30 Haziran 2022 Perşembe

uyku!

Yıllar evvel bir makale:"Uyku yetmez mi insanın acizliğini anlamaya!"diye başlıyordu...

Uykuya yeniliyorsun..!
Açlığa yeniliyorsun!
Tokluğa yeniliyorsun!
Öfkene...
Şehvetine...
Gücüne...
Gururuna...
İhtiraslarına...
Zaaflarına...
Kısaca sürekli nefsine yeniliyorsun!

Yenile yenile ya yenilenecek, kabuk/deri değiştireceksin ya da kabuğunun içinde debeleneceksin!

Önce yenilgiyi, zayıflığını kabullen ve sonra doğrul ve yeniden başla...

"Her zorlukla beraber bir kolaylık vardır!"sırrınca asla "ümitsiz olma!"

Yenilmek, kaybetmek demek değildir! Bilakis kaybettim demek yenilmektir! 

*

Aslında telefonu elime aldığımda şunu yazacaktım:

İnsan mutsuz olunca, erkenden kendisini uyutmak için yorganı bir kalkan gibi üzerine çekiyor!

İyi kal,  iyilikleri azalmış dünya...


29 Haziran 2022 Çarşamba

Malkoçoğlu da ölür!


Çocuktum! 
Zeynep Kâmil acil girişinde hareketlenmeler..!
Akşam, hava karanlık!
Işıkçılar alanı gündüz gibi aydınlattılar!
Sonradan filmi sinemada izlediğimde gerçekten akşam çekildiği hiç belli değildi!

Cüneyt Arkın steyşın bir araba ile hızlıca acile yanaşacak. 
Bir iki tekrar. 
Çekim akşam yapıldığı için insan yok, rahat çalışma imkânı.

Arkın yönetmene seslendi: "Bir telefon getirin araca bağlı telsiz telefon gibi yaparız!" 

"-Aa incecik ses tonu varmış!" 
Filmlerdeki dublajlı enfes sese alışkınız ya tuhaf geldi! 
Sanırım polisti filmde ve o eski siyah renkli, çevirmeli koca hantal telefonu verdiler, o da rolünün icabını yaptı. 
O berbat telefon şart mıydı bilmiyorum. Telsiz olsa daha mantıklı olurdu. 

Cep telefonlarının henüz aklımıza hükmetmediği, internetin aile kavramını, sadakati mahvetmediği yıllardı...

Cüneyt Arkın bildiğim kadarıyla-akıllı davranıp- siyasi rengi ile kendisini sevenlerin hatıralarını zedelemedi ve bence dünyadaki en yakışıklı ve en kabiliyetli/azimli bir jön idi.

Siyasi renk demişken...

Bağlarbaşı basketbol salonundayız. 
Birden hareketlenme!
Karşımızda Tarık Akan ve Gülşen Bubikoğlu..!
Set ekibi falan...
Bize rica ettiler bir araya koltuklarda topluca yönetmenin direktifleriyle, Akan basket attıkça
el şaklatıp tezahürat yapıyoruz. 
Bu filmi de sinemada izlemiştim. Salon hınca hınç doluymuş gibi iyi iş çıkartmışlardı doğrusu...

Bana göre akıllı sanatçı zirveyi yaşadıktan sonra, siyasi şımarıklıklar içine düşmeyecek! 

Kadir İnanır, Tarık Akan gibi ünlüler politikaya bulaşarak bu ülkenin büyük bir kesimini gücendirdiler! 
Onlarla olan hatıralarımıza saygısızlık ettiler!

Halka mâl olmuş hiç bir sanatçının siyasi eylem ve söyleme hakkı yok diye düşünenlerdenim. 

Merhum Arkın çok sevdiği atının yanına gömülmek istiyordu ama çekindiği için Zincirlikuyu'ya defn edilecek! 

Türk sinema tarihinde en birinci sırada ismi anılacak oyuncu için "dünya hayatının oyun ve eğlencesi" SON yazdı! 

Ben de içinde Allah’ın razı olduğu dostlarının bulunduğu iyi insanların kıyısına gömülmek isterdim. 

Allah imanla uğurladıklarımıza merhamet eylesin. Amin. 

Ben seni

Ben seni, görmeden,
Sesini duymadan da
Sevebilirim...

Ben seni, sohbet etmeden,
Sana sarılmadan da
Hissedebilirim...

Ben seni, sen anlatmadan da
Anlayabilir, içimdeki mahzun adama anlatabilirim...

Ben seni, her gece uyurken,
Üzerini örtebilir,
Saçlarına dokunabilir,
Usulca öpebilirim...

Ben seninle yeni doğan günü selamlayabilir,
Yüzünün hâyâl denizinde yüzebilir,
Ve her günü sen varsın diye yeni baştan sevebilirim...

Ben sana son nefesime kadar,
Şiirler yazabilir,
Şarkılarla hasretimi kanatabilir,
Çaresizliğime alışabilir,
Böyle melankolik bir esaretin gönüllüsü olarak, 
İçimin çöllerinde seranatlar yapabilirim...

Ben seni sen olmadan da sevebilirim...
Kim demiş sevmek iki kişiliktir diye..!

