11 Mayıs 2017 Perşembe

Şundan-bundan.

Politika hiç bir zaman çekmedi beni...
Her liderde eleştirecek şeyler buldum. Sonuna kadar,dibine kadar savunamadım hiç birini. (Doğrusu da bu değil mi, çünkü hatasız kul olmaz ve iş yapanın da hatalar yapması çok doğal. Yeter ki, bu hatalar vahim şeyler olmasın ve uyarıldığında kişi/lider tamir etsin.)
Farz-ı muhal,politikaya atılmış olsam, bir kaç ayda istifa ederdim. Kaypak ve kaygan zemin.


*

 Çocukken, rahmetli babam sebebi ile Fenerli idim. Çabaladım,lakin futbola ilgim de, zamanla ''derby'' dedikleri maçlardan, milli maçlara evrilerek söndü gitti.


*

Yazmaya hevesim vardı ve ihtiyacım. 17-25 yaşlarımda bir gazete ve bir kaç dergide yayınlandılar. Kitap yazdım,vebalinden çekinip yayınlama konusu üzerinde duramadım. Sosyal medyada bazı yerlerde hesaplarım oldu, zaman içinde sildim. Kala kala bu blog kaldı, kahrımı çeken. Belki kelepirlerim bitince, eskisi gibi burada da saçmalıklarımla sizleri meşgul etmem...


*

Şiiri sevdim, şiir okumayı. Ama şiir yazma konusunda da malumunuz işte...Ruhumun saçmalıkları, bakkal defteri karalamaları olarak,burada kendimi oyalamak adına ''bir yudum teselli'' oldu hepsi bu. Kitap çıkarmalısın diyen dostlara da tebessüm ettim, ne hoş bir latife der gibi...
Uzun zamandır da şiire benzer şeyler yazmadığımın farkındayım. Demek o eski hüzün uğramıyor bu aralar. Yarım saattir fon açtım, bu yazıdan başka iki ayrı karalama daha yaptım, taslakların içine attım. Belki yayınlarım sonra...


*

Sokaklar korkunç, şefkatsiz, merhametini kaybetmiş. Çıkmak cesaret işi, hele de araç kullanmak..!
Evimi iyi ki seviyorum, yoksa ne yapardım...