27 Mart 2026 Cuma

Benim için müzik

 


Benim için müzik, ruhumun yankısıdır. 

Bilmiyorum, belki gençliğe uzanırken, dans zevki için dinlediğim dönemden geçmiş olabilirim... Sonrası hep hüzzamdır, hazandır. Müzik ruhumun acılarına tercümamdır, yankıdır, hüznümün ifadesidir. 



CENNETİN EŞİĞİNDE BİR AVUÇ ŞEKER


toplayın / dökülen sıvaların arasından / o kırık oyuncakları

bir yetim rüzgar / evlerin damarlarında / o sızıyla geziyor

beş yaşında / kalbim / oysa cebimde bin yıllık masallar / hani...

bir kedi tırmalıyor / vaktin duvarlarını / süt kokusuyla karışık / barut isi...

biz çocuklar / hani terliklerimizi karıştırırdık ya / karanlık sığınaklarda
hani...

artık / yalın ayak yürüyoruz / gökyüzünün o en kalabalık caddesinde

bir top yuvarlanıyor / duruyor bir umudun tam kalbinde

annemin tülbentine sarılıp / uyumak vardı / o eski sedirde...
ama...

kuşlar uçtu / kafesler parçalandı / şehir bir tabutun içine sığdı...

insan kolileri diziliyor / yan yana / her birinde yarım kalmış bir gülüş...

ben altı yıl yaşadım teyze / altı koca asır gibi ağır / ve yorgun...

kumbara feryatları biriktiriyorum / bayramda şeker yerine hüzün dağıtanlara...

bir kurşun sesi / bölüyor uykuyu / sayıyorum birden bine kadar / acıyı...

hiç mi salkım düşmez / bu toprağa / hiç mi üzüm tanesi değmez dudağımıza?

yıkılmış duvarların gölgesinde / bir child hala / çizgi film izliyor hayalinde...

annesinin saçlarını okşuyor sessizce / "anne" diyor / "kazlar da gelecek mi?"
biz...

cennetin bahçesinde / kuşlara buğday verirken meleklerle...

dünyayı bir battaniyeye sarıp / dışarı çıkaracağız bütün kederleri...

çünkü devler aslında cüceymiş / biz sarılınca kocaman olurmuş gölgemiz...

şekerler ellerimizde erimeden / salıncaklara kuracağız o kayıp şehri...

artık olmayan kapıları çekip arkamızdan / yürüyoruz ışığın bittiği yere...

her birimiz / birer çiçekli kefen / her birimiz toprağa gömülen bir bayram sabahı...

ve Hind...
evin damarlarında dolaşan / o son gün ışığı gibi...

altıdan geriye sayıyor şimdi / hiç yaşanmamış / o üç yüz elli yılı...

söylesene teyze / balıklarımıza akvaryum / bulduğumuz o günler nerede?

bir kutu ev cıvıltısı / biraz telaş / o telaşı bile özledim...

bugün hiçbir şey olmasa da / saçlarım yarın uzayacak sevinirim...

demiştim ya...
sığınaklarda terliklerimiz karışınca / üzülmeyiz nasıl olsa / yalın ayak gömüleceğiz masallara...

biliyorsun teyze / biz hiç küstürmedik cüceleri...
çayırlar bize kalacaktı / şekerler atlara / salıncaklara koyacaktık şehri...

bebekleri uyutacaktık / buydu planımız...
ama...

şimdi / yıkılmış evlere dağıldık...
bir yetim / annesinin saçlarıyla oynuyor / "anne bak kazlar nasıl yürüyor"
farkında değil...

bir top yuvarlanamıyor / cesetlere çarpmaktan...

sular dolmuyor / kırılmış bardaklara...
sandalyelere acı oturmuş / masanın altında / hayat bilgisi kitabından bir sayfa...

kuşlara buğday vermiş melekler / çoktan...
telefon uzaktan çalıyor / sessizliği...

Hind...
son gün parçası gibi...
artık olmayan bir evin kapısını çekiyor...

gölgesi / kocaman bir adama benzer mi acaba sarılsa diğer çocuklara?
teoride...

kumbara paralarımızı biriktiriyoruz / son nefeslerimizi topluyoruz kuruşu kuruşuna...

sırf yaşamak için...
bütün bunlar olurken...
altıdan geriye sayıyor bir kurşun / bir salkım kurşun...

içinde hiç mi üzüm tanesi yok?
en fazla beş tanesini sayabiliyor / kalan 350'sini / hiç yaşamadığı yıllar...

baksana anne / kazlar da bizimle...
bizimle cennete gelecek mi?

                                     
                                      gazze 'nin solan şekerleri 
 
                                       ve masumca susan
                         
                                          altı yıllık bir rüya...

Şerife  Akarsu Şahan