28 Haziran 2022 Salı

Güzel olan her şey yarım kalır

Güzel olan her şey yarım kalır.
Filmler en güzel yerde sonlanır.
Çok mutluyum dediğin yerde, Hüzün kendini hatırlatır.
Çocukluk kısadır, gençlik azdır ve bebeklik sanki hiç yaşanmamıştır.
Vefa azdır, sadakat sınırlıdır.
Verilen sözlerin ömrü kısadır.
Çok seversin, çok çabuk gider.
Güzel rüyalar en güzel yerinde biter.
Güzel olan ne varsa, 
Sevdiğin şarkı gibi hemen bitiverir, Kısacıktır...

Cahit Zarifoğlu

Maviyi unuttu gözlerimiz!

Beton binalar gibi önyargılar arasında sıkışıp kalıyoruz kimi zaman!
Maviyi unuttu gözlerimiz!
Gül nasıl kokardı, gül bile bülbülden sorar kendisini!
Avuçlarımız zaten artık gül kokmuyor!
Dümdüz yatar uyuruz.
Rüyalar misafir gideceği insana hasret umutsuz!
Ruhlar şefkate aç, mideler inadına tıka basa..!
Maviyi unuttu gözlerimiz!
Kanat çırpar kuşlar,
Rızık bekler kediler, bilmeyiz!
Vara alışığız, yokluğu görmeyiz!
Bir acaip virajda, iniltisiz ölmedeyiz!






Geçti!

Geçti vakit!
Geçti..!
Aşkı ıskaladık galiba!
Bulmadı bizi dünyada!
Uğramadı bu limana..!
Belki rüyada 
Belki ukbada!

*

Nasıl diyordu o şarkı!
"Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam."
Şair*:"Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan."dese de "vakit tamam" beyhudedir artık hayıflanmalar, eskimiş bedene yeni hâyâller!


 *Cahit Sıtkı Tarancı 

27 Haziran 2022 Pazartesi

Ani gitmeli insan!


Ani gitmeli insan!
Vedaların o öldüren anlarını yaşatmadan!
Koluna şiirleri, 
Şarkıları ve anıları takarak...
Kelamsız, nişansız!
Kırmadan, kırılmadan!
Ne bir izin kalmalı,
Ne de sorular cevap bulmalı!

Ani gitmeli insan, aniden!
Islanmış ne varsa,
Kelimeler, bakışlar, anlar anılar, kurumalı..!
Yaşanmış ne varsa,
Hepsi bir cümlede toplanmalı:
"İyi ki tanıdım seni!"

Ve gece koşarken griye,
Sürmelerini çekerken gözlerime,
Bir mırıldanış, sarılırken boşluğa;
İyi ki geçtin hayatımdan!
İyi ki...


26 Haziran 2022 Pazar

bir yaprak daha

Aslında bir şey yazasım yok!
Akan müzikte yüzüyorum!
Ölgün günlerden geçiyorum..!
Talihime, bize, sana üzülüyorum!
Kaybettiğim neşemi artık aramıyorum!
Akşam olsa da
Takvimden bir yaprak daha!
Bir yaprak daha!
Kıvrılsam yatağıma...

ıhlamur ağacı


Geçen yıl açmamıştı. Bu yıl açtı ve kokusuyla bu adamı mest eyledi...

Ihlamur ağacından söz ettiğimi anlamışsınızdır... Tabi ki faydalarından bahsedecek değilim.

Ne zaman dışarıya çıksam rotamı yaşlı ıhlamur ağacının altından geçirdim. Derin derin çektim ruhuma, belki bu sondur duygusuyla...

Fotoğrafını çektiğim ıhlamur ağacı da kendi çapında heybetlice. Heybetli demişken minik bir bilgi paylaşayım, okuduğunuza değsin: 

"Orta Avrupa tarihinde; ıhlamur ağacının bir adı da ‘mahkeme ağacı’ olarak bilinmekteymiş. Bu ağaç genelde tek başına köy meydanlarına dikilirmiş, heybetli gölgesinde köy mahkemeleri kurularak yerel duruşmalar görülürmüş."

Allah’ın kudretine nihayet yok!
Koku diyorsun, sayısız..!
Mahlukatı envai çeşit, sayamazsın!
Belgeselleri bu yüzden çok seviyorum. Tefekkür için biçilmiş kaftan.

Aslında her şeyin kokusu, rengi ve sıfatı var! Ve tabi "her şey bir kaderle." 

Hiç koklayamadığımız şeylerin merakı bahsi diğer! 

25 Haziran 2022 Cumartesi

Yine kandırıldım!


Aşk olsun! 
Yine kandırıldım!
Hani sadece 3 kitaptı adresime gelecek olan..! (Kitapların üçünün de ismime, yazarlarına imzalattırılması, çok özel ve ayrıca kıymetliydi.)
Kahve, fincan, çikolata...
(Çikolata, bademler son hali, hiç dayanamam epey yedikten sonra çekmek aklıma geldi))
Ama cidden mahcubum!


Bu son olsun, daha da kitap için adres vermem;)) 
Çok teşekkür ediyorum. 

