8 Ağustos 2026 Cumartesi

7 Ağustos 2026!

İnsan enteresan bir varlıktır. 
Sürekli ve yakınında olanları,  zamanla görmez olur. 
Erişimi kolay ya da mütevazı olanı fazla önemsemez. 
Kıymet hükmünü daha ziyade uzakta, yabancı olandan yana olumlu kullanmaya meyyaldir. 

Yakın olmak çoğu zaman risklidir. Bu, bazen padişahın veziri vb için; bazen de cevherden gaflete düşme hatası için elverişlidir! 
Balığın deryadan habersiz oluşu gibi. 

Yakın hakkıyla görülse, kavimleri peygamberlere (as) zulm etmezlerdi. 

Yakınlarımız bizi görmezler, değil komşu, kardeşleri Hz. Yusuf as görseler, görebilselerdi, değil kuyuya atmak, çukur yollara set olur onu tozdan bile korurlar, saygıda kusur etmezlerdi
Yusuf as yalnız Züleyha'nın huzurunda mı parmak kestirecek kadar güzeldi, hayır... 
Peki kardeşleri niçin o güzelliği göremediler, kalplerini perdeleyen şey neydi? 

Ebu Cehil, alemlerin efendisine Peygamberimize (sav) :"Senden daha (haşa) çirkin yüzlü görmedim!" deme nasipsizliğinden habersiz daha sonra gelen
Hz Ebubekir (ra) : "Ya Resulallah, ne kadar güzelsiniz, güneş gibi parlıyorsunuz" dedirten şey neydi? 

Tarih şahittir ki, önemli şahsiyetler, genel olarak yaşadıkları devirde idrak edilip, anlaşılamamış, (hatta hadre uğramışlar) kıymetleri öldükten çok sonra anılır olmuştur. 

Not: İlginç bu yazı kaç gündür taslakta duruyordu. Bugün 7 Ağustos 2026 ve dünyada büyük ses getiren büyük bir olay oldu. Türkiye, Arabistan ve Pakistan Mekke anlaşmasını imzaladılar. Yani Erdoğan, İslam natosunun temelini attı. Birileri rüşvet, uyuşturucu, fuhuş çarkında boğulurken, birileri de yaklaşmakta olan siyonist-yunan ittifakına ters köşeyi başardı. İnşallah bu 3 devlete zaman içinde katılanlar olacak ve bir daha kimse Müslümanlara zulm edemeyecektir. 


7 Ağustos 2026 Cuma

SEN GÜLÜNCE


İki kaşın iki tepe, 
Safa-Merve arasından koşuyor zamantı nehri
Gözlerinin ravzasında açıyor şakayıklar 
Koklamak bana kalıyor 
Sen gülünce...

Doluyor boş testiler
Çukurova'da bayram sabahı Allahu Ekber!
Kör kuyulardan fışkırıyor zemzem
Şeker niyetine pamuklar topluyorum yanaklarından, 
Sen gülünce...

Bir toygar yakalıyor avını en büyüğünden
Bölüşüyor kardeşleriyle kavgasız!
Bir şahin bağışlıyor gözlerini dünyaya, 
Bir kervan yaklaşıyor Acemden hediyeler dolu
Develeri dişi 
Develeri gürbüz
Develeri sütlü
Sen gülünce...

Mecnun koşuyor Leyla iline
Nâmurad olanlara, bermurâd kararı çıkıyor yüce divandan.
Mahyalar geriliyor kandilleri ışıl ışıl 
Tellallar dört nala sürüyor atları muştulu.
Seven sevdiğine yâr oluyor, 
Sen gülünce...

Göç takvimini unutuyor leylekler
Göğsümün ğöğü karargâh oluyor 
Ve güneş sarı tülbentli huri. 
Gölgeleri boyuyor deliler
Herkes mutlu, şen, ölümsüz gibi şehrimde, 
Sen gülünce...

Kekik kokuları taşıyor rüzgar, 
Köyüm oluyorsun.
Harman yerine kuruluyor açık hava sineması 
Fakir oğlan-zengin kız yok
İnanıyor herkes sevdaya
Mutlu son; 
Sen güvey ben gelin oluyoruz ve hasımlar dost...
Sen gülünce...

Bire on veriyor başaklar bereketli
Sağa sola savruluyor ekinler
Hedikler, keşkekler kaynatılıyor kazanlarda
Yemeden doyuyorum 
Dağıtıyorum rıza-i lillâh...
Sen gülünce...

Sen gülünce 
Gülünce sen,
Yıldızlar fener alayı nöbet tutuyor
Güneşe ninni söylüyor ay.
Ay ondördünde pürnur pürheves
Med-cezir oynuyor deniz
Dalgalar kartopu çarpıyor yüzüme 
Yengeç dansını öğreniyorum, 
Sen gülünce...

Sen gülünce minnet öğreniyor diken güle
Gül, vaslına gün sayıyor baharın
Birden ahal tekesi oluyor yılkı atım
Harran'dan Yemen'e koşuyor, 
Sen gülünce...

Nur hüzmesi bir şey bu
Adem'den kaç cüz!
Tûr'a ve Hira'ya inenle aynı 
Ayet ayet 
Sûre sûre 
En büyük mucizeyi görüyorum,
Sen gülünce...

Kanarya Banu Dağ