20 Şubat 2017 Pazartesi

İki mektup bir makale

''Dilini çok muhteşem kullandığı, üslubunun bir başkalığını ve bir kadını kendisine hayran bırakma özelliğinin giderek tutkuya dönüşebileceği gerçeğini başka bir kadından daha duymuş muydu acaba?''

Çok kereler duydum ama, duymak ile bunu yaşatabilecek kadir kıymet bilir birine henüz rastlamadım, sanırım o tren çoktan kalktı...Artık beklemiyorum da...

*

''Karadeniz gibiydi adam. Sabahın seherinde döverken kayaları, öğle güneşinde sallarken dalgakıranları, ikindi namazına yakın duruldu, beklemedi yatsıyı ;akşam vakti öldü.
Bir lahza da dört ayrı mevsimdi adam...''

Bu cümleleri sesinden duysam,güzel bir şiir yazmış şair derdim.

*

Gelelim bizim kamu emeklisi okurumuzun şahsında okunası bir makale linki vermeye. Süleyman Özışık yine enfes bir makale kaleme almış. Uzun olduğu için az bir kısmını iktibas edeyim, kalanını verdiğim linkten okumak isteyenler okuyabilirler. Daha öncesi ''Bu adamlar sevilmez mi.?'' başlıklı yazıma bir video ilave ettim. Tekrar bakmanızı tavsiye ederim.

''Cahil, eğitimsiz AKP'liler!

Bir adama inandığı ve bir adamın ardından gittiği için koca bir kesime demediğinizi bırakmadınız.

"Kömürcü, makarnacı" diyerek iftiralar attınız.. Yetmedi, "Göbeğini kaşıyan adamlar" diyerek hakaretler ettiniz.

Edecek başka hakaret bulmayınca bu kez, "Ayol bizim oyumuzla bunların oyu bir mi? Bunlar cahil, bunlar eğitimsiz!" diyerek onları aşağılamaya başladınız.

İşte bunu yapmayacaktınız. Çünkü bunu yaparak kendi idam fermanınızı imzalamış oldunuz!

Siz cahil dedikçe onlar ilköğretim hayatına yeni başlayan minik talebeler gibi yeniden okumaya, yeniden araştırmaya ve yeniden öğrenmeye başladı.

Tarih kitaplarına baktılar, atalarını sadece satır aralarında buldular. Bunu bırakıp yüzlerini tarihe döndüklerinde, atalarının yazdığı destana şahit oldular. Yedi cihana hükmeden, çağ kapatıp çağ açan sultanlarının şanlı zaferlerine rastladılar.

"Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz oğul" sözünün gerçekliğini gördüler.

Osmanoğullarına ihanet eden kara suretli hainleri tanıdılar.

Siz cahil dedikçe okudular...

Okudular ve Abdulhamit'in yalnızlığa terkedilişine tanıklık ettiler. Sürgün edilirken okuduğu bedduaya rastladılar:

"Allahım; helal etmiyorum! Şahsımı değil, milletimi bu hale getirenlere, hakkımı helal etmiyorum! Beni, benim için lif lif yolsalar, cımbız cımbız zerrelerimi koparsalar, sarayımı yaksalar, hanümanımı, hanedanımı söndürseler, çoluğumu gözümün önünde parçalasalar helal ederdim de Sevgili'nin (SalAllahu Aleyhi ve Sellem) yolunda yürüdüğüm için beni bu hale getiren ve milletimi ateşe atan insanlara hakkımı helal etmiyorum!" yakarışına ortak oldular.

Siz cahil dedikçe okudular...''

devamı burada :

http://www.internethaber.com/cahil-egitimsiz-akpliler-1754986y.htm