An'da ruhum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
An'da ruhum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ağustos 2026 Pazar

Ayfer Vardar dinliyordum

Aylar sene olur,. 
Seneler ömür olur da 
Geriye dönüp bakarsan, 
Derin bir keder olur... 





1 Ağustos 2026 Cumartesi

An'da ruhumda neler vardı

Kahvaltıda, TV açıktı, sunucu film seçenekleri sundu, Sen ihtimali, ismi izlemem için yeterliydi. (Şiir yazmak için de ayrıca kışkırtıcı.) Filmi not ettim, sonra bisikletle biraz açıldım. Bir iki malzeme ve kuruyemişçiye uğradım. 
Evdeki işimi halledip duş aldım. 
Filmi açtım ama kuruyemiş ile seyredilecek türden olmadığını biliyordum.  
Film ve konusunu anlatmayı sevmem bilirsiniz, merak eden bakar. 
Sen ihtimali (The Idea of You) 
Romantik, komedi, drama... 
Komedisini ben niçin göremedim de izlerken derin derin iç çektim ki. 
Neyse kendime dedim ki;
Şarkıya gelmezsin, şiire gelmezsin. 
Film dedik, o da uymadı. 
Saza niye gelmedin türküsü sana gelsin öyleyse... 

Filmin, mesajları, verdiği dersleri de yazacak halim yok. Daha akşam için pilav yapacağım. 
An'da ruhumun hali böyleydi sayın seyirciler. 






30 Temmuz 2026 Perşembe

Boşluk

Dolmayan
Çok büyük bir 
Boşluk!.. 
O boşluğun içinde, 
Kollarımı kanat gibi açmış, 
Düşüyor, düşüyorum... 


26 Temmuz 2026 Pazar

Videoları saklamak iyi bir fikir olmayabilir!

"Hiç olmazsa tek bir insanla, sanki kendi kendimleymişim gibi her şeyi konuşmak istiyorum."
Budala/ F. Dostoyevski

Evet bunu tek bir insanla, kendimle konuşuyorum. Bazılarının nereye varacağını bildiğim için konu değiştirdiğim de oluyor. 
Her şeyi konuşmak için hiç günahı olmayan biri olmak gerek Dosto! 

*

Bugün annemi, kahvaltıya geçerken, neşeli hallerimizle öperken çektiğim videomu göndermiş erkek kardeşim...
Videodan fotokareler alıyorum, müzik dinlerken... 
Bende olan,  eski tel ile gitmiş, dahası unutmuşum. Hazine gibi nurtopu gibi bir hüznüm oldu. Kaç yere yedekledim. (Belki de video hiç çekmemeli ve çekilenleri de imha etmeli!) 
Biz üzüldük sen de üzül abla dercesine ona da gönderdim. 
Neka düşünceliyim değil mi... 

Geçen sene bu ay, dünyadaki son ayınmış anne. Haftaya cuma aramızdan ayrılacaksın... 






22 Temmuz 2026 Çarşamba

Böyle tecelli edince

"Önce kalabalıkları 
ve kabalıkları terk ettim. 
Bu zor olmadı... 
Sonra, zora talip olup; 
kalabalık yalnızlığımın duruluğu için beklemem gerekti. 
Bu süreçte okumak ve müzik dinlemek bana yardım etti. 
Tabii araya kendi kendimle -sesimi kullanarak- konuşmalarımı katmazsak..." 

Murat Mesut/ Ruhumun fısıltıları; sayfa bilmem kaç:) 

Yeni kitabınız mı çıktı diye sorup, kitap sitelerinde arama yapmayın:) 
Latife... 
An'da ruhumun esintisi böyle tecelli etti. 




11 Temmuz 2026 Cumartesi

Davetiye

Gün geldi... 
Bu akşam... 
Akraba düğününe davetliyiz... 
Gidesim yok ya... 
Bahanem hazır!? 
Murat Mesut ve ailesi diyor... 
Odaları gezdim
Bakındım
Yok! 
Ailemi bulamadım!.. 
Eh davetiye şartlarını taşımıyorum! 
Mazur görünüz... 
Anne diyecek oldum... 
Sustum... 





Senede bir gün

Yok, o sevdiğim TSM şarkılarından söz etmiyorum. 
Bu olsa olsa, ayaklarıma kara sular indi şarkısı olabilir. :) 

Bu sıcakta, bu performansa maşallah dediğinizi duyar gibiyim. 

