olarak hemen yeşilliklere daldım..Allah'ım ne kadar güzel görünüyorlar..Nane, maydanoz, roka, dere otundan giriştim almaya..Tazecik...
Çok güzel bir toprak parçasında yaşıyoruz ama kıymetini bildiğimiz söylenemez.

E-sosyalliği bir süre rolantiye alıp, özlediğim reelde sörf yapmak niyetindeyim..Daha beni bekleyen şehirler var ve başında elbette İstanbul'um geliyor..

Özlemişim, özlenesi şeyleri..