Not: Burası bu adamın özel bloğu!
Günlüğü gibi...
Saklamak istediklerim burada!
Gelen mektuplar, şiirler gibi...
Zira mailleri okur okumaz silerim!
Uzun zamandır mektuplarınızı yayınlamıyordum.
Yayınlayınca da şiirler yağıyor...
Belki yine değerli şiirlerinize bir süre mola vermeli...
Çünkü bu defa da "blog sizin olmaktan çıktı!"eleştirisi alıyorum.
Bu arada bilmiyorum rahatsız olan var mıydı?
Varsa okumaz olur biter!
Takdir edersiniz ki burada özgür olmazsam yayın yapmamın bir anlamı da olmaz...


24 Haziran 2022 Cuma

bilinesi değil

Gamın derinini içimizde tav ederiz!
Yüzü güzel diye koşmayız eşiklere!
Biz güzeli kalbi için severiz!
Bu iş ruh işi, görünesi değil!

Sitemimiz önce kendi efkârımıza!
Güzel kelama av olmuşuz elest bezminden...
Biz aşkı tatmadık, yaşayanların yabancısıyız!
Hüküm nedir, akibet nice, bilinesi değil..!


22 Haziran 2022 Çarşamba

Birbirine benzeyen insanlar vardır!


Birbirine benzeyen insanlar vardır!
Gri akşamlardan,
Islak gecelerden,
İstemsiz sabahlardan 
Bilirler birbirlerini...
Aynı şefkate, 
Dostluğa, sadakate 
Ve sahiciliğe susamışlardır...

Birbirine benzeyen insanlar vardır!
Aynı şiirin, cümlenin aynı noktasında,
Aynı şarkının aynı nakaratında,
Aynı anda sel olur yağarlar..!
Güven limanı gibi, 
Yaslanacak bir sırt,
Dürüst bir göğsü yastık, 
Duru bakışlar son durakları olsun isterler...

Birbirine benzeyen insanlar vardır!
Şu kısacık hayatta,
Yüzleri gülmemiş,
Kıymetleri bilinmemiş,
Kalabalıklar içinde yapayalnız!
Vadelerine koşarcasına,
Şu sefil dünyadan usanmış!
Görev adına, kulluk yolunda,
Sabrı meşrep edinmiş,
Aynı şeylere iç çeken, 
Sırada, sıradan gözüken,
Sıradışı, saf dışı saf insanlar...





20 Haziran 2022 Pazartesi

O zaman başla!

  
Aynı anlarda düşünmeliyiz birbirimizi..!
Sen orada ne zaman beni düşünüp, düşlesen;  
bir filmi seyreder gibi yaşamalıyım seni içimde..!
Kimseler bilmeden, kimseler duymadan, yasaklara, yasalara takılmadan, kelimelere muhtaç olmadan, 
düşünce özgürlüğümüzü sonuna dek kullanmaya var mısın..?
O zaman başla..!

19 Haziran 2022 Pazar

Dedi ki, dedim ki..!


Dedi ki: 

'' - Kurulacak hayal de kalmadığına göre..!'' 

Hemen araya girdim: 

''- Nasıl olmaz! Bizim içimize sıkıntı veren şu dünya gurbetinde bir Cennet hayalimiz yok mu? 

Ne için bunca çaba, kısa zaman sonra terk edeceğimiz şu köhne kiralık bir konak için mi?   

Söyle bana bizim Cennetten Cemalullah hayalimiz yok mu? Bizi ve her şeyi Yaratanı merak etmiyor muyuz? Onun Vechini görmek bahtiyarlığı her şeyin üstünde ve ötesinde olduğuna göre...

Bundan daha büyük, daha ulvi, daha gerçek bir hayal olabilir mi?

Bu hayalin hasretiyle, bu hayali ideal bilmek ve bu hayal için çalışmamız gerekmez mi?

________

Not: Şubat 2021'de yazmışım! Arada şu taslaklara bakıp bitirsem fena olmaz!

   

18 Haziran 2022 Cumartesi

ıssız adam

Issız bir adam saklı yüreğinde!
Ruhu yalnızlıktan kıvranıyor! 
Aslında imdat çığlıkları atıyor! 
Ama ben şunu biliyorum ki 
Hüznün kucağında olmaktan, 
Keyif alan bir ruhu var... 
Hüzünle beslenip, 
Yalnızlık denizinde yıkanıp, 
Tüm inancıyla kaçınılmaz sonun kapısında bekliyor!  
Umut mektuplarını yakmış! Beklemekten bıkmış!
Mutluluğu kapının dışında bırakmış!  
Gecenin sessizliğinde, 
Kirpiklerinden damlayan yaşları,
Sadece yastığına bırakmış...
Dili keskin, lisanı derin,  
Adam gibi bir adam...
Belki biraz yorgun, 
Biraz da hayata kırgın...
Başı okşanası, 
Issız adam...

Arzu 

17 Haziran 2022 Cuma

bir cümle ile!

Renkleri çalınmamış zamanlardan bir zaman içinde, masum bir iklimin kucağında, asliyetini kaybetmemiş, sahici ve samimi bir hayatı, ucundan, kıyısından da olsa yakalamış, tatmış, yaşamış insanlardan biri olarak, şu nankör, bereketsiz günlerden, memnuniyetsizce ruhumun tavan arasına kaçıyorsam, vardır elbet kendimce sebeplerim, kederlenişlerim, serzenişlerim..!

16 Haziran 2022 Perşembe

Sürekli hatırda olan!


