29 Mayıs 2016 Pazar

Yusuf'u Züleyha'sı öldürdü !


Yusuf öldü..! Yusuf öldü..! Yusuf öl-dü..!
Yusuf'u ne Kenan ilinde kaybettiniz, ne de Şam'da...
İşte o şuramda, kalbimin derununda...

Ağlarım sana Yusuf'um, yetimliğine, mahzunluğuna, 

Züleyha bilseydi değil gitmek, gidişi kalbinden bile geçirmezdi..!
Züleyha bilemedi kadrini Yusuf'um, bilemedi.
Aşka giden damarlarını bir bir kesti de, göremedi..!
O aşk dolu kalbini merhametsizce öldürüp de gitti..!

Verin selayı Yusuf'un kalbi için...

Verin günde 5 öğün her ezan öncesi...
Verin ki, bir şairin gönül evi neden şimdi bir kabir...
Gün gelir de belki bir ehl-i hal bilir... 

Yusuf öldü, aşka hasret gitti ama siz bilmeyin !

Alın hançerlerinizi,urganlarınızı, ister asın,ister kesin !
Züleyha'nın yaktığı kadar yanar mı canı dersiniz..?

Sağanaklar şehirleri yıkıyormuş ne gam,
Sen gel Yusuf'un göğündeki selleri gör !

Ah Yusuf'um, ah kokusu şehre varmadan duyulan Yusuf'um...

İlle bir Yakub mu olmak lazım duymak için...
Yazık sana Züleyha...gömdün Yusuf'u hem de diri diri..!
Yazık sana, anlamazlığınla öldürdün beni...!

Ey müezzin derinden oku Yusuf yüzlülerin salasını...

Kimse fark etmesin Yusuf'un avazını...