31 Ocak 2014 Cuma

Evde saklanmak istiyorum...

Zaman ''ahir zaman'' yani yaratılmış olarak son demlerinde galaksimizde.

Bizler de zamanın içinde yüzüyor, akıyoruz tabir yerindeyse.

Zamandan ve mekandan münezzeh, bağımsız ve kendisi zamanla-mekanla kayıtlı olmayan bir tek ALLAH (cc)

Konumuz zaman değildi aslında, zaman, ruh gibi, kader gibi, ecel gibi sırlarla çepeçevre ve bize hakkında ''az bir ilim'' verilenlerden.

Ahir zamanda kıyamet alametleri geldi aklıma da o yüzden yazıma zaman ile girdim.

Sevgili örneğimiz (sav) Efendimizin kıyamet alametleri/işaretleri, remzleri olarak bildiklerinin de küçükleri zuhurat meydanında, yani artık haşa alıştık her birine..!

Her gün katliamlarla öldürülenlere, gasp, rüşvet, zina...ve benzerleri.

Günahlar artık bir tık kadar yakınımzda, elimizin altında !

Sanal manal değil, değil mi ki, duyguları harekete geçiriyor, neresi sanal, sen sonucuna bak çocuğum, o sanaldan ne gerçekler (!) çıkıyor..!

Kısa yazmak istiyorum (zaten uzun yazıları okumaz olduk artık): Öyle bir ahir zaman cenderesi ki bu; ''Bilenler de bilmeyenler gibi, anlayanlar da (nasıl anlamaksa) anlamayanlar gibi davranıyor, yaşamını sürdürüyor..!'' bu cümlemin altını çiziniz efendim. Korkunç bir gaflet bataklığında bile bile lades diyerek cehennemlik işler icra eyliyoruz vesselam. 

Televizyonsuz, internetsiz bir ev ve telefon, mecbur kalmadıkça az sokak ve evde geçen zamanlar kârdır diyorum.Modern zamanların Hicret'i tam da bu işte, günahlardan eve saklanmak.

Allah bize acısın.Amin.

28 Ocak 2014 Salı

alışmadan sev beni

beni deniz gibi görme!
ilkin üşürsün girerken,
için ürperir,
sonra alışırsın ya...
alışmadan sev beni !
her gün ülkemin başka dağlarını,
yamaçlarını keşfet, bir dağcı gibi,
çabayla, aşkla...
ne kaşifliğin bitsin
ne de aşkın...
unutma..!
alışkanlık aşka düşmandır!
sonra gözünde büyüttüğün adamı,
öldürüverirsin içinde..!
biraz korkular,
kaygılar,
sancılar var olsun ara sıra.
bazen kavga bile edelim,
küselim,
özleyelim,
sonra, yine, yeni, yeniden sevelim...