İğde ağacı yerinde değilse, yerine gelenleri görmeye katlanamam..."
Haşmet Babaoğlu
Onlarca haftadır gitmiyor, gidemiyorum Üsküdar'a...
Karacahmet'i hizalayıp, Zeynep Kâmil'den, Ümraniye'ye uğrayıp, Kuzguncuk tarafından ruhuma, Üsküdar'a doğru esen bir rüzgâr...
Sanki doğup büyüdüğüm sokaklara, caddelere, meydanlara sarılırken ölecekmişim gibi...
Hayır!
Gidememe sebebim ölüm korkusu değil.
Başka bir şey...
Yalnız kalbimin bilip yaşadığı, dile, lisana gelmez bir şey...
Özlemek, çok özlemeye dönüşünce, o bilinen kural mı devreye giriyor ne!..
Bir şey haddini aşınca zıddına dönermiş ya...
Çok özlemek, zıddına özlememek olarak dönmüyor elbette...
O hasretin eksikliği, yarım bırakmışlığı yeni bir doğum oluyor, hüzne...