Kameramdan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kameramdan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2026 Cumartesi

Üsküdar bir başka

Normalde bayramlarda kandillerde Hüdayi Hazretlerini ziyarete gitmem ama bugün bir istisna oldu, gittik. 


Maşallah devletli sultanın bereketi kerametiyle bayram Hüdayi hazretleri'ndeydi... Metrelerce kuyrukta sabır ve sükunetle bekleşen güzel insanlar. 
Böyle bir manzaraya ilk defa şahit oldum. İçeri giremedim diye üzülmeme, bu rağbet, bu bereket engel oldu... 
Sonra bir şeyler yemeğe Fethipaşa korusuna gittik. Sevdiğim yerlerdendir. Hele orada sakin sabah kahvaltısına doyum olmaz. Her yerde uzun kuyruklar!.. 
Boğazın suları turkuaz rengini almıştı. Bu ender görülen doğa olayına şahit olmak da ayrı güzeldi. 


5 Eylül 2025 Cuma

Son virajda

Çok koştum peşinden sevdamın, 
Yanlış şehirlerde, 
Yanlış gözlerde aradım.
Oysa nasibim dünyalık değilmiş! 
Son viraja girince anladım... 

8 Haziran 2025 Pazar

Dün şehri İstanbul'daydım

Bayramın 2.günü...
Malum bizim henüz unutulmamış güzel adetlerimizdendir. Nasıl ki şehirlerimiz ölümle içiçe kurulmuşsa, yani mezarlıklar şehirden uzakta değillerse, nasıl ki bayramlarda büyüklerin elleri öpülür, gönülleri alınırsa... 
Biz de İstanbul gezimize 750.000m² ile şehrin en büyük tarihi mezarlığıyla başladık. (Tarihte defalarca istimlake uğramasa ülkenin en büyüğü aslında) 
Babam ve annesi oracıkta bekleşiyorlardı. 
Yaşarken mezarlıkları ve ölümü hatırlamaktan kaçınanlara bir gün o kaçtıkları nasıl gelir bilinmez! Ben çok severim mezarlık, kabristan ziyaretlerini. 

İkinci durağımız elbette adetim üzere Sevgili Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerimiz, kuddise sirruhu... 
Aslında bayram gibi özel günleri tercih etmem ziyaret için ama bu defa böyle...
Tahmin edeceğiniz gibi kalabalık... Bunaltmayan, ikaza mahal bırakmayan, sakin, intizamlı bir kalabalık. Bu ziyaret de tamam, yüzümüzde huzur... 

Artık epeydir merak ettiğim Taksim'deki yeni yapılan Taksim camii ve AKM'yi görmek için işte deniz sefası... Nasıl da güzel... Buram buram iyonlar karışık yosun kokusu. Deniz kokusu... 

Cami, otopark, sergi alanı, konferans salonu aş evi ve Dijital İslam Kütüphanesi kompleksinden oluşuyor. Zaman darlığından hepsini göremedik. Hatta girişteki kafetaryada nefeslenmek fena olmazdı. AKM'yi de gezeceğiz diye girmedik. AKM maalesef kapalıymış. Borcum olsun, içini merak ediyordum. 

Sonra ver elini bıyıklarımın yeni terlediği zamanlara, İstiklâl caddesi...Uzun yıllar oldu gelmeyeli. Bizim muhallebici yoktu! Sinemalar gibi anılarda yerini almış... 
Ve dünyanın en eski metrosu (füniküler) ile Karaköy'e dakikalar içinde iniş. 

Allah'ım, bayram ve çok kalabalık. Her yer insan kaynıyor! Vapura, gemiye binmek sabır işi... Nihayet yeniden Üsküdar'da yemek ve çay kahve dinlencesinin ardından dönüş. Çok fazla fotoğraf çekmedim. Onunla ilgilenince kalp çekmeyi/ görmeyi unutabiliyor. Adam hacca gidiyor, aklı resim çekmekte! Amacından saptıran bir tuzak bence. 

