30 Ekim 2016 Pazar

ne kolay yaşıyorsun..!


..ne kolay yaşıyorsun,
ne bir ev ne araba alma yarışındasın,
ne de fani bir aşkı arama yaşında...
şehirler,ülkeler görmüş gezmişsin,
dünya gurbetinde
nice gurbetler solumuşsun...
ne kolay yaşıyorsun,
ne çok kadın tanımış,
umduğunu da bulamamaktan yorulmuşsun...
ne kolay yaşıyorsun,
özlemek denen şeye bile alışmışın,
hasretlerini kendine bile söylemiyorsun,
sessizlikte ağlıyor,
sesler de sahte kahkahalara karışıyorsun...
sen ne kolay yaşıyorsun,
annen de olmasa,
hiç bir işe yaramıyorsun..!
ne kolay yaşıyorsun,
ne kolay yaşıyorsun,
beklediğin yalnızca ölüm..!

26 Ekim 2016 Çarşamba

büyüt beni..!


Mahir Ünsal Eriş : "Çünkü aşk, gözünde büyütmekti."


büyüt gözünde, 
abart gönlünde...
gurur duy benimle,
şımart nefsimi,
tut ellerimden,
kaçır şu yalan dünyanın yükünden...
bir sen bir ben varız diye bil,
ikiliği,ikilikleri tümden sil...
sev beni, en çok beni,
büyüt gözünde aşkımı,
büyüt beni,
çoğalt beni,
arttır beni,
hep beni...
hep bizi...

25 Ekim 2016 Salı

bir ıslık çal..!


bir ıslık çal
felekten gün çalar gibi,
bir ıslık çal,
hasretime dokunsun
bir ıslık çal,
içinde sevdam olsun
bir ıslık çal,
kederler unutulsun,
bir ıslık çal,
avazım son bulsun
bir ıslık çal,
bir sen bir ben 
bir de kuşlar anlasın...



* Abdurrahim Kahraman'ın ''bir ıslık çal'' adlı şiirinden esinlenilmiştir.

16 Ekim 2016 Pazar

ne diye..!


garip bir hikayeyi içinde saklayan,
derin bir kitap gibisin sen...
ne diye sahaflara uğradım,
ne diye gözüme iliştin de,
gönlüme aldım seni..?
seni okudum okuyalı,
garipliğin tacı kondu başıma !
ahlarıma,keşkelerden tonlar kattım..!
hiç bir kitabı yarıda bırakmadım da,
seni üç sayfa okuyamadım..!
garip bir hikayeyi içinde saklayan,
derin bir kadınsın sen...

[Mavi Defterim]

12 Ekim 2016 Çarşamba

ne çok bekledim...


ne çok bekledim! 
gelirsin de,karşılıklı şiirlerle ''atışırız'' diye...
bak ruhumun damarlarında kelimeler azalmakta!
kurudum,fakirdim,fakre düştüm,
seni beklerken koskoca yaz nasıl da üşüdüm
ben her seher gelişini düşündüm,
uykularımı düşlerin için zorladım,
gölgelerin peşinden koşarak avundum
yirmi dokuz harfi rengine boyadım,
bir kelimeden,diğerine hicrete yollandım,
basit cümlelerimle seni aradım, 
Mevlana'nın Şems'i gibi gel artık,
açılsın mavera,serpilsin sırlar...




8 Ekim 2016 Cumartesi

Aşûre günü yapılması güzel olan işler

Allah nasip ederse haftaya 11 Ekim salı günü (10 Muharrem 1438 ) Aşure gününü idrak etmiş olacağız. Erersek yapınca çok kazandıracak eylemler var.  Bir sonrakine erer miyiz meçhul diyerek, haftaya pazartesi,salıya bilinçli girmek adına aşağıya özet iktibas aldım.Dualaşalım.

1- Aşûre günü oruç tutmak sünnettir. Bugün oruç tutmak çok kıymetlidir.  Bugün bazı hayvanların bile bir şey yemediği bildirilmiştir.  
''Aşûre günü oruç tutanın, bir yıllık günahları affolur.''
Tek başına Aşûre günü oruç tutmak mekruh olur. Çünkü Yahudilere benzenmiş olur. 9. ile 10. veya 10. ile 11. günü tutulursa mekruh olmaz.

2- Akrabayı ziyaret edip, hediye ile veya çeşitli yardım ile gönüllerini almalı. Hadis-i şerifte, ''Sıla-i rahmi terk eden, Aşûre günü akrabasını ziyaret ederse, Yahya ve İsa’nın sevabı kadar ecre kavuşur.'' buyuruldu.

3- Sadaka vermek sünnettir, ibadettir. Hadis-i şerifte,''Aşûre günü, zerre kadar sadaka veren, Uhud Dağı kadar sevaba kavuşur.'' buyuruldu.

Aşûre tatlısı pişirmeyi sünnet sanarak pişirmek, bid’at olur, caiz olmaz. Ama sünnet demeden Aşûre veya başka herhangi bir tatlı pişirmekte mahzur yoktur. Bu inceliği iyi anlamalıdır.

4- Çok selam vermeli. Hadis-i şerifte, ''Aşûre günü on Müslümana selam veren, bütün Müslümanlara selam vermiş gibi sevaba kavuşur.'' buyuruldu.

5- Çoluk çocuğunu sevindirmeli! Hadis-i şerifte,(sav) Efendimiz :''Aşûre günü, aile efradının nafakasını geniş tutanın, bütün yıl nafakası geniş olur.'' buyurmuştur.

