27 Ağustos 2016 Cumartesi

Ayder yaylası ve Uzungöl

  Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinin 19 km güneydoğusunda yer alan 1350 m rakımda ormanlık enfes bir yer.

Ayder ismi kulağa hoş gelen bir isim, tarla ya da tarlalar anlamına geliyormuş.Oysa Ayder'de hiç tarla yokmuş.

Osmanlı döneminden beri şifalı suyu ile ilgi odağı olan Ayder 1987 yılında turizm merkezi ilan edilmiş, romatizmal hastalıklar, iç hastalıkları, kadın hastalıkları ve cilt hastalıklarına faydası sebebi ile termal tesisler de var.

Trabzon'un Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl'den güzel bir kaç kare çektim. Fotoşop ile oynamadan direkt sunuyorum. Yani Ayşegül hocam hakkımı teslim et, güzel estanteneler oldu...)

Burası beni hep resimlerinden gördüğüm gibi büyülemedi nedense. Hatta ''seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli'' şarkısı sana gelsin Uzungöl diye mırıldandım. Göl çevresindeki göz zevkine hitap edemeyen barakadan dükkanlar, tezgahlar ile direk lambalarındaki örümcek ağları ve kirinin yanında zamanında toplanmayan çöp kovalarının da resimlerini çekmiştim ama, size kıyamadığım için buraya almadım.Doğrusu çok bakımlı bulmadım burasını ve özen gösterilmezse, ileride adı anılmaz yerlerden olma tehlikesi var..!
''Uzungöl, Trabzon'a 99 km, Çaykara'ya ise 19 km uzaklıktadır. Türkiye'nin yağmur ormanlarının bulunduğu, Soğanlı ve Kaçkar Sıradağları'nın birleşim yerinde bulunmaktadır. Bu bölge aynı zamanda yerkürenin ılıman bölgede bulunan en yaşlı ormanlarına ev sahipliği yapmaktadır. Bol yağış ve nisbi ılıman iklimi sayesinde yılın her mevsiminde yeşildir.''



Bankta otururken Arap asıllı bir bey yanıma oturmak için nazikçe izin istedi,az sonra benimle konuşmak istedi, ben de nereli olduğunu anlamak için Medine mi dedim nedense...
O da evet Medine Bedir'den demesin mi...
Benim Arapçam,onun Türkçesi olmadığı için sohbet edemedik.
Burada evi varmış biraz burada biraz MEDİNE de kalıyorlarmış ailece...
Gideceği zaman edeplice elini öptüm mahcup oldu itiraz ederken bu güzel insan.
Bilse ben o elde neyi neleri terennüm ediyordum.
İşte şimdi Uzungöl'e geldiğime değdi.
Ah Medine sende doğup senden uzağa düşülür mü hiç...
Tamam tamam ne Berrin hanım gibi seyahat anlatabilmekte mahir, ne de Ayşegül hanım gibi fotoğraf işinde usta değilim. :))