28 Temmuz 2026 Salı

Ey Şair! [13]

Ey Şair!
Uzun zaman oldu yollarına dökülmeyeli kelimeler... 
Yazıp yazıp silmeler, kaçıp durmalar kapını çalmadan...

Ah Şair!
Neden bunca zaman gelmedim bilmiyorum. Ama bu gece kelimeler seni bana fısıldadı. Unutmak değildi bu biliyorum. Bazen araya giren şey hayat telaşından çok duyguların yoğunluğunun kendini sakinliğe bırakmasıdır. Bir yandan deli gibi yazmak istiyorum,bazen de üç nokta arasında saklanmak. Bu ikilem içinde geçip gidiyor zaman. Belki de sadece sana yazıp kelimelerimi özgür bırakmak istiyorum. 

Ey Şair!
Ben susayım sen anla, çünkü yazdıkça bir parça eksiliyor yüreğimden. Bir kelimeden öte gitmiyor hiçbir şey... İçinde bulunduğum bu duygu sevgiden öte hayranlık belki de... Kelimeleri sana ulaştırırken bile ruha da dokunmak, göze de kelimelerindeki o canlılığı yakalamak için... Ben gecenin bir vakti ne saçmalıyorum bilmiyorum. Belki de burayı silmeli ya da param parça etmeli bu yazdıklarımı... 

Ah Şair!
Çok yorgunum, sen de yorgunsun görüyorum. Bu ruhun yorgunluğunu nasıl aşacağız bilmiyorum. Ruhun yorgunluğu bedene inmeye başlayınca asıl tehlike başlamış demektir. Bu yüzden bir çözüm bulmalı... Ben bulamıyorum... 

Ey Şair !
Merak ediyorum seni, her ne kadar okusam da yazdıklarını bizzat bilmek bambaşkadır... Nasılsın, ne yapıyorsun, ne yiyorsun, ne dinliyorsun? Sorular böyle geçip gider... Zaman da şu ara çok hızlı akıyor gibi, belki de sürükleniyoruz sadece şu hayatta...

Ah Şair Ah!
Bu kısacık metni kaç gündür yazıp bırakıyorum bilmiyorum, belki de sana ulaşamayacak bu kelimeler... Sana yazmayalı ne çok şey oldu ikimizin de hayatında... Ne söylesem yanlış kalacak, kırılgan bir noktaya basacağım diye korkuyorum... O yüzden belki de bu kopuk kopuk cümleler... 

Şairim, 
Cümlelerimi tamamlarken seni sevdiğimi ve her zaman andığımı unutma. Direkt nasılsın demek yerine yine bir metinle geldim. İyi olmanı umuyorum. Kendini çok yorma, duyguların altına geçip sırtlanmak yerine kendine denize bırakmışsın da deniz seni yüzeyde tutuyormuş gibi bak duygularına. Hüzün rüzgarlarını da sırtlanmışsın sürüklüyor seni oradan oraya... İzin ver biraz güzel, iyi duygular da sarsın etrafını... 
O güzel yüreğine iyi bak.

Sevgilerimle...


- Beklemiyordum doğrusu. Uzun zaman sonra yeni bir Ey Şair! 

Sonunu: "O güzel yüreğine iyi bak.
 Sevgililerle..." diye bitirmişsiniz. Kelime hatası olmuştur diye bir tek ona dokundum sevgilerle yaptım ama sevgililerle de olurmuş derdi🤭 eski Murat olsaydı.

Teşekkür ediyorum. 
Size de huzurlu, sağlıklı, aşk dolu bir yaşam diliyorum. 



27 Temmuz 2026 Pazartesi

Lâl ve har

Ceza mı, mükafaat mı..? 
Nereden bakıp, neleri gördüğüne bağlı... 
Buradaki ceza, Türkçe'de  kullandığımız anlamı ile... 
Yoksa Arapça aslı; karşılık, bedel demek. 
Başa dönecek olursak. 
Tekrarından vazgeçilemeyen bir hikaye, insana ceza mı ödül mü? 
Yalnızlık bahçemde o çiçeğe özenle bakıp, anlatmaya, onunla konuşmaya devam ediyorsam, o anılır bir şey demektir. 
Kıymetlidir ve anlatmaya değerdir. 

Bir şey yalnızca şikayet etmek için anılmaz...İnsan şikayet ettiği şeyi zaten pek anmaz da... Hatta çoğu kez diline de taşıtmaz! 
Özlediği, aradığı için anar... 

Bazı hikayeler, dilimiz lâl olsa bile gönlümüzde hardır.   

Anlatmaya devam eder dururuz ve bunu ne geçen zaman ne de değişen şartlar değiştiremez...