Gönle inşirah, kala kala mavi gökyüzü kaldı.
Onun için de o beton yığınının üst kısımlarında olmalısın ki, maviye dalabilesin.
Gece ay ile laflayabilip, yıldızlara el sallayabilesin...
Güneşle doğup, güneşi uğurlayabilesin.
Gün batımında ufuktaki renk cümbüşünden, ebruca anlamlar yükleyebilesin.
Belki gün olur, yağmurla gelen gökkuşağı içine bir demet sevinç bırakır...
Nasipliyim, uçsuz bucaksız mavi, gecede ay ve yıldızlar, ufuktaki kızıllık ile samimi dostuz...
Her evin gökyüzüne açılan bir penceresi olmalı ki, ruhu nefes alabilsin...