16 Mayıs 2026 Cumartesi

Meğerse...

Meğerse yolun tamamını yalnız yürümüşüm... 

Yeni mi fark ettim tenhalarımla çekişen ıssızlığımı... 
Hayır! 
Yalnızlık hissiyle çocukken, babaannemle aynı odayı paylaşırken tanışmıştım... 
Onu en çok sabah namazını kılarken uyuyor gibi yaparak izlemeye bayılırdım. Duaları, yakarışları öyle güzeldi ki... 
Benim için günün en güzel saati olurdu. 

Yalnızlık diyorduk; 
Yakışıyor bana yalnızlık... 
En azından birilerine hatır için tebessüm, tiyatral kahkaha mecburiyeti yok... 
Yalnızken kendime güzel, samimi latifeler de yapıp, mis gibi gülüşüyoruz... 

Alo! 
Ruhumdan, bedenime! 
Hadi iyisin, annemle uyandırıldın geceye... 


15 Mayıs 2026 Cuma

Açmayacak gibiydiler


Yaseminlerimiz bu yıl açmayacak gibiydiler. Günbatımında pencereden bahçeye bakınca çok mutlu oldum. 
Nasipse yarın ilk işim onları koklamak, hayır, ruhuma çekmek... 
Dokunmadan, koparmadan... 
Üzmeden... 

Köşedeki apartmanın köşesindeki ıhlamur ağacını da takipteyim... O bazı yıllar çiçek açmıyor nedense.. 

Alın beni çiçeklerin misler gibi koktuğu diyarlara götürün, sonra isterseniz oraya gömün! . 

Aslında her şeyin bir kokusu var. Bunu daha önce yazmıştım... 
Bazı insanların ruhları öyle güzel kokuyor ki, hiç konuşmasalar da onlarda ki hayat size sirayet ediyor, tabii nasibinizce... 

An'da bu şarkımı dinleyip, Martin Czeryn'e geçtim. Piyano tuşkarına o nasıl dokunuş öyle, ya çello, oldum olası büyüler beni... 

İnsanların dizi saatinde An'da ruhum işte...