3 Mayıs 2026 Pazar

Ben de Üsküdar'a gidemiyorum üstadım

"Onlarca yıldır gitmiyorum Gümüşlük'e...
İğde ağacı yerinde değilse, yerine gelenleri görmeye katlanamam..."
Haşmet Babaoğlu

Onlarca haftadır gitmiyor, gidemiyorum Üsküdar'a... 
Karacahmet'i hizalayıp, Zeynep Kâmil'den, Ümraniye'ye uğrayıp, Kuzguncuk tarafından ruhuma, Üsküdar'a doğru esen bir rüzgâr... 
Sanki doğup büyüdüğüm sokaklara, caddelere, meydanlara sarılırken ölecekmişim gibi... 
Hayır! 
Gidememe sebebim ölüm korkusu değil. 
Başka bir şey... 
Yalnız kalbimin bilip yaşadığı, dile, lisana gelmez bir şey... 
Özlemek, çok özlemeye dönüşünce, o bilinen kural mı devreye giriyor ne!.. 
Bir şey haddini aşınca zıddına dönermiş ya... 
Çok özlemek, zıddına özlememek olarak dönmüyor elbette... 
O hasretin eksikliği, yarım bırakmışlığı yeni bir doğum oluyor, hüzne... 


Nasipten nasibin varsa

Diken ağacında doğar, 
Her gül goncası... 
Diken kıskançtır, 
Çeker kılıçlarını, 
Dokunmanı istemez Gül'üne... 
Mahir isen der, kokusunu, Dokunmadan da alırsın... 
Nasipten nasibin varsa, 
Bunu cana nimet bilirsin... 
Sabredersen dünya dikenliğine, 
Gün gelir gülün havzında açarsın
Gözlerini mis kokular içinde...