Sürekli hatırda olan,
Hatıra olmaz ki sevgili...
Hatırı kalbe nakşedilmiş olan,
Başka yerde aranmaz ki...

Biliyorsun, unutamayacağım!
Her şarkıdan bana sesleneceksin!
Her lisanıma gelişinde, şiirsin.
Gözlerimi açışımda, sağanak!
Nabzımda kapımı çalan,
Yatağımda, rüyalarıma kaçan!

Sürekli hatırda olan,
Hatıra olmaz  sevdiğim...
Hatırı kalbe nakşedilmiş olan,
Başka yerde aranmaz,
Başka yerde aranmaz sevdiğim...

İyi ki / Bu da seslisi ve teşekkür



Hadise şu şekilde cereyan ediyor Sayın Hakim:
Sevgili arkadaşım şiirimi kendi kanalında yayınlayınca bildirim geliyor ve videoyu indirip kendi kanalıma yüklüyorum. Olay bundan ibarettir efenim. 
Arz olunur.

 


15 Haziran 2022 Çarşamba

sar beni!

Sar beni gece!
Kucakla, bir annenin çocuğunu sarışı gibi...
Okşa yüzümü!
Çıkarsız, beklentisiz,
Şifalı ellerin gezsin yüzümde...
Ağlarsam silersin yaşlarımı, değil mi?
Onarırsın yaslarımı!
İnandırırsın bakışlarınla,
İnandırırsın acılarımın dineceğine!
Ninni gibi seni dinlerken,
Kaparım gözlerimi
Şu vefasız dünyaya...

Sevgili Hafiye Hanım!

"Bu kadınlar sana aşık ve birbirlerini takip edip yorumlar yapıyorlar..
Şaşırdım mı?
Hayır!
Diziler halt etmiş meğer bu şiir dünyasında..
Bu kadınlar arasında ..
Görünürde herkes mazbut yaşıyor diğer kadınları hemcinslerini suçluyor ve bir erkek ki bu sen oluyorsun onun adına artık bunu anlamayan kalmaz diye düşünüyorum şiirler yazılıyor.
Ne hissediyorsun gerçekten merak ediyorum..
Böylesine sevilmek..
Senin ruhuna hitap ediyorlar mı?"

***

Gerçekten oralarda neler olup bittiğini zerre merak etmiyor ve herhangi bir haber (ekran görüntüsü vs) almak istemiyorum! 

Şuracıkta kendimi oyalayıp ruhcazıma terapi yapıyorum. 

Müjdeci rüyalara talibim!
Gündüz iyi şeyler yapıp, gece iyi şeyler görüp mutlu olmak istiyorum!

Sevilmek tabi ki güzel, ilginiz de...Maillere cevap vermeyişimin belli sebepleri var, kibir diyenlere de artık eyvallah!

Hayat kısa, nefesler sayılı, nefs azgın ve şeytan pusuda! 

Hayat pahalı, ölmek bedava!

Yunan pusuda, hainler avluda voltada!
Dünyalılar olarak çok azdık, şükrü unuttuk cezalar üstüste yağıyor! 
Bu Müslüman ülkede her gün 11 milyon ton ekmek çöpe atılıyormuş!
Her gün on ila onüç milyon ton ekmek!
Allah israf edenleri sevmiyor! Onun sevmemesinin bir yansıması, faturası olmayacak mıydı?
Güzel günlerden geçmiyoruz. Çok darda insan var! 
Bir de te böyle dünyevi şeylere takılan sempatik hafiye kadınlar! 
Ne diyeyim, sözün fazlası da israfa girer;
Allah bu günlerimizi aratmasın! 

Ebruli bir kadındı!

[1]

Ebruli bir kadındı!
Cana can gibi yakındı.
Şuh kahkahaları vardı,
Hem şiirden de anlardı...

Ebruli bir kadındı!
Yaşanmamışlıkları içinde saklardı!
Yine de hayattan zevk alırdı.
Hem şiir de yazardı...

Ebruli bir kadındı!
Aşk için yaşardı...
Çok da güzel hâyâlleri vardı.
Hem şiir gibi kadındı...

[2]

Ebruli bir kadındı!
Griye hiç aldırmadı!
Kendi yoluna inandı!
Şiirler arası yol aldı...

Ebruli bir kadındı!
Issız bir adama rastladı!
Büyük bir aşk yaşarım sandı!
Gördüğü yalnızca bir mısraydı!

Ebruli bir kadındı!
Her kadın kadar o da yandı!
Adamdan şiir çıkar, aşk çıkmazdı!
Kadın bir daha da  o şiire inanmadı!

[3]

Ebruli bir kadındı!
Asla renklerini soldurmadı!
İnanarak azimle aşkı aradı.
Umuyordu bir şiirde rastlayacaktı!
Yalnızlıktan çok korkardı!
Geceler boyu Allah'a yakardı!

[4]

Ebruli bir kadındı!
Hayatı kitaplarda yaşardı!
Aşktan da insanlardan da kaçardı!
Adam kalbinde sancı!
Sancı adamda akşamcı!
Adamdan kaçamadı!
Kimse kavuşamadı!