Evim evim güzel evim. 
Eskisi gibi gezip görme hevesimin kalmadığını bir defa daha teyit etmiş olarak bir günü de böyle (magandaların her geçen gün arttığı ülkemizde, evlerimize tek parça olarak, iyi insanlara rast gelerek çok şükür ) 
tamamlamış olduk. 

25 Ağustos 2024 Pazar

Evet

Evet,
Seninle biz
Bu yolda belki yürüyemedik,
Emeklerken, koşmayı hâyâl ettik...
Çok kere de düştük!
Bazen ağladık,
Bazen ağlarken güldük...
Kalbimizin dizleri kanadı!
Görünmez sargılar sardık!
Yine de çare bulamadık...

Evet,
Bu yolda bazen 
Birbirimizi kaybettik!
Sessizlikle dans ettik!
Üstelik gökte bir nişan da yoktu
Sana varılacak yol çok uzundu!
Gecelerse bir türlü sabahlara kavuşamıyordu...
Bizim gündüzümüz oldu mu?
Hiç unutmam!
Bir kere gözbebeklerinde,
Bir kere de sesinin enginlerinde
Görmüştüm, evet görmüştüm gündüzü...

Evet,
Nasılsın?
Kanamayı durdurabildin mi sevdiğim?
Bak bu gezegen ben olmadan da dönüyor.
Ama sen olmayınca döndüğü belli olmuyor!
Beni sorma;
Hak ettiğim yerdeyim!
Halimin memnunu olmaya memurum!


9 Ağustos 2024 Cuma

Şefkat ağlatır


"Rabbim senden razı olsun..
Sevsin..sevdirsin…sevindirsin..
O hüzün yüreğine inşirah nasip etsin
Yüreğin hafiflesin inşallah..

Şifa bulduğun, huzurlu olduğun, mutlu hissettiğin anlarla dolsun zamanların..
Sevgiyle, muhabbetle…
Gönlünce huzurla...☕️🍫

İyi ki varsın…
Yüreği Hisli…
Özü sözü bir, kalbi dilinde merhameti gönlünde, hüznü gözlerinde, şefkati umman Sen güzel adam ..

Yüzünden Tebessüm ..Ömründen huzur eksik olmasın..
Sen iyi ki doğdun iyi ki varsın.."

*

- Bu yıl, yalnızca ilk gelen mektubu burada saklarım diye karar almıştım.
Ve tabii cidden istemesem de, almayın diye adeta yalvarsam da ailemden ilk gelen hediyenin fotoğrafı ile konuyu noktalamak istedim. (Daha köpüklü yapabilirdim, ilk denemem bu sayılmaz.)

Arayan, hatırlayan, dualarına katan herkese sonsuz teşekkürler...


Bugün doğum günün adam!

Bir mahrumiyetin hasretini taşıdım,
Koca bir ömür...
Bazen bendeydi hatalar,
Bazen onlarda, tonlarca...
İnsan her lisanı öğrenebilir de
Meramca bilmek herkese nasip olmuyor...
Böyle böyle, yene yenile,
Razı oldum yenilmeye...
Herkes gibi olamadım, 
Renkler içinde nasibime gri düştü...
İnsan bazı şeylerin künhünü görmemeli şu hayatta...
Fazla duygusallık zehirdir meselâ...
İnce eleyen, çabuk elenir anlayana...
Böyle böyle, yene yenile,
Razı oldum yenilmeye...
Sevmeye ve iyiliğe küsemedim yine de...
Yıllarım mahrumluk, pişmanlık ve hasretle geçti, bitiyor...
Doğan gün bir müjde getirmiyor,
Giden güneş, hüzünle el sallıyor...
Milyarlar içinde yapayalnız bir adam,
Doğum gününde ağlıyor...



4 Temmuz 2024 Perşembe

Masal

Hani yalnızca masallar yalandı!
Bak, biz de masal olduk!..



