28 Temmuz 2015 Salı

Amin.


En son ekranlardan yüreklerimize yangın gibi düşen binbaşımızın,eşi ve kızı yanındayken kalleşçe şehid edilişi haberine eklenen aşırı sıcakla zoraki uyudum.

Çözüm süreci daha başlarken,başarılı olacağına inanmamıştım.Belki bunu başlatan irade de inanmıyordu ama denemek zorundaydılar,bir süre şehit haberleri yaşamadık.

Ne isterlerse istesinler,verilmiş olsa bile,İsrail projesi olan Türkiye Kürdistan'ı hedefine varıncaya kadar asla kan dökmekten vazgeçmeyecekler ve kendileri için açılan her hürriyet alanını silahla dolduracaklardı.Öyle de yaptılar.Silahlı güçlerini ülke dışına çıkarma sözünü de tutmadılar.

Nihayet vaat edilmiş topraklar adımında Büyük İsrail aşamasında, Kürdistan kolay lokma olacaktı.Klasik parçala-böl-yut.

Bu tür konulara kolay kolay girmediğimi takip eden dostlar bilir. Bir şey zaten herkesin malumu: Çakallar puslu havayı sever.İstifa etmiş ve yenisi kurulana kadar emaneten iktidarsız geçiş hükûmetinde Türkiye düşmanları hep birden azgınlaştı.

Neymiş seçmen şu mesajı vermiş,biraz dozu kaçırmışmış. Kimse seçmen bu defa halt etti diyemiyor,işte şehitler,işte altüst olan piyasalar,işte bozulmaya başlayan ekonomi. Seçmenin bir kısmına rahat dokundu ve istikrarsızlığa oy verdi,sonucuna hep birlikte katlanıyoruz işte.

Bir başka konu da; şu Arap baharı masalı. Mesela zalim Saddam,Kaddafi ve Esad'in güçlü olduğu zamanlarda en azında devlet otoritesi ve ülke bütünlüğü,istikrar vardı. Örneğin Suriye'de devlet eskisi gibi güçlü olsaydı,iç savaş yaşamasaydı,güneyimizde hiç bir örgüt burnumuzun dibinde olmayacak ve koridor moridor söz konusu olmayacaktı.Bu açıdan Türkiye'nin Suriye politikası,iktidarın yanlışlarından olmuştur,kendi ayağına sıkmak gibi. Erdoğan'ın danışmanları onu yanılmışlar,muhaliflerin desteklenmesi durumunda 3-5 ayda Esed zaliminin devrileceğini söylemişlerdir.Ve Esed onaylanmasa bile, böyle açıktan düşmanlık ilan edilmemeliydi. Şimdi Suriye de,Irak gibi belirsiz bir geleceğe doğru gitmektedir.

Mısır başta olmak üzere, zalimlerin gücü bilindiği halde,kalkışmak,sokaklara dökülmenin ötesinde,ele silah alıp iç savaş çıkarmak ne derece akılcı bir eylem ve ne derece İslam fıkhına uygun?

Fitne zamanı evlere çekilmek emredilmiştir,bile bile pisi pisine sokaklarda intihar etmek değil.

Allah'ım !

Etrafımızı saran ve şehitlerimizin sevdiklerinin yüreklerine düşen bu ateş çemberinde ateşi ''berden ve selamen'' eyle. Başta ülkemiz ve İslam coğrafyasına ateşi,serinlik ve selamet (zarar vermez) eyle. Amin.