14 Haziran 2022 Salı

iyi ki sevdim seni

İyi ki sevdim seni,
Yetimliğimi onardın...
Kimsesizliğimin elinden tuttun.
Kimliğim, yolum-yordamım oldun.
İyi ki sevdim seni,
Bir Rüveyda oldun,
Sayfalar, satırlarca sırrım,
Geceler boyu koynumda yârim oldun.
İyi ki sevdim seni,
Sabahlarıma doğan güneşim,
Kalp atışlarım, çalan şarkılarım, 
Sancıyan kalbim, şelaleden gözlerim oldun...
İyi ki sevdim seni,
İyi ki sevmişim seni...




13 Haziran 2022 Pazartesi

israf!

Ne çok boş şeyler konuşuyor insan!
"Seni çok özledim!"
"Seni seviyorum!" demeye zaman kalmıyor!

SeniçoközledimSeniseviyorumSeniçoközledimSeniseviyorumSeniçoközledimSeniseviyorumSeniçoközledimSeniseviyorumSeniçoközledimSeniseviyorumSeniçoközledimSeniseviyorumSeniçoközledimSeniseviyorumSeniçoközledimSeniseviyorumSeniseviyorumSeniseviyorum....


12 Haziran 2022 Pazar

sessizce...

biz iyiyiz ya!


***
Yukarıdaki aforizmadan bağımsız 
NOT: Bazı insanlar, sizlerden gelen şiirler için kimlik tahminlerini ve anlam yüklemelerini kendilerine saklasalar memnun olacağım! 
Yormayın beni, Facebooku silme sebeplerimden biri de malum bu gibi kadınsı kaprisler ki hiç çekecek halim yok!
İsterseniz mail adresimi de silebilirim! 

11 Haziran 2022 Cumartesi

Bugün veda etmişim!

"Bugün veda ettin Facebook dünyasına!
Anılarını bir kalemde sildin..!
Yılların emeğini..
Çok gözü karasın vazgeçişlerin var..
Duygu adamısın lakin bir kalemde siliyorsun..
Sana dünyalık geliyor bunlar..!
Emek verdiğim hiçbir şeyi geride bırakamıyorum..
Keşke senin gibi çabuk vazgeçsem ..
Kararlarımı bir çırpıda versem..
Geriye dönüp bakmasam.."


Bazı kararlarımdan çabuk vazgeçmiş gibi görünsem de aslında içimde zorlu bir kavga yaşadıklarım, med-cezirler de olmuyor değil! 
Tabi zamanla tecrübe devreye girerek çabuklaştırıyor bazı kararları.
Evet Facebookta emeklerimden önce güzel dostlarım vardı. Onlar için üzgünüm. Emeklerimin çoğu zaten burada. Burası kapanana kadar buradayım nasibimce...

Ne kadar dikkatli dostlarım var. Demek bir ay doldu ve hesabım kalıcı olarak silinip byte mezarlığına defn edildi. Eh sırada bendeniz var, şu kalitesi kaçmış, şaşkın zaman diliminde hayırlısıyla bir öleydik! Hayat korkutuyor! Sokaklar ve dahi dünya ürkütücü, kaygı dolu! Selim akıl, bereketle elele verip terk etmiş dünyayı! 
Kıyametin küçük alametleri tamam oldu! 
Evet Facebook da bana dünyalık geliyor! Nasılsa günün birinde aniden bırakmak zorunda kalmadan yükümü hafifletme çabası diyelim! Artık bilgisayarım da yok! Esasen bir kedim bile yok.
Bu şehir de beni tanımaz! 
Aralarından sessizce geçip alış-verişimi hızlıca yapar evime kaçarım. Allahtan annem var da bir işe yarıyorum. Telefonla hızlı yazmayı da biraz ilerlettim. Yaşlanıyorum!

Vazgeçişlerin adamıyım. Belki de zamanında çok canım yanmış, bu yüzden korkak biri olup çıkmışım. 

Benden bir şey olmuyor işte! On küsur sene nasıl devam ettirmişim faceyi hayret ve tebrikler! 
.................(*)
Bir daha da söküklerim yama tutmadı! Vefa beni bulmadı!
Bir kaç kadın her devirde sevdi ya da aşık oldu! Evlilik teklifleri aldım. Ama bu beni eksenimden milim kımıldatmaya yetmedi. Kadınlara da inancımı kaybetmiştim. Ben de tuttum Rüveyda'ya aşık olayım bari vefasızlık etmez, beni anlar ve üzmeden o da sever deyip, hayali ihtilaç yaptım. Okur dolduruşuyla da yok yerden kitap sahibi olduk işte! Daha ne olsun... Gece gece kalemim düştü! 
Gündüz olsa:
"Efendim! Geliyorum annem!" der kaçardım! 

(*) Bu uzun paragrafı sildim. Gecenin etkisi fazla dökülmüşüm! 

10 Haziran 2022 Cuma

Masal


Küçükken babaannemin uzun kış geceleri bize anlattığı masallar, seninle benim, bir türlü "biz" olamayan masalımızdan daha gerçekti!

*

Bazı masalların hiç bir zaman gerçek olmasını istemezsin! Tılsımın bozulup, rüyadan uyanmaktan korkarsın...

*

Masala benzer bir yüzü vardı, dalar giderdim, çocuksu...

yakınlık


Gözüme yaş kadar yakınsın.
Kalmıyor,kalamıyor akıp gidiyorsun...
Ne zaman sensizliğe baksam,
Dolduruyorsun gözbebeklerimi...