17 Haziran 2024 Pazartesi

Çamlıca Kulesi Seyir Terası'nda idik


Uzun zaman sonra kardeşimle erkek erkeğe bir gezi yapalım; hem onun yeni elektrikli aracını uzun yolda tanımak hem de doğduğumuz ama kendisine doyamadığımız Üsküdar'ımızı ziyaret edelim dedik.

İlk varış yerimiz Seyir kulesi olsun demiştim, öyle de oldu. 
Hani Şener Şen, Kemal Sunal'a dönüp; "Seni hiç sevmedim sütoğlan, zaten babanı da sevmezdim!"der ya. Biz de aşağıdaki bileti yani kazık giriş ücretini hiç sevmedik. 


Bu kule yerli mimar ve şirket/lere devlet ihalesi ile inşa ettirildi diye biliyorum. Eskiden Çamlıca tepesinin o noktası verici anten çöplüğüydü. Çok akıllı ve faydalı bir proje olduğunu teslim ettikten sonra; arkadaş kişi başı sivil TC vatandaşından 320 ₺ talep etmek de nedir? El insaf! 

Kardeşim ısrarla girmeyelim abi dediyse de ben ödemeyi yaptım. O sıcakta çocuğu o zor yola sevk edip kuleye kadar girdikten sonra para hesabı umrumda olamazdı. 

Veznedekilere bu ücrete itiraz eden olmuyor mu diye sordum. Geri dönenler de oluyormuş. Burası ilgili bakanlığın tavan ücreti belirlemediği için "ayıbı" olmalı. Benim  vatandaşım nasıl kapıdan döner. Artı 1 saat için 140 ₺ otopark etti 780 ₺ ve içinde bir şey yemek içmek yok! Yabancıya da bu tarih itibariyle 900 ₺ 

Beyler!
Uçakla iniş yaparken çok kere gördüğümüz manzara, döne döne en fazla 1 saat kalır insan. Sonuçta İstanbul'a kuş bakışı, hakiki cenneti seyrettirmiyorsunuz!

Bu ülkede enflasyonla mücadele edenler, bu şekilde bir yandan enflasyonu nasıl körüklerler, geçen hafta kıyma aldım. 580 ₺ olmuş kilosu! 

Hiç böyle bir gezi yazısı olabilir mi?
Halk içinde birbirini fahiş rakamlarla sevenler (!) var da devlet kurumları da bunu (vergiler sigortalar, devletin halkından faiz alması gibi..) ipin ucu kaçmış oluyor. 
İnsanın ümidi kalmıyor. 

Çok resim çekmiştim ama sonuç itibariyle kule gözüme affedersiniz kazık sembolü gibi göründüğünden diğerlerini sildim.


Güneş tam tepede olduğu için kazığın pardon kuleyi en sivri ucuna kadar çekemedim (bu satırda beni gülme tuttu)) En sivri ucu zaten biletin içine kaçmış! 😅 


Sonra doğruca Hüdai hazretlerinin mübarek huzurlu eşiğı. Orada yaşayan kedileri ayrı kıskanıyorum.


Kardeşimle hatıralarımızdan konuşa konuşa Üsküdar'dan Kuzguncuk'a yürüdük yemek sonrası...
Parklar piknik yapanlarla dolmuş taşmıştı. İlginç olan bütün yiyinti içinti yerleri full doluydu. Bu kule fiyatlara rağmen bu da ayrı şaşırtıcıydı. 

Uzun yaz ve kurban bayramının 2. günü bu şekilde biraz hasret gidermekle geçmiş oldu. 


9 Haziran 2024 Pazar

özür


Sonra bir özre sığdırdık;
Yaşanılan,
Yaşanılamayan
Ve yaşamak istediğimiz 
Ne varsa..!



4 Kasım 2023 Cumartesi

yollar


Bu akşam ne çok yollar gördüm gökyüzünde...
Hiç biri sana varmıyordu...


