24 Nisan 2026 Cuma

Yasak ettim canıma

Senden başkasını, 
Düşünmeyi
Düşlemeyi, 
Dilemeyi, 
Özlemeyi, 
Hayallerimde gezdirmeyi, 
Gecelerimde dolunay gibi 
temaşa etmeyi, 
Rüyalarıma buyur etmeyi, 
Yanımdaymışsın gibi söyleşmeyi, 
Gelmeyişine sitemle söylenmeyi, 
Yandıkça, gözlerinde serinlemeyi, 
Gaipten adımla seslenmeni, 
Seni bu kadar istemeyi, 
Bu kadar çok sevmeyi... 

Yasak ettim canıma... 





23 Nisan 2026 Perşembe

İddiasız

En çok ben sevdim diye bir iddiam olamaz... 
Belki de benim onu sevdiğimden daha çok sevmiştir beni.. 
Belki de benim onu özlediğimden daha çok özlüyordur beni... 
Belki de benim onu merak ettiğimden daha çok merak ediyordur beni.. 
En güzel ben sevdim diye bir iddiam da olamaz... 
Kalp kalbe benzese de herkesin herkesten saklı bir derinliği vardır... 

*

"Başka şansın yoksa, bir şeyi yapmak için cesaret gerekmez." (Gazap Üzümleri)

22 Nisan 2026 Çarşamba

İyi ki az tebessüm ettik!

"Kitabımızı İngiliz Edebiyatı mezunu yeğenim elimde gördü, biraz okuduktam sonra o da hemen sipariş verdi. Onun ki iki günde geldi ☺ Okuyup anlayanı çok olsun hocam."
Atife Tenruh

- Size ve yeğeninize çok teşekkür ediyorum. Sağlıklı huzurlu günler... 

*

"Kim söylemiş beni
Kim görmüş seni öptüğümü 
Kim?
Uçağa atıp 
Orada alıyormuşuz soluğu…
Kaldırımlarda güpegündüz
Geziyormuşuz öyle mi?
Onu da sonra anlatırım…
Ya. O Rüveyda’yı kalbine alıp
Ruhumda hicranımı söyletmen"

- Orhan Veli'nin Dedikodu adlı şiirinden bu şekilde bir latife uyarlama ile tebessüm olan gönlünüz elem görmesin. 

*

"Ey gitmek ;
Sesin kısık,bunalmış güzelliğin ,
Hangi yüreğe girersen gir, ülken yok senin..."
Şükrü Erbaş

- İyi ki az tebessüm ettik... 
Doğru, bu saatten sonra, çoğu gidip, azdan azı kalmışken... 
Ve gidenlerin türküsü yakılmış bu gönle başka ülke gerekmez... 
Eyvallah

*

Ramazan tatilimdeyken kardeşim Seda Nur anmış. 
3 Mayıs'ta düğünü varmış. 
Hep huzurlu mutlu olun inşallah... 


20 Nisan 2026 Pazartesi

Aslında

Bu anın gafletine kapılma! 
Hepimiz birer hatırayız aslında..

*
Görsel için çok teşekkür ediyorum. 



19 Nisan 2026 Pazar

Yoksun dediğime bakma!


"Ne kirli çıkıyım bir bilsen!
Yoksun dediğime bakma;
bir silkelensem, 
tomarla ‘sen' çıkar üzerimden."

Olcay Derecik

18 Nisan 2026 Cumartesi

Sağlık ve hayat üzerine bir tavsiye diyelim

İnsanların çoğunluğu ömürleri kısa olursa endişesinde... 
Bir kısmı da "ya uzun yaşarsam!?" kaygısında... 
Ben ikinci grupta yer almaktayım. . 

Geçen yıl bu zamanlar annemle yaşadıklarımızla ne kadar haklı olduğum teyid edilmiş oldu... 
Yaşınızın ilerlemesiyle orantılı sağlık geriliyor ve en başında da akıl sağlığı geliyor. Bunama, unutma, anlama, idrak... Bedensel arızalar ikinci planda kalıyor. 

Eskiden yaşı 80'i geçtiği halde civa gibi tabir edilen ihtiyar delikanlılar çoktu. Ne demans, alzheimer, vb. psikolojik rahatsızlık belirtileri olurdu ne de bedensel işlev kaybı... 