6- Gusletmeli. Hadis-i şerifte,''Aşûre günü gusleden mümin, günahlardan temizlenir.'' buyuruldu.

7- İlim öğrenmeli! Hadis-i şerifte, ''Aşûre günü, ilim öğrenilen veya Allahü teâlâyı zikredilen bir yerde, biraz oturan, Cennete girer.'' buyruldu.

Hazret-i Hüseyin, 10 Muharremde şehit edildi. O yüce imamın şehit edilmesi, elbette bütün müslümanlar için büyük musibet ve üzüntüdür. Hazret-i Ömer, Hazret-i Osman, Hazret-i Ali ve Hazret-i Hamza’nın şehit edilmeleri de, böyle büyük musibet ve üzüntüdür. Fakat, Peygamber efendimiz (sav), Hazret-i Hamza’nın şehit edildiği günün yıldönümlerinde matem yani yas tutmadı. Matem tutmayı da emretmedi. Matem yasak olmasaydı, herkesten önce Peygamber efendimizin ölümü için matem tutulurdu.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: ''Matem tutan, ölmeden tevbe etmezse, kıyamette şiddetli azap görür.'' [Müslim]


6 Ekim 2016 Perşembe

giderken bile...


Gülüşlerine dizilirdi en naif melodiler. 
Hani şairin ''çocuksun sen'' dediği o sen, sendin.
Ah nasılda muzip gülerdin. 
Mızıkmalarına bile alışmıştım. 
Yüzünün göklerinde kanat çırpardım,kaygısızca. 
Hiç konuşmasak, 
Öylece dalsam yüzüne, 
Zaman nasıl akıp geçmiş saçlarından anlamazdım...
Sen,giderken bile asildin.
Ne incittin, ne de incindiğini belli ettin...

[Mavi Defterim]

3 Ekim 2016 Pazartesi

aylarda ben...


eylül gibiydim bazı kadınlara,
gördükleri yalnızca
hüzün döken yapraklarımdı...
ocak'ta daha çok üşürdü insan,
ruhunun en tenhasına kadar...
mart, kapıdan da baktırırdı,
anıları da yaktırırdı...
oysa ben nisan nisan tomurcuklanmaya,
anılar biriktirmeye ne çok hazırdım,
bir kalpte açarken...
hazinay da hiç ayrılık koyulaşır mıydı ?
benim bütün haziranlarım aramakla,
aldanmak arasında geçti..!
insanlar sıcaklarda yanarken ben tam buz oluyordum,
hayata karşı temmuz girdabında
ve odalarımın pencerelerini daha bir kapatıyordum,
içimin sokaklarının seslerine karşı...
ağustos, böcekleri ile karınca hikayesiydi,
ve ben bir an bile ağustos böceğini taklit edemedim.
karıncalar gibi hüzün taşıdım yuvama...
ah eylül!
senin gelişin,
bir kadının ruhumu yaralayışı gibi,
işte yine bir lahza göründün,desem de
sen hiç gitmedin ki yüreğimden...

2 Ekim 2016 Pazar

Hicri (1438) Yeni Yılmız Kutlu ve Mübarek Olsun.


Bugün Hicri 1 Muharrem 1438 yani 2 Ekim 2016...

Bu tarih ne söyler bize,mesajı nedir..?

24 Aralık ve yeni miladi yıl hristiyanlarca nasıl anlaşılır ve yaşanır..?

Onlara ait ve biz aşağılamaz ve katılmayız. Öyle olması gerekir.

Yarın biz Müslüman dünyasının (ne kadar kaldıysa o dünya,en son Halep'de bombalanan şehrin enkazının altında görmüştük yan bakışla da ekranlarda kanıksanmış bir (!) vaka-i adiyeden olmak üzre..!)

Bu hengâmede yine de kutlanacak bir yeni yılımız var ve çoğumuz ya unutmuşuz ya da gördüğümüzde dudak büküp sayfayı çeviriyoruz.

Sahi ne söyler bize Hicri yeni yıl..?

O zaman ne olmuştur..?  

Nereden,niçin,nereye nasıl bir göç, (hayır göç bunu hiç bir zaman ifade edemedi) hicret..?

Alemlerin Efendisi (sav) en güzel selamlar O'na ve âline olsun, Mekke şirk devletinden Yesrib'i Medine İslam devletine dönüştürmesinin ilk adımıdır hicretle gelen yeni,solmaz,pörsümüz hep yeni olan yeni yıl,yeni ve gerçek oluş,hayat...

Konu uzun ama malum çok işimiz var ve uzun yazı okumayı bırakalı beri,düşünme denen şeyi de kaybettiğimiz için kıssadan hisse olsun dedim. 

Kısacası yarın bir hicret oldu,kötülüklerden iyilikler devletine,mevsimine, O'nun (sav) gül kokulu elleriyle insanca,Müslümanca yaşam şeklinin altın temelleri atıldı Kuba mescidinde...

İdrakinden fersah fersah geride kalsak da, Müslüman olmak nimetini bize hicretle sunan yeni yılımız kutlu,mübarek ve sevinç olsun inşallah.

1 Ekim 2016 Cumartesi

bilemezdi...


 ..bir kadın bana ''güzel insan'' dedi,
şefkatle ruhumun yanaklarını okşadığını bilemezdi;
bilemezdi,
 ağladığımı da...