25 Ekim 2023 Çarşamba

"Sel gider kumu kalır"

Sel gitmedi ki kumu kalsın!..
İçimde bir sen, gitmedin ki 
Unutulasın...
Ki,
Sele de razı, kuma da bu gönül...




11 Ekim 2023 Çarşamba

benim bir şiirim olmadı

Ben hiç şiir yazamadım,
Benim bir şiirim olmadı, D'okunamadım...
Uzaktı, uzaklardaydı...
Ayrılığa teşne, hüzne aşinaydı.
Belki de yasaktı, anlaşılmadı...
Kalpler küskün,
Tenler kavuşamadı...
Velhasılı yollar birbirine bağlanamadı.
Benim bir şiirim olmadı,
Benim yolum aşka varamadı...
Aradı yandı, aradı yandı...
Olacak diye kandı aldandı...
Melankolik bir adamdı,
Hatıralar arasında kalakaldı,
Sonra gün gibi o da battı...




6 Ekim 2023 Cuma

Sakın üzülme

Bir gün, bu şehre geldiğinde, hüzünden başka hiç bir şeyi kalmamış bir adamın ayak izlerini göreceksin!..
Sakın üzülme!..



30 Eylül 2023 Cumartesi

Senaryo



Çocukluğumun geçtiği Üsküdar'da, sinemadan eve, filmin kareleri ile giderdim. 

Bana ait olmayan senaryolara hüzün ekmeye ta o zamanlar alışıyormuşum meğer...

Şimdilerde olmamam gereken ne kadar hikâye varsa, hepsinden emekli ettim kendimi.

İnzivanın zirvesindeki o eşsiz lezzet ise bu saatlerde daha bir yalın...
Kendi gerçeğimle yüzyüze!

Sabahın kokusuna ayrıca hayranım...



14 Eylül 2023 Perşembe

Yine o bildik konu

Aslında çoğumuz, sevdiğimiz kadar tanımıyoruz birbirimizi...
Önce tanıyıp sonra mı sevme konusunda karar versek diye, egzantirik bir fikir gece gece zorlayıcı olur ve buna ilk önce kalpler itiraz ederdi...(Kalbin sevmek için yeterli tanıma süresine sabrı yoktur.)

Aslında çoğumuz, sevdiğimiz kadar tanımıyoruz birbirimizi...derken en yakınlarımız (anne-baba, evlat, kardeş..) dahil buna. İlle sevgili, eşler konusu olarak bakmayın...

Kişilik olarak öngörülemez olmak olumlu bir şey değildir mesela. 
Bazı insanlar çok sessiz ve az konuşurlar. Bu sebeple ne huylarını/karakterlerini ne de dünya görüşlerini bilemezsiniz...

Evet sevdiğimiz kadar tanımıyoruz birbirimizi...
Tanıdıkça sevgimiz artıyorsa, bu sevilen için artı puandır. Aksi oluyor ve tanıdıkça sevgimiz çoğalmıyorsa, (hatta azalıyorsa) işte orada bir sıkıntı var demektir. 

Kadim Murat Mesut aforizmasıyla bitirelim:

"Anlaştığın kişiyi seversin.
Ya sevdiğin kişiyle anlaşamıyorsan..?"


25 Ekim 2021 Pazartesi

24 Ekim 2021 Pazar

Güzel kareler yakalamışım! (Ayasofya Kebir Camii)

 21.Ekim İstanbul gezimin ilk durağı elbette uzun zamandır istediğim gibi Ayasofya Kebir Camii ziyareti idi. Gençlik yıllarımda defalarca gördüğüm, üst katları, dar koridorlarına kadar ''müze'' statüsünde gezdiğim Fatih Sultan Mehmed hanın vakfiyesini uzun esaretten sonra yeniden amacına uygun cami olarak ziyaret ve içinde özgürce secde etmenin kıymeti, yaşattığı ruh iklimi tarifsizdi... 

Sebep olanlardan Allah razı olsun. Minnetarız.