3 Ocak 2017 Salı

Sayın Görmez'in susmasını isteyenler var! / Yılın sesli makalesi

Fırsat buldukça sabahları saat 11'de Kanal 24'de ''Günün Manşeti'' programını izlerim. Cesur yorumlar eşliğinde medyanın arka planını görme imkanı da oluyor. Twitter hesabım olmadığı için oradaki oyunları,kışkırtmaları,ahlaksız paylaşımları bu program sebebi ile öğrenmiş oluyorum.

Gazete manşetlerinde de görüldüğü gibi, Diyanet İşleri Başkanı Sayın Görmez'in kellesinin istendiğini görmekteyiz ve bu uzun zamandır böyle. Hatta Sayın Erdoğan, Sayın Görmez'e zırhlı makam aracı tahsis etmesi bile abartı bulunmuştu. Yazının sonuna ekleyeceğim sesli makale bana göre yılın makalelerinden ve baştan sona dinlenesi...

Gelelim tekrar konumuza, Pir sultan Abdal 2 Temmuz Vakfının da aralarında bulunduğu ''Laikliğe Çağrı'' grubu Diyanet İşleri Başkanı hakkında suç duyurusunda bulunmuş.Bugünkü gazetelerde haberi vardı. Peki mezkur suç duyurusuna ve laikliğe aykırı hutbede neler denilmiş, kırpmadan tam metni okuyalım, diyanetin sitesinden aldım:


ÖMÜR NİMETİ

Cumanız Mübarek Olsun Aziz Kardeşlerim!
Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, ebedi âlem için ne hazırlamış olduğuna baksın…” 1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Beş şey gelmeden önce beş şeyin değerini iyi bil: Ölümden önce hayatın,
meşguliyetten önce boş zamanın, yokluktan önce
varlığın, ihtiyarlıktan önce gençliğin ve hastalıktan önce sağlığın”2

Kardeşlerim!
Kısa bir süre önce hep birlikte yeni bir hicri yıla
girdik. Bugünlerde ise miladi yılın son günlerini
yaşıyoruz. Ömür sermayemizden bir yıl daha eksildi.
Yüce Rabbimiz, hepimize hayırlı, bereketli bir ömür lütfeylesin.

Şu bir gerçek ki; ister hicri, ister miladi olsun.
Mühim olan, günlerimizi, yılımızı nasıl değerlendirdiğimizdir. 
Zamanın birer şahidi olan ay da Allah’ın âyetidir, güneş de Allah’ın âyetidir. 
Aslolan, Rabbimizin bir nimeti ve emaneti olan zamanın içini nasıl doldurduğumuzdur. Sayılı nefeslerimizi nasıl ve hangi amaçla harcadığımızdır. Ömür sermayemizin her bir ânını, her bir gününü yaratılış ve varlığımızın gayesine uygun olarak kullanıp kullanmadığımızdır.

Aziz Kardeşlerim!
Rabbimizin dünya imtihanında bizlere takdir ettiği
kısa bir zaman vardır. Bizler bu zamana “ömür”
diyoruz. Beyhude geçirilmiş bir hayata ömür
denilemez. Ömür, iyilik ve güzelliklerle geçirilmiş bir
hayattır. Ömür, insani ve ahlaki erdemlerle tezyin
edilmiş bir hayattır. Ömür, emanet ve sorumluluk
bilinciyle iman ve salih amellerle mamur kılınmış bir
hayattır.

Kardeşlerim!
Peygamberimiz (s.a.s), “Kıyamet gününde
insanoğlu şu beş şeyden hesaba çekilmedikçe
Rabbinin huzurundan bir yere kımıldayamaz.”3
buyurmuştur. Hesabını vereceğimiz ilk nimet, ömür
nimetidir. Ömrümüzü  nasıl, nerede 
geçirdiğimizden, zamanımızı nasıl
değerlendirdiğimizden, hâsılı bütün yapıp
ettiklerimizden sorguya çekileceğiz.

Kardeşlerim!
Kıyamet gününde bize yöneltilecek olan ikinci soru,
 nasıl, nerede gençliğimizi
geçirdiğimizdir. Bu soruyu hiçbir zaman zihnimizden
çıkarmamalıyız. Zira kimi zaman, ibadet etmeyi, iyi
işler yapmayı gençlikten sonraya ertelemek gibi bir
yanlışın içerisine düşebiliyoruz. Oysa Peygamberimiz
(s.a.s), ideal gençleri, ''Neşeyi ve huzuru Rabbine ibadette bulan gençler”
 diye tarif etmiştir.4

Aziz Müminler!
Hesap günü bizlere sorulacak bir diğer soru ise
 bize Allah'ın kazancımızla ilgili olacaktır. Rabbimiz, malını nereden
kazandın, nereye harcadın? Helale harama riayet ettin
mi? Yoksulun, ihtiyaç sahibinin hakkını gözettin mi?
diye soracaktır bizlere. Zira mal, servet, her türlü imkân
ve kazanç Yüce Rabbimizin bizlere birer emanetidir.
Bütün bunlar zihnimizi, kalbimizi, geleceğimizi esir
almamalıdır.