Yaşam kalitesinde azalma, gıdalar, betonlaşmış kentler içinde yalnızlaşan huzursuz insan, moral motivasyon azalmasının etkilerini bağışıklık sisteminin çözülmesi ile eşzamanlı olarak da başkalarına her anlamda muhtaç hale geldi.

Geçenlerde bir araştırmada yalnız yaşayan insanların sayısında büyük ve ürkütücü artıştan söz ediliyordu. 

O, mutlak dünya finalini her canlı mutlaka yaşayacağına göre, sağlıksız, yalnız, mutsuz ve başkalarına muhtaç/yük olmaktansa, sağlığı kaybetmeden terki dünya eylemek daha iyi değil mi? (Keşke elimizde olsa) 

Geçen yıl yaşadıklarımızdan (aylarca yoğunbakım da dahil olduktan) sonra Kanuni Süleyman'ın o meşhur:"Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi" sağlığın en büyük zenginlik ve nimet olduğu üzerine yazdığı dizelerinin önemi ve gerekleri üzerinde dikkatli ve özenli olmak borcundayız. 

Ve
İnanın günlük yürüyüş, az ve bilinçli yeme vb şeylerden çok daha önce gelen şey moral... 
Morali en başa koymanızı tavsiye ederim. Umudunu, yaşam sevincini kaybetmiş bir beden, hızla direncini kaybedecek, kolay hasta olup, çabucak sağlık sorunları yaşayacaktır... 



16 Nisan 2026 Perşembe

Daha çok beklersin!

"Mihriban türküsü gönüllerde eskirse, sen de bende eskimeye yüz tutarsın!"dememi beklersen, benim senin yolunu gözlediğim gibi daha çok beklersin... 







15 Nisan 2026 Çarşamba

Seni beklerken

Kaç mevsim geldi geçti, 
Zamanın saçlarına aklar düştü! 
Bülbül sabrını tüketip, 
Uzak diyarlara göçtü, 
Seni beklerken... 

Burnumda o gül kokusu, 
Bir lahza olsun azalmadı, 
Her ah edişimde, 
Daha da koyulaştı!.. 
O da olmasa, 
Nasıl teskin ederdim, 
Şu yaralı mahzun kalbimi, 
Seni beklerken... 

Bir ikindi hüznü gözlerimde, 
Ufuklarda ararken gözlerini, 
Hiç azalmadım görüp dururken... 
Yoksa çoktan okurdum kendi selamı, 
Seni beklerken... 

Canıma uzak düşmüş insanlar arasında, 
Bir ömür geldi geçti. 
Baharı yazı şimdi hep hazan kuşatmış, 
Dallarda bir ağıtın nakşı... 
Seher kuşları dahi suskun
Ve ecel yollara düşmüş, 
Seni beklerken... 

Sustuklarını duyarım, 
Avaz olur buralarda yankısı... 
Kömüre durmuş ağaç misali, 
İçten içe yanarım... 
Dumanımı, rastlasaydım;
Belki bir Üveys gönüllü fark edebilirdi... 
Seni beklerken... 

Satıhta yüzerken insan, 
Gafletin içinde boğulurken, 
Züleyha'nın derdini ne bilsin! 
Bilsin de onun gibi ağlasın... 
Ahının ateşini gözyaşıyla harlasın... 
Bir ömür bir aşk'a yansın... 

Sessiz gecelerimde 
Bir "Hu" nefesi, 
Manasızlıkların üzerini örter... 

Asıl ayrılık bir gönlün, 
Sensiz kalışı, bilirim... 
Andıkça vuslata dirilirim... 
Leyla da sensin, 
Rüveyda da sen... 
Mecnun benim bu gece, 
Desturunla meczub da... 
Ah, kalemim ketum kalmak ister!.. 
Herkes nasibince,
Bana sus diye göz eder... 

Maveradan esen ılık bir rüzgâr, 
Her sabah ruhumun penceresine, 
Senin kokunu getirdiği demlerde, 
Gözlerim kapalı, 
Kalbim sonsuza açık, 
Avucumu içime çekerek öperken, 
Bir şiirde anlatırken, 
Saklanır, saklarım, 
Seni beklerken... 

