"-Londra'ya Grimaldi isimli bir palyaço geldi onu izle, umarım sana o iyi gelecektir." deyince; Grimaldi şaşkın:
"- İyi de doktor, o palyaço benim!"der...
Eski bir deyimimiz vardır:
" Himmete muhtaç dede, gayri kime himmet ede!"
Dedenin adı da Himmet miymiş yoksa:)
Trajik bir olayı komediye, trajikomik duruma mı çevirmeyi denedin, boşuna çaba...
Daha yazarken kaleminin burnu titremiştir yukarıdaki hadiseye...
Belki de dışı seni yakar, içi beni diyerek doktorun yanından ayrılmıştır. Halbuki ben o pantomim ustasından daha marifetli bile olabiliyorum. Nasıl mı, evde kendi kendimle konuşurken kendime öyle şeyler söylüyorum ki, ciddi kahkaha atıyorum. Biri kapıyı dinlese ve telefonla konuşmadığımı da fark etse, yazık oldu bizim Murat'a der ve panikle kapıyı çalardı iyi misin diye:)
Sonuç: Birileri Rüveyda'm olmak istedi. Bir kitabın içinde hayali bir karakter...
O hayalin içinde, kocaman bir kimsesizlik, mahrumiyet ve sessizlik...
İyi de doktor, ben bana şifa olmaktan yoruldum...