Kalbime Mektuplar [25]

Seni de bir gün onlar gibi, yeterince yorduğunda bu dünya, ansızın burada nefeslenmeyi bırakıp kanatlarını açacaksın kalbim! 

Her vadesi dolmuş vakte, bir sebep mührü, ezelde kazınmıştır!

Maverada donup kalacak o yorgun gözlerin..!

Son bakış!
Ve biraz da ıslak!
Metelik vermediğin dünya hayatın artık sonlanmış olacak!

Merak ettiğin o kadar çok şey var ki, az önce perdeler kapandı, perdeler açıldı ve görmeye başladın!

Unutuluştan umuluşun kucağına...

Bundan sonra gördüklerine, göreceklerine zaten durmuş olan kalbin dayanamazdı!

Dünya herkese aynı gibi gözüken farklı yüzünü gösterir. 
Her kalbi (manevi)  rengine göre, bir şeylere talip olarak yorar sahibi...
Bazen bunlar değen şeylerdir, bazen de yazık bir say-u gayret! 

"Nasılsın?"sorusunu oldum olası sevemedim! 
Bazen "ölürken belli olacak!" demişliğim de vardır. Ölürken, ölüm anında..! Yüzüm, hüzünlü ve huzurlu bir tebessümün kıyısından uçmaya hazırlanıyorsa "iyiyim!"


9 Haziran 2022 Perşembe

Bulmak!


Bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyameti
Yoruldun ama buldun ey kalbim emaneti

Yeniden su yürüdü dalıma yaprağıma
Bir bakışın can verdi kurumuş toprağıma

Çiçeğe durdu kalbim içtim parmaklarından
Göz çeşmem suya erdi sevda kaynaklarından

Bir aydınlık denizin sonsuz derinliğinde
Yüzüyorum gözünün yeşil serinliğinde

Bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyameti
Yoruldun ama buldun ey kalbim emaneti

Yeniden su yürüdü dalıma yaprağıma
Bir bakışın can verdi kurumuş toprağıma

Çiçeğe durdu kalbim içtim parmaklarından
Göz çeşmem suya erdi sevda kaynaklarından

Bir aydınlık denizin sonsuz derinliğinde
Yüzüyorum gözünün yeşil serinliğinde

Bir ışık bir kelebek biraz çiçek biraz kuş
Yeni bir ülke yüzün ellerimde kaybolmuş

Soluğum bir kuş gibi uçuyor ellerine
Kapılıp gidiyorum saçının sellerine

Gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar
Bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar

Bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın
Sesin ne kadar sıcak sesin ne kadar yakın

Tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi
Yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi

Sensiz geçen zamanı belli yaşamamışım
Sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışım

Bir yol buldum öteye geçerek gözlerinden
İşte yeni bir dünya peygamber sözlerinden

Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm
Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm

ERDEM BAYAZIT

8 Haziran 2022 Çarşamba

en iyisi



Bu savaşın biteceği yok!
Belli ki sulh olmayacak!
En iyisi sen bir hile yap!
Teslim al neyim varsa!



Denk gelemedik!



Denk gelemedik! 
Bundandır heba uçurumuna yuvarlanışımız!
Hüzün ağacına yuva yapışımız!
Her şiirde yanıp, 
Her şarkıda ağlayışımız!
Denk gelemedik!
Bir kadir kıymet bilene,
Denk gelemedik kalbim!
Hayattan geri çekilişimiz, 
Bu ricat, bu ziyan oluş, sebepsiz değildir!
İki muhabbetli gönlü denkleyemedik!
Biz hayatın içinde hayata denk gelemedik!
Denk gelemedik vesselam!

An gelecek 5

An gelecek!
Sen de ben gibi d'olacak,
Kalemi her eline alışında, 
Çok şeyler yazacağını s'anacak,
Lakin lâl meydanında kaybolacaksın!
An gelecek!
Sen gelmeyeceksin!
Ben de zaten bunu bilemeyeceğim..! 



7 Haziran 2022 Salı

Şiir ve Teşekkür

Her akşamın davetli olduğu bir gecesi vardır!
Her gecenin güneşini hâyâl ettiği bir sabahı vardır! 

Aklıma geldi, epeydir bakmıyordum!
Sitelerin, blogların unutulduğu şu zamanda,  kendi halinde bir blog olarak ziyaret edenimiz çok iyi. 
Hepinize çok teşekkür ediyorum.  💐

Kendine iyi bak!


"- Kendine iyi bak!"dedi küçük kelebek...

"Zaten hep kendime bakmak yüzünden bu halim!" dedi adam ve ekledi:

"Keşke ara-sıra kendi dışıma da bakabilseydim, belki ben de yaşardım azıcık!"


Fenasınız, fena!

"Duy da inanma! 'Kaldı ki sol yanım boş da değil!'miş miş! Bence birilerini kendinden uzak tutmak için....."

 
Fenasınız, fena!
İyi ki son zamanlarda şu mektuplar geldi! İnsanların düşünce (ve tabi zan) ufuklarının boyutlarının nerelere kadar varabildiğine tanıklık etmiş oldum! 