Bu yorgun ve hüzün yuvası gözler, 
Ümidini hiç kaybetmedi, 
Seni beklerken... 



14 Nisan 2026 Salı

Bilemeyeceksin

Bitti ve gittik
Sanıyorsun ya... 
Oysa vedalar sözlerde... 
Kalbe söz geçiyor mu? 
Hayalin gerçek gibi yanımda... 
Güneşe bir bak, 
Biliyor mu kimlere, 
Nasıl dokunduğunu, 
Kimlerin her seherde, 
Yolunu gözlediğini... 
Sen de bilemeyeceksin! 
Seni son nefesime kadar, 
Sessizce sevip, 
Gizli gizli seninle konuştuğumu... 
Bilemeyeceksin, 
Yokluğuna nasıl ağladığımı... 

12 Nisan 2026 Pazar

Okumak bir b'aşka güzel

Yazmak gitti, okumak yeniden tahtına oturdu 
Okuyorum... 
Hakikat kitabının, hikmet sayfalarındaki marifet dolu cümleleri... 
Öyle ki bazen bir cümlede hayran ve hayrette zamanlarca kalıyorum. 

11 Nisan 2026 Cumartesi

Şairler iyi ki varsınız

Şairin:"Yıkıldı yolunu bekleyen şehir.
Şimdi gelsen de bir, gelmesen de bir..." dediği yerdeyim. 

Şu yalnızlık yakamızı bırakmadı ki, doyasıya sevelim sevilelim...Saralım, sarılalım...

Bir başka şair ise ruh halimizi şöyle derinleştirmiş:

"Kesif bir zifiri ve üzengisiz çıktığım deli koşuda kaybettim dört nalın hakkını. 
Yön garip, 
yol kayıp, 
yoldaş yorgun...
Dağınık bir sızıdır şimdi, mahmuz kesiği mâzi.
Ne şaha kalktı
Ne dizgin koptu
Attan sebep değil bu;
kendinden düşmekle biten koşu..."

Kanarya Banu Dağ 





Sahi o nerede!?

Sonra çok sessizleşti her şey... 
Renkler de göç edince, 
Ne gözlerime 
Ne dilime yapacak iş kalmadı... 
Kalbim mi?
Sahi o nerede!? 

(*) Görseli gönderen sevgili okuruma çok teşekkür ediyorum. 


10 Nisan 2026 Cuma

Kendi payıma yani

Sen hiç gelmeyecek, 
Gelemeyecektin.. 
Bilsek de bunu, 
Seve seve ümitle
Bir ömür beklerim... (*) 
Yeter ki bekleyen gönül 
Benim olsun... 
Canın sağolsun da sen gel(e)me... 
Belki de gelmeyi dalından kopacak, 
Kırmızı güle benzettik
Korktuk 
Ömrü kısa olur diye... 
Yoksa korkum hiç olmadı, 
Aşkım bir gün biter diye, 
Kendi payıma yani... 

(*) Burada dili/mişli geçmiş zaman kullanmak dile uygun anlama zıt olurdu. 

8 Nisan 2026 Çarşamba

Dokunmasın kimse

Çok oldu, kitap siparişi vermeyeli. Bugün sevgili arkadaşımın 124 sayfalık kitabı elimde. 
Henüz onun bundan haberi yok.

Sanata düşkün bir aslan burcu kadını... 
Şiir dışında, yağlı boya, akrilik, karakalem resimler de yapıyormuş. İki şiiri de bestelenmiş. 
Atife Tenruh
Mütevazı, güzel bir insan. 
Okuru, anlayanı çok olsun... 

Kitap elime geçince, önce arka kapağa bakarım. Sonra huyumdur, rastgele nasibime açar sağlı sollu okurum. Şairemizin bir şiiri ile noktalayalım:

*

ÜŞÜMEZDİM

Bu gece, bir güz kondu kalbime,
Oysa baharı karşılyordu düşlerim.
İçimde bir sızı, ne yana dönsem tarifsiz.
Yoksa bir serap mıydı ruhumdaki resmin?
Hangi yangın ısıtır buza dönmüş mutluluğumu?
Bir kuş öldü dalında.
Işıldamadı ateşböcekleri.
Ay selamsız geçti gecemi.
Esmedi rüzgâr, duymadım bir yaprak sesi.
Bir tuhafım bu gece.
Söyle ey sevgili,
Yoksa öylesine miyim kalbinde?
Bilmez misin, kalpler hisseder hissettireni... 
Üşümezdim yoksa.
Üşümezdim...