Boşuna dememişler, çıkmayan candan ümit kesilmez diye... 
Demek ki hayata tutunacak bir, sebebim moralim olsa, dağları deleceğim. (Adam uçuşa geçti dediğinizi de duydum.:) 
Sende iş var yürü be kim tutar seni.:) 

Uygulama telefonumun en arka sayfasında, yani o derece ilgiliyim anlayın(!) Aklıma geldi, baktım da günlüğüme not edeyim dedim. 

Şöyle neticelendirdim:
12.000÷12=Aylık1000 adım. 
Tamam işte bu yılın ödemesi toptan yapılmıştır.  

Önceleri 5 bin adım diye bilimsel (!) mavalları dinlettiler. Sonra biri çıktı; " Haşa! Zinhar bu yetmez iki kata çıkarıyorum! "dedi. Bir kaç zaman sonra "20 dakika yürümek kâfidir, vücudu kalbi zorlamayın efenim" dediler 
Yakında biri de diyecek ki; kıçınızı da yırtsanız, amuda da kalksanız, bir yer gelince sağlık sorunlarınız kaçınılmaz olacak ve bir yer gelince de game over olcek. Son sporunuz, krallar/kraliçeler gibi omuzlarda taşınmak olacak, yemyeşil yakutu mercan gibi sen sultani gezi sanırken, hoop salıverecekler kabrine! 
O yüzden ah bugün yürüyüşümü yapamadım diye üzüleceğine, ah bugün Kur'an okuyamadım gibi şeylere mi üzülsen ki, bak artık yavaştan büzülüyorsun zaten 😅

*

Kentpark'ta değişiklikler varmış. Bir ara kendimi kandırabilirsem bir görmek isterim, son halini... 
Hem belli mi olur belki Rüveyda ile karşılaşırız. 
- Geliyorum doktor bey😅


10 Temmuz 2026 Cuma

Sevdimseni

Sevmiştim desem, değil! 
Sevdim seni hem de te böyle bütün dil kurallarına da isyankârca:
- Sevdimseni
İki kelime birbirine sarmaşık aşeka gibi dolanmış, ayrı yazmak mümkün değil... 

Sevmiştim; yani bir zamanlar, bir dönem... 
Seviyorum; geniş zaman lakin değişebilir. Bugün seni seviyorum, yarın ne getirir bilinmez, sevmeye son verebilir, vazgeçebilirim, vazgeçebiliriz... 

Sevdimseni; geçmişten, geleceğe, bütün zaman ve fiil çekimlerinde, 14 mevsimde... Hep... 

Sevdimseni; bu sevgi artık değişmez, olan oldu...

Sevdimseni bir kere, bu ebediyen değişmez,değişemez, imkândışı... 
Ayrılık da olsa... 
Küslük de çıksa... 
Dünya da yıkılsa! 
Hiç bir bahane bunun künhünü, rengini, mihengini, nirengi noktasını değiştiremez. 
Hani fotoğraf çekmek gibi... 
Kalp çekti ve sevdimseni karesi tamam... 

Sevdimseni... 
Öyle kuvvetli, öyle derin, öyle çok... 
Tariflerden, tarihten azade... 
Hiç durmadan sevdimseni yazsam, okuyan sıkılır, yazan her yazışında ruh ikliminden yeni bir duygu devşirir... 

Sevdimseni... 
Geçmişime de 
Kalan ömrüme de 
Dolu dolu bir mahrumiyet ve mahzunlukla... 
Sessiz bir avazın eşiğine oturmuş masumlukla... 
Sevdimseni... 
Sevdimseni... 
Öyle böyle değil... 

Sevdimseni
Boş bir kalple geçip gitmiyorum dünyadan... 


7 Temmuz 2026 Salı

Zayiat

Hayatı karşıdan karşıya geçmek için 
Bir kere teşebbüs ettim. 
Hatta yarıyı da geçtim.
Sonra geri çevrildim!.. 
Bir daha da ne aynı gücüm, 
Ne de aynı cesaretim olamadı... 
Artık korkak benim, aptal benim, 
Ziyan bir hikayenin zayiatı benim!.. 




6 Temmuz 2026 Pazartesi

Yaşamın kendisi

Belki de kopan yapraklar, 
gittikleri yerlerde, 
ayrılıkların, 
yaşamın ta kendisi olduğunun 
idrakine varmışlardır... 





5 Temmuz 2026 Pazar

Pazar ruhum

İyi bir edebiyatçı olmayabilirim. Edebiyatı sevmekliğim bana yetiyor. 

"Kendimden kendime, kendimce..."
"Bir yudum teselli"
"Hüznümün kırıntıları"

 Buraya aldığım özlü sözün derinliğine bakar mısınız? 

