30 Mayıs 2026 Cumartesi

Sezon finali!

"Erich Fromm'un o meşhur tanımı:
Sevgi sadece hissetmek değil, emek vermek demek. Etkin ilgi: dinlemek, anlamak, yanında olmak, uğraşmak. Pasif bir hayranlık değil; bilerek ve isteyerek yapılan bir eylem.

Fromm bunu dört unsurla açıyor:  
- İlgi :Onun için çaba göstermek  
- Sorumluluk :ihtiyaçlarına cevap vermeye hazır olmak  
- Saygı :Onu kendi şartlarıyla görebilmek  
- Bilgi:Gerçekten tanımaya çalışmak  
Sevgiyi bir fiil olarak görüyorsun yani. 

İnsan sıfır atık poşeti değildir!"

Ne kadar zor zenaat değil mi insan olmak ve gereklerini yerine getirmek. 
Bendeniz, uzun zamandır insanlarla pasif bir iletişim içindeyim. Bu da asgari mecburiyetler ve gönüllü katılımlar olarak iki grupta toplanmakta olup... (Tam bu noktada kardeşimin bana gönderdiği Teoman videosu aklıma geldi, bir gülme tuttu.Teoman da evden dışarı çıkmazmış videoda onu anlatıyordu. Arkadan Ata Demirel'in onun börekçideki halini taklidini göndermiş. Kardeşime dedim "Sen bana bir şeyler söylemeye çalışıyorsun galiba" gülüştük) 

Fromm'a küçük bir şerh düşmesem, benimle ilgilenmedi der.:) 
Sevgi başlıbaşına zaten bir emektir. Kalbin say'ü gayreti, çalışması az iş mi? Fiiliyata/eyleme dökerse pasif dediği içsel durum, etkin görünüme geçmiş olur. Bu noktada eylemi engelleyen sebepler, psiko sosyo faktörler gözardı edilemez. Bu uzun ve uzmanlık isteyen detaylı analize muhtaç. Bayram bayram sıkmayalım insanları... 
Ama... 
Fekat... 
Lakin... 
Postanızın son cümlesine bayıldım:

"İnsan sıfır atık poşeti değildir!"

İnsan yerine, kadın/ erkek yazılabilir. Bu sebepten uzun zamandır bendenizi tanımak isteyen bazı kadınlara, "benden bir şey olmaz" cümlesini kalınca altını çizerek tekrarlamışımdır. Yani kimseye bir şey vaat edemiyorum. Tabii bu cüzi iradem kapsamında. Külli irade ne murad eder, bilinmez... 
Böyle iyiyim. Tek başıma ama yalnız değilim! Kimsenin de pırlanta duygularına poşet muamelesi yaptığım görülmemiştir. 
Kalp alış verişi son derece ciddi bir iştir, hataların telafisi ya çok zordur ya imkansız... 

"Rüveyda masalınız bittiğine göre, sırada Süheyla mı var diye soracağım lakin bu soru sizi sinirlendirir diye sormadan, geçmiş olsun diliyorum Murat Mesut'a"

-Sinirlendirmek yerine üzmüş olabilir. Yok sırada Süheyla Leyla yok. Çabamız hep Rüveyda'dan Mevla'ya... Tabii tevfik Allah'tan... 
Geçmiş olsun..
Bu öyle bir yara ki üzeri ancak toprakla örtülürse geçebilir... Bunun için de sıraya girdik diyelim... 

"Face'den büyük sitem, küsmeler...Yeni Muratzedeler olmadan sıvıştığınızı düşünüyorum"

- Oradayken 70'i geçmedim arkadaş seçiminde ama onları ve bazı sayfaları takip edip obez okumalar yüzünden yazmaya iştiyakım kalmıyordu. Selam olsun oradaki dostlara... 

*

"Özneyi yakma konusuna bir mim koyalım hocam. Bu olanaksız! Öznede Rüveyda olmazsa omurgasızlıktan şiir olamaz. 
Ben bu şiirinizi SEZON FİNALİ olarak görmekteyim."

- Sezon finali esprisi de iyiydi. 
Çok kültürlü, zeki, hissiyatlı okurlarım var benim. Hepinize kucak dolusu sevgiler, saygılar, selamlar... 


Teşekkürler