27 Eylül 2012 Perşembe

Muhteşem Diziler..!


Dün gece hemen hemen baştan sona denk geldim, izledim nasıl haince hançerlendiğimizi, gülüş cümbüş çay keyfi ile, milletçe..!

Eleştirilerini çok duydum ama, doğrusu okumadım..

Belki de okumamış olmam iyi olmuş..Böylelikle sade ve sadece kendi bakışımı yansıtmış olacağım.

Bildiğim en önemli şey:  46 yıllık hükümdarlığının -dikkat ediniz- yalnızca bir buçuk yılını sarayda geçirdiği, kalan kısmını İlay-ı Kelimetullah, dünya nizamı/adalet için savaş meydanlarında geçiren, tarihin kaydettiği muazzam şahsiyetlerden, değerlerimizden biri, Kanuni Sultan Süleyman..Batılıların dediği gibi Muhteşem Süleyman...Son derece adaletli bir hükümdar olduğu için ''Kanuni'' denilmiş. Kanunlara dine son derce bağlı bir aşık. Ağaçları saran karıncalar için fetva makamına soran derin biri.

Tam dikkat veremeden izlediğim dünkü bölümde sanki Bizans'ı izlediğimi sandım..

Bizans entrikaları, göğsü yarıya kadar açık, sarayın içinde çekinmesizin arz-ı endam eden Padişah yakınları..!

Ve kendisini, hukuksuzca kelle almaya yetkili görenler..Oysa çok iyi biliyoruz ki, İslam hukuku hakimdi ve Padişah bile, keyfe keder, değil kelle almak, bir devlet meselesinde danışma meclisi, şeyhülislam nezareti ve onayında irade beyanı yapabiliyordu..

Her an kılıcın gölgesinde ve entrikalarla dolu iğrenç bir hayat bize lanse edilen, bu dizide..Şehvet ön planda..! Küçücük kız çocuğu, tek başına emirler yağdırıyor, (galiba Padişahın kızlarından biri) yok böyle uyduruk şeyler yahu..

Ne İslâmi bir mesaj, (ki zaten bunu beklemek saflık olur) ne huzur ortamı ve alnı secdelerde insanlar..(Şu gençliğimde romanını okuduğum Huzur Sokağı dizisi gibi..Orada da, mini etekli, kısa şortlu kızlar ön plandaydı, izlemek zaman kaybı onu da..Adamların işi dejenere, diziler yoluyla zihinlerimizde kalan, az ve zayıf güzellikleri de kazımak! )

İç karartıcı ve gazoza ilaç katan tecavüzcü Coşkun tipinde kurgulanmış bir padişah figürü..Ağzının içine giren bıyıkları ile yeni sunulan cariyeye sulanan....

Çok uzun yazmaya gerek yok..Söylemek istediğim şu : Bir dizi çekimi, eğer, milli/dini değerlerimizi ilgilendiriyorsa; parayı veren düdüğü çalamamalı..Bunu denetleyen, takip eden, yaptırım gücü olan bir kurum olmalı.. 

Oynayan dizi değil, oynanan, bizim mazimize hürmetle bağlı genlerimiz...