27 Haziran 2017 Salı

Biraz mola...

Aslında dönene kadar, ''Bayram'' yazısı ile bloga  sessizce mola verecektim, ama sıkı takip eden vefalı dostlara saygı adına kısa bir açıklamayı uygun buldum.

Efendim, bir süre İnternete, maillere, hatta memleket,dünya haberlerine ve dahi blog yazılarına mola...



..trenler geçiyor gözlerimin önünden 
trenler geçiyor.
trenler geçiyor, gurbet yüklü vagonlarıyla...
trenler geçiyorlar,
bir ömrü sürüklüyorlar,
bir sevdanın ardı sıra...
trenler geçiyor...





bilemedik...


Bir nefeste geçip giden, kadrinden gafil olduğumuz Ramazan-ı şerifin ardından...




25 Haziran 2017 Pazar

Bayram



Denilmiştir ki, Müslümanın bildiğimiz iki dini bayramı dışında, ayrıca 5  bayramı daha vardır.

1- Günah işlemeden geçen her gün...
2- İman ile dünyadan çıktığı gün...
3- Sıratı geçip cehennemden kurtulduğu gün..
4- Allah'ın rahmeti ile cennete girdiği gün...
5- Allah'ın cemâlini müşahede ettiği gün, mümin için bayramdır ve bu, en büyük bayramdır.

Sevdiklerinizle, sağlık ve huzurla, ''sevincini hüzünle harmanlamış''  nice bayramlar diliyorum... 




24 Haziran 2017 Cumartesi

demek gidiyorsun...

..müjdeci rüyalar veda mı etti bize..?
bir teselli miktarı geceler nerede..?
demek gidiyorsun...!
oysa ben vedalardan yorgun,
vedalardan kırgınım...
gitme desem de gideceksin,
bir iz bırak giderken,
yaşarsam şayet,
geldiğinde onunla karşılayayım seni,
izin avuntum olsun,
yokluğunda...




23 Haziran 2017 Cuma

Nefis mi dedin ?

Baştan başa ''nefs'' olmuşken,
yetmiş şeytan gücündeki nefsten dem vurmak,
onunla savaşmaktan söz etmek de yine o nefsin bir tuzağı olmasın...!

''Büyük cihad'' buyuruldu nefsle savaşım için. Hem de savaştan dönerken...Bitmez tükenmez desiseleri olan, kesip atılacak bir uzuv olmaktan azade, anca oruç ile bir nebze uysallaşmış gibi boynunu büken ve fakat her an pusuda; sınavımızın baş sorularından...

*

Mübarek Ramazan ayında şeytanların azgınları zincire vurulduğuna göre...
Sahnede bir tek sen ve sendeki nefs kalıyorsun...

Yani şeytana atacak bir suç ve bahane de kalmıyor !

İnsan biraz daha kendisini tanıyor, biraz daha vicdan muhasebesinin  projeksiyonunda içini görme imkânına kavuşuyor. Tabi görmek ve duymak isterse...

*

Bile bile lades denilen hal bu olsa gerek...

Geçmiş hatalarımız, günahlarımız öylece kimliğimize yapışmışken ve bunu anca samimi nasuh tövbe- Allah'ın lütf-u keremiyle- sildirebilirken; o korktuğumuz son'a da her nefeste hızla yaklaşırken; hal'imizin iyiliklerden yana, salihattan yana değişmeyişdeki bu sır nedir acep ?

Biliyoruz, bu gidiş gidiş değil..! Oruç yok, varsa da namaz yok. Varsa da, haramlara bulaşıp, haramlarla nurundan soyulmuş, hayatı kendi renklerine bürüyememiş...

Takva denilen, o nurani atmosferin mahrumu olarak; insan, aslında biliyor durumunu ve başına gelecekleri...Buna rağmen bu atalet, değişememe neden ?