Kardeşlerim!
Rabbimizin huzurunda bizlere sorulacak bir diğer
soru ise ilimle ilgilidir. O gün
şu sorulara muhatap olacağız: İlminle amel ettin mi?
Onu insanlığın hayrı ve yararına mı kullandın, yoksa
kötülükler için bir silaha mı dönüştürdün? İlmin,
insanlar arasında güzelliklerin yayılmasına mı vesile
oldu, yoksa onu fitne, fesat ve bozgunculuğa mı vesile
kıldın? Sahip olduğun ilim, bilgi senin hayatına,
ahlakına, ilişkilerine rehberlik etti mi?

Aziz Kardeşlerim!
Her yılın sonu, yeni bir yılın başlangıcıdır aslında.
Öyleyse bu yeni başlangıcı vesile kılarak hadiste dile
getirilen soruları kendimize yeniden soralım.
Unutmayalım ki; ömür sermayesinden geçen bir yılın
sonunda kendini ve yaratılış gayesini unutarak,
değerlerimizle örtüşmeyen, insan hayatına katkısı
olmayan gayr-i meşru tutum ve davranışlar sergilemek
bir mümine asla yakışmaz. Yeni bir yılın ilk saatlerinin
başka kültürlere, başka dünyalara ait yılbaşı
eğlenceleriyle israfa dönüştürülmesi ne kadar da
düşündürücüdür. Sevap-günah, hayır-şer konularında
muhasebe yapılması gereken saatlerin, emek
harcamadan zengin olmak arzusuyla kumar, piyango
gibi şans oyunlarıyla heba edilmesi ne kadar da
üzücüdür.

Kardeşlerim!
Yüce Rabbimiz, ömrümüzün kalan kısmını geçen
kısmından daha hayırlı ve bereketli yaşayabilmeyi
bizlere nasip eylesin. Hesabını veremeyeceğimiz bir
hayat yaşamaktan hepimizi muhafaza eylesin.

1 Haşr, 59/18.
2 Hâkim, el-Müstedrek, IV, 341.
3 Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 1.
4 Buhârî, Ezan, 36.
Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü


Müslüman bir ülkenin, dini işlerden görevli kurumunun başı;helali-haramı,camide,cuma namazında,hutbede cemaate,inananlara vaaz edemeyecekse;hutbeler ve vaazlar kaldırılsın (!) dememi bekliyorsanız çok beklersiniz, zaten onların istediği de bu.

Ama Vatikan istediği ülkede, istediği vaazı yapar bunda sorun yok !

Piyango kumardır haramdır, içki haramdır..Bunlar Kur'an ve Sünnet ile sabit ve uygulanmasa da, bir din adamı vaazda mü'minlere bunu söylemek borcundadır,vazifesi budur.O hatırlatır, dileyen kabul eder ve hayatında uygular. Vaazda hoca, dini hakikatleri söyler,cami dışında herkes kendi hür vicdanı ve inancı ile başbaşadır. Bu kadar net.

İşin ilginci, uzun zamandır Diyanet Teşkilatına Avrupa'da açık açık ambargo var. Sanki bir Deaş kurumu muamelesi!Dediğim gibi en sona ekleyeceğim yılın sesli makalesini dinleyince Sayın Görmez'i daha iyi anlayacaksınız.

*

Diğer konu, malum yeni yıla terör ile girdik ve yine masum insanlar hunharca katledildi.
Bu konuda da Diyanet çok yerinde bir açıklama yaptı.''Yaşam biçimleri''üzerinden, bizi bize düşürme oyununa ve ''Terör nereden, kimden ve kime gelirse gelsin'' denilerek topyekûn kınama yapıldı.


Diyanet İşleri Başkanı Görmez'den Ortaköy'deki terör saldırısına ilişkin açıklama

Yeni yılın ilk saatlerinde savunmasız insanlar üzerine hünharca yapılan silahlı saldırı bütün milletimizi derinden yaralamıştır. Bu bir vahşettir, dehşettir, cinayettir ve katliamdır.
Bu insanlık dışı katliamın bir pazarda ve bir mabette yapılmasıyla eğlence yerinde yapılmasının her hangi bir farkı yoktur. Teröristlerin hedefi mekanlar değil, insandır, ülkedir, millettir ve topyekün insanlıktır. Terör nerden, kimden ve kime gelirse gelsin asla kabul edilemez.
Bu gece yapılan bu terörü diğer olaylardan ayıran tek fark toplumda fitne oluşturarak yaşam biçimlerine göre toplumu bölmek ve karşı karşıya getirmektir.
Gün terörün her çeşidine karşı milletçe kenetlenme günüdür.
Hiçbir Müslüman vicdanın asla kabul etmeyeceği bu katliamı yapanları şiddetle telin ediyor, hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.
Milletimizin başı sağolsun.
Prof. Dr. Mehmet Görmez
Diyanet İşleri Başkanı

Çok önemli bulduğum çok ilginç bilgilerle dolu sesli makale :