15 Mayıs 2026 Cuma

Açmayacak gibiydiler


Yaseminlerimiz bu yıl açmayacak gibiydiler. Günbatımında pencereden bahçeye bakınca çok mutlu oldum. 
Nasipse yarın ilk işim onları koklamak, hayır, ruhuma çekmek... 
Dokunmadan, koparmadan... 
Üzmeden... 

Köşedeki apartmanın köşesindeki ıhlamur ağacını da takipteyim... O bazı yıllar çiçek açmıyor nedense.. 

Alın beni çiçeklerin misler gibi koktuğu diyarlara götürün, sonra isterseniz oraya gömün! . 

Aslında her şeyin bir kokusu var. Bunu daha önce yazmıştım... 
Bazı insanların ruhları öyle güzel kokuyor ki, hiç konuşmasalar da onlarda ki hayat size sirayet ediyor, tabii nasibinizce... 

An'da bu şarkımı dinleyip, Martin Czeryn'e geçtim. Piyano tuşkarına o nasıl dokunuş öyle, ya çello, oldum olası büyüler beni... 

İnsanların dizi saatinde An'da ruhum işte... 




Sensiz değil

İstanbul sokakları da sensiz değil bilirim.
Medine kadar aydınlık olmasa da gecelerimiz,
Karanlık boşaltsa da siyahını üstümüze,
Salât’ımız var sana
Selâmımız var sana
Sultanım!
Aşkına esir olmuş yürekleri sen bilirsin.
Sevgine adanmış hayatları tanırsın sen.
Çektikleri acıyı… Yalnızlığı…
Gözlere dolup dolup boşalan yaşları sen bilirsin,
Uykuya inat hıçkırıklara boğulanları tanırsın sen
Yaşadıkları ızdırabı… Hüznü…
Sultanım.

İstanbul sokakları da sensiz değil bilirim.
Aydan ak yüzünün hayaliyle dolaşırız Eyüp’ü
Sultanlar sultanının ev sahibine deriz ki;
Salât’ımız var o’na
Selâmımız var o’na
Sultanım!
Annesizliğin burukluğunu sen bilirsin.
Allah’tan gayrı kimsesi olmayanı tanırsın sen.
Ürkekliğini, masumluğunu
Rahmân’a dayananları sen bilirsin
Kulluğuyla övünenleri tanırsın sen
Kul gibi yaşayanları.
Sultanım!

İstanbul sokakları da sensiz değil bilirim.
Düşen her yağmur damlasında rahmetinden ışık var.
Kalbimizde virdin, ruhumuzda nûr’un var.
Salât’ımız var sonra,
Selâm’ımız var sana
Sultanım!
Allah’a giden yolu sen bilirsin,
Yolu da yolcuyu da tanırsın sen
Vefa ile gidişinden
Sübhân’a yönelmeyi sen bilirsin.
Utanarak af dileyeni tanırsın sen mahcubiyetini, samimiyetini… Sultanım
İstanbul sokakları da sensiz değil bilirim.
Medine kadar aydınlık olmasa da gecelerimiz,
Karanlık boşaltsa da siyahını üstümüze,
Salât’ımız var sana
Selâmımız var sana
Sultanım!
Aşkına esir olmuş yürekleri sen bilirsin.
Sevgine adanmış hayatları tanırsın sen.
Çektikleri acıyı… Yalnızlığı…
Gözlere dolup dolup boşalan yaşları sen bilirsin,
Uykuya inat hıçkırıklara boğulanları tanırsın sen
Yaşadıkları ızdırabı… Hüznü…
Sultanım.

Dursun Ali Erzincanlı