*

Bu kutlu ay, bize bunları düşündürmüyorsa; ''kul'' olduğumuzun bilincini pekiştirmiyorsa, diğer aylardaki alışkanlıklarımızda ''zerre'' değişim ve fark gözlemiyorsak, gözlerimizden düşecek yaşlar; içimizin caddelerindeki çöpleri yıkayamıyorsa;  merhametimiz bilenerek, önce kendimizden başlayarak, can taşıyan mahlukata karşı şefkat duygularıyla yönelemiyorsak...Aç kalmak ile oruç tutmak farkını bir daha irdelememiz gerekmekte.

*

Bu Ramazan belki bu tür konularda her gün bir şeyler yazabilirdim. Az-çok; eksik-doğru...Ama yazarken kendimi muaheze ve muhakeme eden biri olarak, samimi olmak en birinci önceliğim olduğu için; dini alanda ahkâm kesip,(sadece blogda) sonra kendi hayatımda iyi yönde mesafe kat edip edemediğimin meçhulü ile buna yanaşamadım.

İnsan kendisini bilir. Allah insanı, her türlü çok iyi bilir. Dua edebilsek, samimi dua edebilsek, gözlerimiz yaşlı, boynumuz bükük yakarabilsek, bu bir adımdır ve asla cevapsız ilgisiz kalmayacak. Bir yapabilsek...






21 Haziran 2017 Çarşamba

Kadir gecesi 2017

İşte yine,yeni bir fırsat olarak teşrif etti, kadr-ü kıymetini idrakten aciz kaldığımız, bin aydan daha hayırlı olmasına sebep, mukaddes Kitabımızın, nazil olduğu, sırlara bürünmüş; affetmeyi seven Rabbimizin hediyesine erişen herkesin, kandilini tebrik ediyorum. Mevlam ihya etmeyi,ihya olmayı nasip eylesin inşallah. Mübarek kıla...




kelepir 71







20 Haziran 2017 Salı

Yarın deme bana..!

Şaklaban gibiyim çok zaman !
Bu huy bana annemi güldürüp mutlu etmek yüzünden kaldı.
O hüzünlü adam sanki bir anda maskesini takıyor. Kıkır kıkır gülüyor, kahkahalarla şımarıyorum.Sanki bir palyaço..!
Nasıl da gülüyor anneciğim. ''Hadi bir daha yap!'' demesindeki masum çocukluğu görmek lazım.
Onun rızasını alıp,bol bol güldürdüğüm zaman; huzurla kapatıyorum kapısını...
Belki yarın...
Yarın deme bana..!
Yarın acılara,hüzne hamile...
Yarın toprak girer aramıza..!
Yarın deme bana..!
Bak işte yazıya başlarken ki, o muzır halim gitti, maskem düşüverdi bir kelime ile...
Yarın deme bana..!
Deme..!



https://www.youtube.com/watch?v=zCCiTtpIg44

19 Haziran 2017 Pazartesi

dostlar üzülmesin diye...


..bir mevsim daha 
bir mevsim daha, geldi geçiyor ömrümüzden...
niçin bir ışıltı taşmıyor sözlerimizden ?
susmaya karar vereli çok oldu, oysa...
dostlar üzülmesin diye,
bu kekeme iniltiler...
dostlar üzülmesin diye,
bu can çekişmeler...

https://www.youtube.com/watch?v=VkrqCRghv3w


kelepir 70







17 Haziran 2017 Cumartesi

bırak imkânsız kalsın...


..bırak imkânsız kalsın;
hiç görmemiş,
hiç duymamış,
hiç özlememiş,
hiç sevmemiş gibi...


16 Haziran 2017 Cuma

Ömrüm...


Kalan ömrüm, geçen ömrüme ağlarken,
Geçen ömrüm dedi :
Ey..!
Bilmez misin,
Merhametli bir Rabbimiz var
Ve işte Ramazan-ı şerif ile bizleri tertemiz kılmak diler...


11 Haziran 2017 Pazar

umut...


