12 Şubat 2018 Pazartesi

Rüveyda'ya mektuplar (36)


Sen,

Bilmediğim bir yerlerde, şefkatsizlik çölünde üşüyen kadın! 

Ben,
Avazların yankılandığı duvarlarda yangınlarda kavrulan adam!

Kim bilir, belki de kader diyor ki böyle değil, böyle değil! Sessiz yakınma vakti değil, eylem zamanı, sen oltanı atmadan, nehre bakarak balık tutamazsın. Yenilen!

Eski anıların sayfası o kitabın arasında kaldı! Hadi şimdi yeni bir kitap al eline ve yeniden başla…

Sevgili Rüveyda,

Bazen mektuba başlarken kelimeler öyle peş peşe sıralanıp dökülüyorlar ki tutmam, onlara yetişmem imkânsız oluyor. Bazen de adınızdan başka bir şey yazmak gereksiz bir fazlalık gibi… Adınız, aşka, muhabbete dair ne varsa içinde cem etmiş.

Ah imkân/sızım! (*)


 ....devamını kitabımdan okuyabilirsiniz.


(*) 23 Ocak 2024 tarihinde, bu mektuptan bir kesit okudum. Bu yazıya yolu düşenler için: