22 Ağustos 2026 Cumartesi

Yaşım tutmuyordu

ıslanmak, aşkında çisil çisil,
susanmış bir hasreti, 
kana kana içmek vardı,
dudaklarından... 

ağrı dağı gibi, 
yamacına almışken beni,
zirven erişilmezdi
yaşım tutmuyordu!.. 





21 Ağustos 2026 Cuma

Blog yazarı şair Bilal'in kaleminde Murat Mesut!

Kendisini uzun zamandır takip ediyorum. Gerçek hayatta henüz tanışmışlığımız yok; yollarımız bugüne kadar yüz yüze kesişmedi. Fakat internet dünyasının güzel taraflarından biri de bu zaten. Bazen hiç karşılaşmadığınız bir insanın yazdıkları, sizi onun dünyasına ve düşüncelerine biraz olsun yaklaştırabiliyor.

Murat abiyle birkaç kez e-posta üzerinden yazıştık. Zaman zaman YouTube videolarıma bıraktığı yorumlarla da karşılaşıyorum. Her biri küçük bir iletişim gibi görünse de insanın yıllardır takip ettiği bir blog yazarından böyle güzel geri dönüşler alması gerçekten hoş bir duygu.

Ben de bu vesileyle, uzun zamandır takip ettiğim bu güzel blogu burada biraz olsun anlatmak istedim.

Murat Mesut'un blogunda özellikle şiirler, edebi yazılar, mektuplar ve hayatın içinden süzülen düşünceler dikkat çekiyor. Fakat bence bloğu yalnızca belli bir kategoriye sığdırmak doğru olmaz. Çünkü yazıların arasında insanın kendi hayatından bir şeyler bulabileceği, geçmişten bir duyguyu hatırlayabileceği veya üzerine biraz düşünüp kendi kendine sorular sorabileceği pek çok satır var.

Bazı yazılar vardır, okursunuz ve biter.

Bazıları ise bittikten sonra zihninizde birkaç cümle daha dolaşmaya devam eder.

Murat Mesut'un yazılarını benim için değerli kılan taraflarından biri de bu. Kelimeleri yalnızca bir şey anlatmak için değil, bir duygu bırakmak için de kullanıyor.

Şiir sevenler için ayrı bir yeri var bloğun. Edebiyatla ilgilenenler için ayrı bir kapı açıyor. Ama bence en güzeli, illa şiir veya edebiyat meraklısı olmanız gerekmemesi. Çünkü yazıların merkezinde çoğu zaman hepimizin bildiği duygular var: özlemek, sevmek, kırılmak, hatırlamak, beklemek, hayatı sorgulamak...

Ve belki de bu yüzden insan kendinden bir parça bulabiliyor.

Bir de yılların biriktirdiği yazılar var. Böyle blogları seviyorum. Çünkü artık sadece yeni yazıların değil, bir insanın yıllar boyunca biriktirdiği düşüncelerin ve duyguların da arşivi oluyorlar.

Murat Mesut'un blogunda gezinirken yalnızca bugünün yazılarını değil, geçmişten bugüne uzanan bir yazı yolculuğunu da görebiliyorsunuz.

Ben kendisini uzun zamandır takip eden biri olarak, özellikle sakin bir zamanda girip yazılarına göz atmanızı tavsiye ederim.  

Devamı bu linkte 👈

Çok duygulandım klasiğini söylemeyeceğim, zaten her nefesimizi duygu yüklü alıp veriyoruz. Mahcup da oluyorum, memnun da... Sevenlerin sağı solu belli olmazmış, (erenlerin miydi yoksa) 

Nasıl da top çevirdim yine, teşekkür edeceğim ya... Böyle durumlarda sıkılgan olurum. En son doğum günümde iltifatlar... 

Allah'ım, beni güzel bilen güzel kullarının bildiği gibi güzel eyle. Amin. 

Sevgili Bilal, 

Blog yolculuğumuza başladığımız o kalabalık zamanlardan, bir sen bir ben kaldık. Belki bir gün Hüdayi hz. yokuşunda denk geliriz. 

Allah razı olsun kardeşim.