Sürekli Rüveyda dediğime bakılırsa, yukarıdaki çiçek örneğinden yola çıkarak, beğenme evresini aşalı nice yıllar oldu...
Sevmek öyle bir şey ki, 
Kalemin, kelamın sussa da kalbin asla... 


18 Haziran 2026 Perşembe

İki gündür bu şarkıya takıldım

 


Sevmek, sevgi, şefkat gönlü değiştirir. 
Karşı cinsi ya da manevi ufuklara açılan o tarifsiz muhabbet... 
Sevmek insanı güzelleştirince, 
kötü insanlar ya göze görünmez ya da gözümüze batmaz... 


Geçen yıl bu zamanlar, birlikte son kez 
son Temmuz'a yürüyormuşuz anne... 



15 Haziran 2026 Pazartesi

Menekşe mendilim düşe!

Menekşe mendilim düşe, 
Bizden size kim düşe!? 

Durduk yerde bu çocukluk oyunu geldi aklıma. 
Hoşlandığımız kız karşı taraftaysa kenetlenmiş elleri kuvvet verip açar ve onu alır giderdik, (en azından ben öyle yapardım, onbeş yirmi adım oyun gereği elinden tutup götürmek de işin ödül kısmı) Sonraları sevdiğim, kız, bir kitabın sayfaları arasında Rüveyda oldu ve o satırlardan çıkıp elini elime veremedi... 

İyi de bunu anlatmak için yazmamıştım ki bunu... 

Menekşe mendilim düşe, 
Bizden size kim düşe!? 

Dünyadan gitmek için sıramızı bekliyoruz ya! Tabii çoğunluk beklemiyor, aklına bile getirmiyor! 

Aklıma sevdiklerim geldi... 

Menekşe mendilim düşe, 
Bizden size kim düşe!? 

Sıra hangimizde anlamında bu canım oyuna başka bir anlam yüklemiş oldum... (Çok oynadığım bir oyun da değildi zaten.) 
Büyüyünce hayat oyunu hepsini bastırdı... 



14 Haziran 2026 Pazar

An'da bir pazar saati



Bugünkü kahvemi şimdi yudumluyorum... Fondaki müzik beni öldürecek kadar etkili... Yine yeniden dinliyorum, yeterince kanatmadı henüz! 

Anne! 
Bugün dünden çok özledim seni... 

Oldum olası sevemedim şu pazar günlerini... 




13 Haziran 2026 Cumartesi

Akşam pencelerimde

Yine seslerin usul usul çekilmeye başladığı demler... 
Şairlere yeni dizeler, 
Anlamın içinde saklı olanı gözleyenlere yeni renkler... 
Akşam pencerelerimde, 
Akşam derinlerimde... 
Gülmüşüm ağlamışım kime ne... 
Yine akşamın pencereme dizilmeye başladığı demler... 
Yine akşamı gece ile yeni bir cenk bekler!.. 


9 Haziran 2026 Salı

Usta beklerken an'da ruh halim

"Ne hasta bekler sabahı 
Ne taze ölüyü mezar..."benim ustayı beklediğim kadar... 

*

Sevgili Rüveyda, 
Senin gidişinin, pardon gelemeyişinin ardından yollara bakmak için, yeni bir teselli, yeni bir sebep doğdu; 
- Söz verip verip gelmeyen ustalar! 
Yok anacığım, bunlara ağıtlar da yaksan, yollarına gül de (para) döksen çare yok, diğer iş bağlantılarını kaçırmamak için ne fırıldaklıklar ne dansözlükler... 
Uzun metrajlı iş ve bekleme olsa evliyadan olur insan sabrıyla! 

*

Sevgili Rüveyda,
Artık terasa şarkılarla sümük yapmağa çıkmıyorum! O, anneme belli etmemek içindi... Çamaşır çoksa çıkıyorum, bir de arada yerleri yıkamaya... 
Zaten senfoniler öldürmedi, sürekli bir can çekiş... 


7 Haziran 2026 Pazar

Ramak vardı!

Ondan sebep sendelemiştim! 
Düşüşüme ramak varken, 
Sen tuttun kalbimden
Allah'ım... 
             "Rabbi lâ terzerni"


1 Haziran 2026 Pazartesi

Çoktan çok

Ne olsun işte, 
Azdan az, çoktan çok gidermiş ya... 
Onun gidişini izliyorum ufuklarda... 

29 Mayıs 2026 Cuma

Herkes kadar

Herkes kadar sevseydin, 
Herkes kadar değer verseydin, 
Herkes kadar umursasaydın, 
Sen de herkes kadar mutlu olurdun! 





Paradoks

Bir yanım canlıları çok severken, 
Öbür yanım insanları hiç sevmiyor!.. 
Bu da benim muhteşem paradoksum...