Bendeniz alış-verişte bile ihtiyaçlarıma odaklanır, fazladan (dikkatimi çeken bir şey önüme düşmezse) dolanmadan alacaklarımı alıp çıkan biriyimdir. 
Lüksü, pahalı şeyleri sevmem. Sade, basit ve pratik yaşamayı severim. Sofrada bile üç çeşit yemek istemem. 3.sü ancak salata gibi bir şey olmalı. Hele şu serpme kahvaltı denilen görgüsüz ve insan haklarına aykırı sofralardan neredeyse tiksinirim! 

Mangal kokusu gelir arada komşu  bahçelerinden, davulun sesi gibi... Önce mahallenin sokak hayvanları gelir aklıma...Ve sonra yine insan hakları! TRT Belgesel kanalından tanırsınız onları..!
Su savaşlarından, zorlu okul yollarına, bir aileye misafir olanına kadar... Yoklukla savaşanların üzerimizdeki hakları! 

Konu bu değildi diyorsunuz! Laf lafı açtı, fena mı işte bu ara zatı şahaneme dair daha önce pek yazmadığım şeyleri de yazmış oluyorum.
Yani beni serpme kahvaltıya davet etmeyin diye bunca kelam:)) 
Simit çay neyimize yetmiyor...

6 Haziran 2022 Pazartesi

Gün kızıla döndü yine

Gün kızıla döndü yine!
Puslu bir ufuk çizgisinden bakıyorsun bu akşam...
Radyoda müzik: "Bir kıvılcım yeter!"
İçimde kaybolmuşluk hissi!
Bir kayıp günü daha uğurlarken, 
Sert rüzgârlar okşuyor yüzümü!
Sert esiyor hayat!

heba!

''Kadınlar bizim kaderimizdir!''

 


Her şey ailede başlıyor. Tohumlar orada ekiliyor, orada yeşerip büyüyor şeklini alıyor. 

Bu şeklini (ahlakını, huyunu, karakterini, psikolojisini, kişisel temel özelliklerini) alışta, ilk önce aile, anne-baba, sonra kardeşler ve akrabalar...
Nihayet arkadaşlar...  
Bu oluşuma tabi ki medya ve internetle sağlanan yaşam biçimlerini...

İnsan psikolojik bir varlık, etkiler ve etkilenir. 

Sözgelimi kocanın psikolojik rahatsızlıkları varsa, zamanla karısına da bunlar  farklı ölçülerde ''bulaşır'' ya da tersi! Tabii olarak bu durum, o ailede yaşayan çocukların ruh hallerine yansır, aynalarını karartmaya başlar! 

Ailede kadın, güçlü baskın bir karakterse; kendisini kültürel olarak yetiştirmiş ise, hem eşini hem de çocuklarını etkiler, yönlendirir. Boşuna söylenmemiştir, kadın toplumu doğurur, diye. Yukarıdaki görselini aldığım film repliği bu açıdan çok doğrudur. ''Kadınlar bir toplumun kaderidir.''  

Dünyayı Amerikan Başkanlarının yani erkeklerin etkilediğini sanırız. Geçenler de eski başkan Obama'ya sordular Biden'in kabinesinde yer alacak mısınız diye... Obama net cevap verdi: ''Karım beni boşar!''  

Batıda yapılan bir ankette boşanma riski en az olan yuvalar kadının mutlu edildiği aileler şeklinde çıkmıştır! 

Politikaya ilgi duyan bir kadın, babası/kocası başkan/yönetici ise, kesinlikle bazı kararları ön planda görünen erkek değil, onun ardındaki kadın vermektedir. Hani şu: ''Her başarılı erkeğin arkasında'' olduğu söylenen kadın! 

Bir başka açıdan da, iyi bir kadınla evli erkek; işinde ve her şeyinde başarılı, verimli ve huzurlu olacaktır. O huzurlu oldukça çevresine de yansıtacaktır. Bundan en çok da yetiştirdikleri çocukları pay alacak ve gelecekte güzel yerlere geleceklerdir. Tersi durum da, nesillerden nesillere çok az mutasyonlara uğrayarak aktarılan mutsuz/huzursuz ruhlar topluluğu!

Kadınlar kaderimiz. 
Onlarla yükselir ya da düşeriz!
Biz erkekler, kadınlara bir güzel yeniliriz! 
Yine de vazgeçemeyiz!

Bir kadın sevdim, çaresizliği, hasreti seçtim!

Son bir not: Neden ''iyi bir kadınla evli erkek'' dedim de yanına erkek/kadın diye ilave etmedim? Çünkü erkekler yaşları büyüse de, ruhen bir yanları hep anne kuzusudur. Kadın su gibi olursa, zekasıyla en sert haşin adamlara bile şekil verebilir, istisnalar konu dışı. 



5 Haziran 2022 Pazar

kederimi seviyorum!

Kurtulmak, azade olmak istemem içimde taşıdığım bu kederden!
Yeri boş kalırsa, düşerim, zorla tutunduğum bu hayat denilen oyunun ellerinden..!

Bir mektup daha!

Sevgili Dost,
Hissediyorum;
Bir Kuş Narinliğindeki Yüreğin Koca Dağların Arasında Duruyor...
Gökkuşağın Çalınmış,
Renklerinin Hepsi Griye Boyanmış...
Gölgeler Arasında Oluşan Sonsuz Bir Boşluktasın...
İçindeki Çocuk Kıpır Kıpır Olsa da,
Ne Bedeninde Güç Kalmış,
Ne de Uzanacağın Tek Bir Düşün...!
Bir Mevsim Daha Göçerken Ömür Defterinden,
Ne Durgun Sularda Yüzdüreceğin Hayallerin,
Ne de İçini Coşturacak Tek Bir Sevincin Var...