..hiç bir zaman umarak dua etmemişti ki,
söz yaşıyla suladığı yazgısında çiçekler açsın..! 







10 Haziran 2017 Cumartesi

yine de...


..hayatımın son demlerinde,
yanağından okşadım aşkı;
usulca...
parmaklarım,
şelalelerinde ıslandı.
çöller gibi susuzduk...
yine de şikâyetlenmedik,
sustuk..!



9 Haziran 2017 Cuma

Necip Karakaya-Hayati İnanç beyleri dinlerken...

Sahur programında sanatçı/sunucu Necip Karakaya ile Hayati İnanç beyi dinlerken; gerçek san'atın;
insan ruhuna neler kattığını, insan ruhunu nasıl da törpülemekle kalmayıp,cilaladığını görmek; nasıl da nezaketten, asaletten hızla uzaklaştığımızı, dahası, hakiki şiirleri, edebiyatı,köklerimizi ıskaladığımızı yine hüzünle,acıyla yaşadım...

Ne Necip beyin okuduğu eserleri anlayabiliyoruz, ne de bamb'aşka bir iklimin divan edebiyatını, naat-ı şeriflerinden saçılan gül kokusunu teneffüs edebiliyoruz.

Taş gibi diyeceğim ama '' taşların öylesi var ki..'' buyuran ayet aklıma geliyor susuyorum.

Necip Karakaya ile Hayati İnanç beylerin yalnızca sohbetlerini dinlemedim, yüzlerini de, (sima) inceledim. Özellikle Necip bey, işte san'atçı yüzü diyorsunuz. Mütevazı, mahcup ve güzel insan.

Biz bu ruh iklimini kaybettik...!

Bir kediye vurmaya kalkan çocuğa, vurma çocuğum diye engel oldu diye; bir veterinerin bacağını kıracak kadar dövebilen bir hadsizlik, yoksa ne ile izah edilebilir...

Merhametimiz ne oldu bizim ? Sevgimiz gibi o da tarumar oldu..!

İşte Katar !

Kardeşleri tarafından boğulmak istenen Katar!  Sırf beyaz sarayın sarı adamı öyle istedi diye...!

Elbette, kim, ne, nerede duruyorsa, sebepsiz değil !

Ümmetin zenginleri, zenginliklerini, zenginlerle bölüşürken; lükse ve israf içinde hayat sürerlerken, başımıza taş yağsa yeridir !

Ramazan iklimi, bize ''ceketimizin cebinde kaybettiğimizi'' buldurmuyorsa; kaybettiğimiz merhamet; oruç tutturduğumuz bedenimiz ve ruhumuzla birlikte bize geri dönmüyorsa; birbirimizi sevmeyi unutmuşluğumuzu hatırlatmıyorsa; ya nice oruç tutmaktır.

Ahir zaman mı, modern zaman mı ?  Süslü duran modern kelimesine yakın duranlar, bir süre sonra içinin küflenmiş olduğunu idrak etmekte gecikmeyeceklerdir...Ahir zaman bir bilinçtir ve Müslümanı ahir zaman şeytanlarına karşı uyanık tutar.

Böyle bir atmosferde Necip Karakaya-Hayati İnanç ikilisi,hasta ruhuma ilaç gibi geldi.

Bereketli cum'alar...








8 Haziran 2017 Perşembe

kelimelere müptela olunca, kanamazsın...

