8 Ekim 2016 Cumartesi

Aşûre günü yapılması güzel olan işler

Allah nasip ederse haftaya 11 Ekim salı günü (10 Muharrem 1438 ) Aşure gününü idrak etmiş olacağız. Erersek yapınca çok kazandıracak eylemler var.  Bir sonrakine erer miyiz meçhul diyerek, haftaya pazartesi,salıya bilinçli girmek adına aşağıya özet iktibas aldım.Dualaşalım.

1- Aşûre günü oruç tutmak sünnettir. Bugün oruç tutmak çok kıymetlidir.  Bugün bazı hayvanların bile bir şey yemediği bildirilmiştir.  
''Aşûre günü oruç tutanın, bir yıllık günahları affolur.''
Tek başına Aşûre günü oruç tutmak mekruh olur. Çünkü Yahudilere benzenmiş olur. 9. ile 10. veya 10. ile 11. günü tutulursa mekruh olmaz.

2- Akrabayı ziyaret edip, hediye ile veya çeşitli yardım ile gönüllerini almalı. Hadis-i şerifte, ''Sıla-i rahmi terk eden, Aşûre günü akrabasını ziyaret ederse, Yahya ve İsa’nın sevabı kadar ecre kavuşur.'' buyuruldu.

3- Sadaka vermek sünnettir, ibadettir. Hadis-i şerifte,''Aşûre günü, zerre kadar sadaka veren, Uhud Dağı kadar sevaba kavuşur.'' buyuruldu.

Aşûre tatlısı pişirmeyi sünnet sanarak pişirmek, bid’at olur, caiz olmaz. Ama sünnet demeden Aşûre veya başka herhangi bir tatlı pişirmekte mahzur yoktur. Bu inceliği iyi anlamalıdır.

4- Çok selam vermeli. Hadis-i şerifte, ''Aşûre günü on Müslümana selam veren, bütün Müslümanlara selam vermiş gibi sevaba kavuşur.'' buyuruldu.

5- Çoluk çocuğunu sevindirmeli! Hadis-i şerifte,(sav) Efendimiz :''Aşûre günü, aile efradının nafakasını geniş tutanın, bütün yıl nafakası geniş olur.'' buyurmuştur.

6- Gusletmeli. Hadis-i şerifte,''Aşûre günü gusleden mümin, günahlardan temizlenir.'' buyuruldu.

7- İlim öğrenmeli! Hadis-i şerifte, ''Aşûre günü, ilim öğrenilen veya Allahü teâlâyı zikredilen bir yerde, biraz oturan, Cennete girer.'' buyruldu.

Hazret-i Hüseyin, 10 Muharremde şehit edildi. O yüce imamın şehit edilmesi, elbette bütün müslümanlar için büyük musibet ve üzüntüdür. Hazret-i Ömer, Hazret-i Osman, Hazret-i Ali ve Hazret-i Hamza’nın şehit edilmeleri de, böyle büyük musibet ve üzüntüdür. Fakat, Peygamber efendimiz (sav), Hazret-i Hamza’nın şehit edildiği günün yıldönümlerinde matem yani yas tutmadı. Matem tutmayı da emretmedi. Matem yasak olmasaydı, herkesten önce Peygamber efendimizin ölümü için matem tutulurdu.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: ''Matem tutan, ölmeden tevbe etmezse, kıyamette şiddetli azap görür.'' [Müslim]