Bizden size kim düşe!?
Durduk yerde bu çocukluk oyunu geldi aklıma.
Hoşlandığımız kız karşı taraftaysa kenetlenmiş elleri kuvvet verip açar ve onu alır giderdik, (en azından ben öyle yapardım, onbeş yirmi adım oyun gereği elinden tutup götürmek de işin ödül kısmı) Sonraları sevdiğim, kız, bir kitabın sayfaları arasında Rüveyda oldu ve o satırlardan çıkıp elini elime veremedi...
İyi de bunu anlatmak için yazmamıştım ki bunu...
Menekşe mendilim düşe,
Bizden size kim düşe!?
Dünyadan gitmek için sıramızı bekliyoruz ya! Tabii çoğunluk beklemiyor, aklına bile getirmiyor!
Aklıma sevdiklerim geldi...
Menekşe mendilim düşe,
Bizden size kim düşe!?
Sıra hangimizde anlamında bu canım oyuna başka bir anlam yüklemiş oldum... (Çok oynadığım bir oyun da değildi zaten.)
Büyüyünce hayat oyunu hepsini bastırdı...