27 Temmuz 2026 Pazartesi

Lâl ve har

Ceza mı, mükafaat mı..? 
Nereden bakıp, neleri gördüğüne bağlı... 
Buradaki ceza, Türkçe'de  kullandığımız anlamı ile... 
Yoksa Arapça aslı; karşılık, bedel demek. 
Başa dönecek olursak. 
Tekrarından vazgeçilemeyen bir hikaye, insana ceza mı ödül mü? 
Yalnızlık bahçemde o çiçeğe özenle bakıp, anlatmaya, onunla konuşmaya devam ediyorsam, o anılır bir şey demektir. 
Kıymetlidir ve anlatmaya değerdir. 

Bir şey yalnızca şikayet etmek için anılmaz...İnsan şikayet ettiği şeyi zaten pek anmaz da... Hatta çoğu kez diline de taşıtmaz! 
Özlediği, aradığı için anar... 

Bazı hikayeler, dilimiz lâl olsa bile gönlümüzde hardır.   

Anlatmaya devam eder dururuz ve bunu ne geçen zaman ne de değişen şartlar değiştiremez... 



26 Temmuz 2026 Pazar

Videoları saklamak iyi bir fikir olmayabilir!

"Hiç olmazsa tek bir insanla, sanki kendi kendimleymişim gibi her şeyi konuşmak istiyorum."
Budala/ F. Dostoyevski

Evet bunu tek bir insanla, kendimle konuşuyorum. Bazılarının nereye varacağını bildiğim için konu değiştirdiğim de oluyor. 
Her şeyi konuşmak için hiç günahı olmayan biri olmak gerek Dosto! 

*

Bugün annemi, kahvaltıya geçerken, neşeli hallerimizle öperken çektiğim videomu göndermiş erkek kardeşim...
Videodan fotokareler alıyorum, müzik dinlerken... 
Bende olan,  eski tel ile gitmiş, dahası unutmuşum. Hazine gibi nurtopu gibi bir hüznüm oldu. Kaç yere yedekledim. (Belki de video hiç çekmemeli ve çekilenleri de imha etmeli!) 
Biz üzüldük sen de üzül abla dercesine ona da gönderdim. 
Neka düşünceliyim değil mi... 

Geçen sene bu ay, dünyadaki son ayınmış anne. Haftaya cuma aramızdan ayrılacaksın...