23 Haziran 2017 Cuma

Nefis mi dedin ?

Baştan başa ''nefs'' olmuşken,
yetmiş şeytan gücündeki nefsten dem vurmak,
onunla savaşmaktan söz etmek de yine o nefsin bir tuzağı olmasın...!

''Büyük cihad'' buyuruldu nefsle savaşım için. Hem de savaştan dönerken...Bitmez tükenmez desiseleri olan, kesip atılacak bir uzuv olmaktan azade, anca oruç ile bir nebze uysallaşmış gibi boynunu büken ve fakat her an pusuda; sınavımızın baş sorularından...

*

Mübarek Ramazan ayında şeytanların azgınları zincire vurulduğuna göre...
Sahnede bir tek sen ve sendeki nefs kalıyorsun...

Yani şeytana atacak bir suç ve bahane de kalmıyor !

İnsan biraz daha kendisini tanıyor, biraz daha vicdan muhasebesinin  projeksiyonunda içini görme imkânına kavuşuyor. Tabi görmek ve duymak isterse...

*

Bile bile lades denilen hal bu olsa gerek...

Geçmiş hatalarımız, günahlarımız öylece kimliğimize yapışmışken ve bunu anca samimi nasuh tövbe- Allah'ın lütf-u keremiyle- sildirebilirken; o korktuğumuz son'a da her nefeste hızla yaklaşırken; hal'imizin iyiliklerden yana, salihattan yana değişmeyişdeki bu sır nedir acep ?

Biliyoruz, bu gidiş gidiş değil..! Oruç yok, varsa da namaz yok. Varsa da, haramlara bulaşıp, haramlarla nurundan soyulmuş, hayatı kendi renklerine bürüyememiş...

Takva denilen, o nurani atmosferin mahrumu olarak; insan, aslında biliyor durumunu ve başına gelecekleri...Buna rağmen bu atalet, değişememe neden ?

*

Bu kutlu ay, bize bunları düşündürmüyorsa; ''kul'' olduğumuzun bilincini pekiştirmiyorsa, diğer aylardaki alışkanlıklarımızda ''zerre'' değişim ve fark gözlemiyorsak, gözlerimizden düşecek yaşlar; içimizin caddelerindeki çöpleri yıkayamıyorsa;  merhametimiz bilenerek, önce kendimizden başlayarak, can taşıyan mahlukata karşı şefkat duygularıyla yönelemiyorsak...Aç kalmak ile oruç tutmak farkını bir daha irdelememiz gerekmekte.

*

Bu Ramazan belki bu tür konularda her gün bir şeyler yazabilirdim. Az-çok; eksik-doğru...Ama yazarken kendimi muaheze ve muhakeme eden biri olarak, samimi olmak en birinci önceliğim olduğu için; dini alanda ahkâm kesip,(sadece blogda) sonra kendi hayatımda iyi yönde mesafe kat edip edemediğimin meçhulü ile buna yanaşamadım.

İnsan kendisini bilir. Allah insanı, her türlü çok iyi bilir. Dua edebilsek, samimi dua edebilsek, gözlerimiz yaşlı, boynumuz bükük yakarabilsek, bu bir adımdır ve asla cevapsız ilgisiz kalmayacak. Bir yapabilsek...