''Hâlet-i ruhiyemdir kelâm ettiğim lisân…
Ya O'nadır, Ya O'nunla olana!
Ya Aşk'adır… Ya da Aşk'la Yanana!''
İbrahim Tenekeci


“ kim ne derse desin, kendisi olmaktan çıkmak,
 kendini bilmekten de acı vericidir.” 
S.Beckett


''Ahir ömrümüz, ahir zamanla yüzleşip, tanışıyor...''
Berrin Gök


''Sensizlikte Kaç Kez Öldüm Saymadım
Her Nefes Ölüm Gibi ...
Sana Olmayan Nefesleri Almadım.
Geceleri Musalla da Uyudum da 
Her Sabah G'özlerimde Gözlerini Aradım...''
Rukiye Aksoy


"Milena, sen başkaydın. 
hasta bir adamı sevecek kadar hastaydın!"
Kafka


''Biz bir şeyleri anlamamaya yemin etmiş gibi yaşıyoruz..''
İsmet Özel


''Laftan anlamaz, acıdan ders almaz bir yüreğim var benim; “Bu da geçer.” demeyi alışkanlık edinmiş… O da geçti, bu da, şu da… Bilmez yüreğim, aklı başında değil. Geçip gidenlerin adımları zedeledi seveceklerimi. Dünlerim, yarınlarımın ütülü ümitlerini boğazıma kadar ilikledi… Kendi kendime mücadele ettiğim, esrarengiz bir savaşım var benim. Bana kalsa, doğru olanı sevecektim. Düşmanı uzakta aramaya gerek yok; ben en çok yüreğimden çektim…''
Selim Akgün


''Şu iflas etmiş dünyada, 
En geçerli para birimi, 
Kendin gibi bir insanla paylaştığın duygulardır...”
Pablo Neruda


''Severken mutlu olan insanlarız biz;
Sevilince ne olur Allah bilir..!''
Yusuf Tandoğan


''İyi insanları sevin. 
Her ne olursa olsun sözünde duranları. 
Öfkelendiğinde öfkesini yutanları. 
Çiçekleri, hayvanları, kuşları, kedileri, sevenleri.
Size yol verenleri, gülümsemelerini esirgemeyenleri, derdinizi yürekten dinleyenleri sevin... 
Sevin ki, sevdiğiniz şeyler sizi iyileştirsin... 
Neyi severseniz, ona benzersiniz...
Kim olduğunuzu neyi sevdiğinize bakarak farkedebilirsiniz...
Çünkü insanı sevgi dönüştürür en çok...''
Nazlı Özburun


"..nasıl duyarsınız beni ?
öylesine uzaktan konuşuyorum ki...''
rené char


''Sizin sevginizden korkuyorum, dedi fakir çocuk. 
Çünkü sevginizi, sadaka gibi veriyorsunuz…''
Zeki Bulduk


''..önce sana veda ettim,
sonra, şarkıların tümü benim oldu,
oturdum şiire benzer şeyler yazdım...''
Murat Mesut




7 Haziran 2017 Çarşamba

nefes...


..şiirler diz çöktü varlığının önünde, 
aciz kaldı kelimeler, kalemim kırıldı...
bir ihtilal isterim, senden yana...
güftelere yeni beste, 
bestelere senden bir nefes...




6 Haziran 2017 Salı

hayat...


ah hayat..!
kocaman görünen kısa bir rüyasın,
bir ''an'' gelince uyanacağımız..!




4 Haziran 2017 Pazar

Der misin ki..!



Der misin ki, ne çok beklettin beni..?
Gözlerim gözlerindeki hasreti ne çok özledi..?
Namaza çağıran ezan gibi bekledim seni,
Rüyalara pusuya yattım,çalarsın kapımı diye..!
Der misin ki, ne çok beklettin beni..?
Bir selamı bile unuttun, daldın şu fani dünyaya..!
Oruçla susamış çöller gibi yansaydın yangınlarımda..!
Gülü koklarken dikenlere aldırmasaydın...
Der misin ki, ne çok beklettin beni..?
Gözlerimde yaş yaş biriktin de,
Çalmadın kapımı bir lahza..!
Der misin ki, ne çok beklettin beni..?
Der misin uyan artık uykundan, ey dünya sarhoşu..!
Der misin ki, geç de olsa, beklerim seni,
Açarım kapımı, buyur ederim yine de seni...
Der misin ki..?


kelepir 65