Oysa ki Başka,  
Bambaşka Bir Hikayen Olmalıydı Senin...
Umutsuzluk,
Unutulmuşluk Gözlerinden Yağmamalı,
Ellerin Yüreğinin,
Gözlerin Düşüncelerinin,
Dilin Sustuklarının,
Yüzün Yaşanmamışlığın Haritası Olmamalıydı...
Ki,
Hayatında Her Şey Kırık Dökük,
Her Şey Paramparça,
Her Yer Adressiz
Her Yol Çıkışsız Labirent...!
Bir Yanın Sonbahar Solgunu,
Bir Yanın Zemheri Kışı...
Bir Yanın Fırtınaya Tutulmuş,
Bir Yanın Kör Kuyu...
Bir Yanın Hazana Hüküm Giymiş,
Bir Yanın Bir Buz Dağının Zirvesine Sürgün Edilmiş...
Ki,
Sen Soğuk Bir Kışın Koynunda,
Düş Kırıklıkları Kadar Gri,
Umutsuzluklar Kadar Siyahsın...!
Hani...!
Nerede Her Şeye Karşı Koyan Düşlerin?
Gökkuşağına Astığın Hayallerin?
Oysa Sende Bilirsin Ruhun Umuda Olan Özlemini...
Bedenin Sancılı Bekleyişini...
Geceyi Uzun Eden,
Zamansız,
Mekansız,
Tarifsiz Sızıları...
Düşlerin Başka Baharlara Kalmadan,
Ümitlerin Sessizliğe Demir Atmadan,
Bil Benim Bildiklerimi...
Gör Gördüklerimi...
Duy Söyleyemediklerimin Sesini...
Her Şey Olmak İsterken,
Bir Hiç Olarak Yaşama Hayatın Sayfalarında...!
Ki,
Umut Bir Kez Düştü mü İnsanın İçine,
Ümide,
Sevince Açılır Yüreği...
Yıldızlar Gibi Aydınlatır Karanlığı...
Boş Ver...!
Varsın,
İhanetler Dokunsun Sevgine...
Dikenler Tutuşturulsun Ellerine...
Varsın Duyulmasın Kalp Sesin...
Bilinmesin Değerin...
Zincirlere Vurma Kendini...
Boşluğa Savurma Düşlerinin Küllerini...
Umutsuzlukta Tüketme Kendini...
İç Sesini Uğradığın Son Rıhtımda Bırakma...
Nefesin Kesilinceye Kadar Koş Düşlerinin Seni Götürdüğü Yere...
İşte O Zaman Sıcacık Bir Mevsim Konacak Parmaklarına...
Gerçeklik Değince Düşlerine,
Özleme Batırılmış Yürek Kalemin Şiirler Dokuyacak Sayfalara...
Eğer Beni Dinlersen;
Hayallerinin Coğrafyasında Üşütme İçinin Ümitsiz Bekleyişlerini...
Kendine Yenilmişliğin Karanlığına Asırlık Göçlerin Bitir...
Ümitlerini,
Yarınlarını Yok Pahasına Satıp,
Kendini Yıldızsız Gecelere,
Güneşsiz Günlere Mahkum Etme...

Dur,
Daha Bitmedi Diyeceklerim... !
Umuda Yelken Açman,
Sevgiye Yol Alman,
Mutluluğa Ulaşman,
Hayatına Anlam Katman İçin Bir Sebebin Olmalı...
Ki Sen Kendine Giden,
Kendinde Başlayan,
Kendinde Biten Yolların Rehberisin...
Bir Düşe Tutunur,
Bir Yıldıza Dokunursan,
Hayat;
Umudu,
Sevinci,
Sevgiyi,
Mutluluğu,
Baharı,
Gökkuşağını,
Bulutları,
Masmavi Gökyüzünü,
Tüm İklimleri Zamansızca Verir Sana...

Sevda 


diyemedim!

Son kez dokunduğum!
Son kez sarıldığım!
Son kez okşadığım!
Son kez kokladığım!
Son kez adamlığım!
Son kez yaşadığım!
Çiçeğim ol istedim,
Kalan ömrüme yeterdi, diyemedim..!



4 Haziran 2022 Cumartesi

Dostluk bâki kalsın!

 

Uzaktan muhabbete talip olduk hep!
Ne yelkovan küstü ne de incindi akrep..!
Hasret taze kaldı, eksilmedi saygı!
Gönüller bir, dostluk bâki kaldı...

3 Haziran 2022 Cuma

Daldığımsın / Bu da seslisi


Sesinizle zenginleşiyor, fakir kelimelerim. 
Çok teşekkür ediyorum. 



yangın!

Kalp yangını diye bir şey var!
Dünyada benzeri,
Kitaplarda tarifi yok!


O nokta!


Mübarek kademinin tozu, mücrim başlara serpilen mis kokulu konfetidir.
Keza aşkın yolculuğu dahi, o noktadan başlar, bu eşik iyi bilinmelidir!


...