Atife Tenruh 





7 Nisan 2026 Salı

Eyvallah!

"Sana hak ettiğin ne varsa sunan kadından başkasına güzel bakamamışsın…
............... 
Vefa desen onda
Sadakat desen onda
Heyecan desen onda
Aşk desen onda
Gülüşler desen onda
Kitap gibi dedikleri
Şiir kadın
Onlarca şiirlere, sözcüklere sığdırdığın kadın.. 

Bizler bir yudum teselli okurları..
Yaa ne olcağdı desene…
Aşk aşk diye bağıran adama…
Ütopyasında kaybolan bir adamın ne işi olurdu başka kadınlarla…

Tek üzüntün
O kitabının sayfalarında…
Seni bundan sonra kimse teselli edemez ondan gayrısına da o gönül meyledemez…
Başkasına aşktan yanan avazınca bağıran  bir kalbe de kimse  huzur mutluluk veremez…
Bu dünyada olmadı
Öbür dünyada diyen bir aşkın gölgesinde kimse serinleyemez…
Rüveyda’nın Murat’ısın

Aşkla kal…"

***


Aşkın zerresine ismini sürdüm.
İsmin nefesimmiş, yaşadım öldüm.
Geçtim tüm zevklerden, yüzüne güldüm.
Yüzün huzurummuş, evime döndüm.
Döndüm tüm yüzlere gözünü gördüm.

Süeda  

***

"Yazmamanız önce kendinize sonra da bize ceza oluyor, bilesiniz...ki yazamadığınıza asla inanmam! "


6 Nisan 2026 Pazartesi

Şimdi ne yapıyorsun acaba!?

Merak etmek... 
Merak edip de haber alamamak! 
Bunu yaşayan bilir... 

Çok zamandır yalnızken sesli olarak:
   - Şimdi ne yapıyorsun acaba anne!? 
demişliğimin sayısı belli değil! 

Yok, çok şükür aklım başımda... 
Ve bizden önce yolcu ettiklerimiz, burada birlikte ortak bir hayat yaşadıklarımız, yok olmadıklarına göre (ki haşa öyle olsaydı, hayatın bir anlamı, gayesi olmazdı...) Yalnızca beden elbiselerini ve hatıralarını burada bırakıp, ruhları ile başka bir boyuta geçtiklerine iman ettiğimiz dinimizden bildiğimize ve rüyalarımıza geldiklerine göre; "Şimdi ne yapıyorsun acaba anne," diye merak edişim de çok normal. 

Not: İmamı Suyuti (ks) hazretlerinin Kabir alemi adlı eserini okumuş biri olarak tabii ki genel durumlarını, oradaki hayatlarını kitabi bilgi olarak bilmekteyim. 

5 Nisan 2026 Pazar

En bilinmesi gerekeni bilince

En bilinmesi gerekeni 
bilince, 
Bilinmezliğin gölgesini aramaya başlıyor insan... 
Namsız, nişansız... 
Bir de dilime lâl olmayı da öğretebilirsem, 
İşte o zaman, 
Fildişi kulemde, 
Kanat açma vakti... 


4 Nisan 2026 Cumartesi

Bir ömür

İçimiz ölmesin yeter ki... 
O içimizde ölen biri aslında bir ömür can çekişir, gâh şarkı, gâh şiir gâh gözyaşı olarak tazelenir durur...
Ben ne sevgimi ne de sevdiğimi öldürmem... 


2 Nisan 2026 Perşembe

İki şeyden biri

Sürekli yalnız yaşayan insanlarda, genelde şu iki şeyden biri oluyor:

Kendi kendinle konuşmaya alıştığın için, biriyle konuşma durumunda, karşındakinin lafı uzatmadan bitirmesini istiyorsun, bitirmeyip uzattığında, bunalıyorsun!.. 

Ya da... 

Konuşacak ortam ve insanlar bulunca sürekli kapalı, konuşmaya hasret çenen bir düşüyor, bunaltıyorsun!...