26 Mayıs 2026 Salı
Ah benim monologlarım da olmasa!
Bir şiir yazmak isterdim
25 Mayıs 2026 Pazartesi
Çarşılarda telaş var!
Anlamaları şart mı?
24 Mayıs 2026 Pazar
Bir isim versem
23 Mayıs 2026 Cumartesi
Epeydir okumuyordum
Kısa süre için kanalıma da attım. Oradan ses olarak indirmek istiyorum, başka yol bilmiyorum da...
Fon müziğini Suno'da yaptım, çok güzel bir fon yaptık zilliyle:) fon kışkırttı okumam için, yoksa okumak aklımda yoktu. Yeniden bulaşmış oldum Suno'ya...
*
Annemle bazen tatlı şeyleri kaçırınca; "içkimiz mi var, kumarımız mı"der (bir Suno, bir bloğum var yalnızlığıma arkadaş) basardık kahkahayı. Ben kilo bahsi geçince espirinin dozunu acımasız bir ironiye yükseltip:
- Bırakın kadını ne istiyorsa yesin, şişman ve mutlu ölsün! derdim. (Pisim kabul)
İyi ki de öyle yapmışız. Sevdiği şeyleri hiç kısıtlamamıştım anneciğimin. Derdi ki:"Bu evde en çok ne hoşuma gidiyor, biliyor musun?" Ne diye sorardım.
"- Akşam oturmalarımız, çay sefalarımız, senin sunumların." derdi. Kalkar şılap diye öperdim. Ona gündüz göstermeden buzdolabına zula ettiğim sürpriz tatlıyı servis edince, çocuklar gibi sevinirdi. "Bunu ne ara aldın, hiç görmedim. "
Aklımda bunları yazmak yoktu, yine parmaklarımın duygularımla işbirliğinin kurbanı oldum.
Harç bitti inşaat paydos mu?
22 Mayıs 2026 Cuma
İçimi dökmekten vazgeçmediğime göre
Sevmek tamamlanmaktır
Engellemedim!
Ruh hafifliği diye bir şey var
21 Mayıs 2026 Perşembe
Sen, gün batımlarının şairi, ömrün bir ladese kurban gitmiş!
Böyle son bulacakmış
20 Mayıs 2026 Çarşamba
Mevzu güzel koku olunca
İsminde voltalarda
Zor adamım!
19 Mayıs 2026 Salı
Kumar
18 Mayıs 2026 Pazartesi
Bayram seyran
17 Mayıs 2026 Pazar
"Kendim ettim kendim buldum"diyor türkü
Kadim hikayeler
Benim sevgim ikimize de yeter!
16 Mayıs 2026 Cumartesi
Meğerse...
15 Mayıs 2026 Cuma
Açmayacak gibiydiler
Sensiz değil
Yeter ki tükenmesin umutlar
14 Mayıs 2026 Perşembe
Gelen bir video üzerine!
Dikkat! Bu yazı köprüden önceki son kurtuluşun olabilir!
Önceki yazıma gelen
13 Mayıs 2026 Çarşamba
Maliyetli işler
Ben seni hep böyle hâyâl ettim
12 Mayıs 2026 Salı
Göçmen kuşlar gibi
Deniz
11 Mayıs 2026 Pazartesi
Biz hiç ayrı düşmedik
10 Mayıs 2026 Pazar
Şenlik
9 Mayıs 2026 Cumartesi
Tam sırası
40'ından sonra
8 Mayıs 2026 Cuma
Nasıl olsa
Kalbi benzeşme
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Açıktan işlenen günah ve kötülüklere engel olmak, yöneticilerin ve âlimlerin görevidir.
2. Yöneticiler ve âlimler kötülüğe göz yumar ve onu kendileri de işlerse, toplumun çürümeye ve çöküntüye gidişi hızlanır.
3. Kötülüğe ses çıkarmamak, kötülüğü teşvik ve yayılmasına vesile olmaktır.
4. Kötülükleri ortadan kaldırmak sadece sözle veya kalben buğz etmekle mümkün olmaz. Elle de müdahale şarttır, zulmü mutlaka önlemek gerekir. Bu yapıyı teşekkül ettirmek, müslümanlar için bir vecibedir.
Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları / İslâm ve insan
*
Osmanlı'da ve önceki İslam devletlerinde bu görevi ifa için muhtesipler ve hisbe teşkilatları vardı. Emirler ve alimleri de bu grupta sayabiliriz.
Bunu şunun için belirtiyorum; hele şu zamanda, kişinin evladına sözünü geçiremediği zamanda, yarım yamalak bilgiyle iyiliği tavsiye, kötülükten sakındırma konusunda fiili bir mecburiyet yoktur. Hele ki yan baktın cinayetlerinin çokça işlendiği günümüzde...(Ayrıca nerede o Rabbinin yoluna güzel söz, tavır ve hikmetle davet edenler! Vasıfsız elemanlarız.)
Bu makalede altını çizmek istediğim konu; kalben benzeşmek...
Kötü, şerli, açıktan günaha devam eden fasık, dinde reformcu, bidatçı kalplere meyil ile böyle kimselere benzeme tehlikesi vardır. Çünkü "Kişi arkadaşının dini/yolu üzeredir" Bu, kalp için büyük bela, büyük nifaktır, Allah hepimizi korusun.
O halde öyle kişileri sevelim ve hayranları olalım ki, "Kişi sevdiği ile beraberdir" müjdesine erişebilelim.
Bu yazıyı okuyan sen! Yazının konusundan hoşlanmadıysan kendini sorgulamaya başlayabilirsin. Bazen insan aslında -haşa- Allah'tan hoşlanmadığını kendisine konduramaz ama bu dediğim bir turnosol kağıdıdır!
Allah'a yakın dostlarının yokluğunu da, bahane edemezsin. Öyle bir kervan geçmiş ki bu dünyadan, gitmeden muhteşem kitaplar, eserler bırakmışlar. Onları okumak, onlarla tanışmak demektir.
Akaid, fıkıh, tasavvuf ve tefsir... Sahih eserler en büyük desteğin, hocalarındır. Yeter ki onlarla samimi gönül bağı kur, bak neler oluyor!..



