30 Nisan 2022 Cumartesi

Büyüdüğüm gün!

Büyüdüm, dünya süper gücü denilen Amerika'(batı)nın nasıl bir vampir olduğunu öğrendim!

Büyüdüm, dünyada adaletin olmadığını gördüm..!

Büyüdüm, dünyada güçlünün haklı sayıldığını fark ettim..!

Büyüdüm, silahlanma yarışı yapan fillerin, Afrika'da, Ortadoğu'da karıncaları nasıl ezip yok saydıklarını gördüm..!

Ben büyüdüğüm gün öldüm!

Çok sevdiğim şiirlerdendir!

Sevgili Peygamberimiz (sav)'in nübüvvetinden önce İyad kabilesinden Kuss b. Saide’nin Ukaz panayırında okuduğu muhteşem bir şiir vardır. Tarihte bilinen en eski şiirlerden...

İbn-i Kesir’in, el-Bidâye adlı eserinden öğrendiğimize göre, Sevgilimiz sallallahü aleyhi vessellem Efendimiz birgün ashabına; “Kuss bin Sâide’nin, Ukâz Panayırı’nda deve üzerinde: «Yaşayan ölür, ölen fenâ bulur, olacak olur!» diyerek hutbe okuduğu hiç hatırımdan çıkmaz. Bu hutbeyi okuyabilecek kimse var mı?” buyurdular. Orada bulunan Ebû Bekir (ra): “Yâ Rasûlallâh, o gün ben de oradaydım, söylediklerinin hepsi ezberimdedir.” dediğini ve hutbeyi baştan sona okuyor. 

Sevgili Peygamberimiz Efendimiz (sav) Kuss bin Sâide hakkında şöyle buyurur:

“Allâh Teâlâ, Kuss bin Sâide’ye rahmet eylesin! O kıyâmet günü ayrı bir ümmet olarak ba’solunacaktır!” (İbn-i Ke­sîr, el-Bi­dâ­ye, II, 239)

İşte o tarihi enfes şiir:

Ey insanlar! Geliniz, dinleyiniz, belleyiniz! İbret alınız!

Yaşayan ölür, ölen fena bulur! Olacak neyse olur.

Yağmur yağar, otlar biter; çocuklar doğar, annelerinin ve babalarının yerini alır. Derken, hepsi ölüp gider!

Hadiselerin ardı arkası kesilmez; hepsi birbirini kovalar.

Kulak tutunuz, dikkat kesiliniz; gökte haber, yerde ibret alınacak şeyler var.

Yeryüzü bir büyük dîvan, gökyüzü yük­sek bir tavan.

Yıldızlar yürür, denizler du­rur. Gelen kalmaz, giden gelmez.

Acaba vardıkları yerden hoşnut olup da mı kalıyorlar? Yoksa, orada kalıp da uykuya mı dalıyorlar?

Yemin ederim, yemin ederim ki Allah’ın indinde bir din vardır ki şimdi içinde bulunduğunuz dinden daha sevgilidir!

Ve Allah’ın gelecek bir peygamberi vardır ki gelmesi pek yakındır. Gölgesi başınızın üstüne geldi!

Ne mutlu o kimseye ki ona iman eder; o da kendisine hidayet eyleye!

Yazıklar olsun, ona isyan ve muhalefet edecek bedbahta! Yazıklar olsun, ömürleri gafletle geçen ümmetlere!

Ey insanlar! Hani ya babalar, dedeler, atalar? Nerede soy sop?

Hani o süslü saraylar ve mermer binalar yükselten Âd ve Semûd kavimleri?

Hani ya, dünya varlığından gururlanıp da kavmine, ‘Ben sizin en büyük Rabbiniz değil miyim? diyen Firavun’la Nemrud?

Onlar, zenginlikçe, kuvvet ve kudretçe siz­den çok daha üstün idiler. Ne oldular?

Bu yer, onları değirmeninde öğüttü, toz etti, dağıttı. Kemikleri bile çürüyüp dağıldı. Evleri yıkılıp ıssız kaldı.

Yerlerini yurtlarını şimdi köpekler şenlendiriyor. Sakın, onlar gibi gaflete düşmeyin, on­ların yolundan gitmeyin!

Her şey fanidir; bâkî olan, ancak Allah’tır.

Ki O, birdir, şeriki ve nâziri yoktur! İbâdet edilecek, ancak O’dur. Doğmamış ve do­ğurmamıştır!

Evvel gelip geçenlerde, bize ibret alacak şey çoktur!

Ölüm bir ırmaktır. Girecek yerleri çok, ama çıkacak yeri yoktur!

Büyük küçük hep göçüp gidi­yor! Giden geri gelmiyor! Kat’î bildim ki herkese olan, size ve bana da olacaktır.

(Beyhakî, Kitâbü’z-Zühd, II, 264; İbn-i Kesîr, el-Bidâye, II, 234-241; Heysemî, IX, 418)

29 Nisan 2022 Cuma

yüzün gülünce...


İyi şeyler olunca yaz!
İçine sevinç düşünce,
Sağlığın yerindeyse,
Yaşama sevincin diriyse,
Gül yüzün gülüyorsa,
Yaz bana...
Yaz ki merakıma sen kokan
konfetiler yağsın...


yangın!

Bu yangının, 
külleri 
olmayacak!



28 Nisan 2022 Perşembe

Bir yerlerde dualar içinde anılmak!

"Allah'ım bu güzel geceyi hakkıyla yaşamış, duaları kabul, niyetleri makbul olan insanlardan eylesin bizleri...

Bu gece camide, ilahi ve dualarda sizi de andım...
Seccademe damlayan her gözyaşıyla Rabbimiz günahlarımızı bağışlasın, güzel düşüncelerimiz gibi yaşamayı nasip etsin, kötü olan ne varsa silinsin hayatımızdan, geçmiş günlerimizden çok gelecek günlerimizi hayırlı kılsın, sağlık, huzur, mutluluk iman dolu günler nasip etsin inşallah... 
Sevgiler güzel adam."

Lütfen dikkatli olun!

Birilerini kızdıracak, bazı insanları da üzecek kısa ama uyarıcı bir yazı olacak!

Son zamanlarda yardım kuruluşları ve örgütleri yerden ot biter gibi çoğaldılar!

Anladığım kadarıyla vakıf açmaktan daha kolay, bir yardım derneği (ya da örgüt) açmak ve milletçe son derece yardımsever olduğumuzdan büyük meblağların çevrildiği bir alan!

Son zamanlarda bazıları Afrika ve Türki Cumhuriyetlerde su kuyusu ya da mescid açma yarışına giriştiler!

İstismarı çok kolay üstelik! Yaparsın 1 adet mescid, açarsın 1 adet kuyu; üzerine yüzlerce kez video çekersin. Videolarda yardımseverlerin isimleri! 
Her çekime yerli köylüyü de ziyafet var diye toplar, onlara da (çekim bedeli) bir çorba içirirsin. Sonra aksın paralar! 
Mescidinde namaz kılan, kuyudan çıkan suda sevinçle ıslanan mutlu yüzleri gördükçe mutlu olursun! 
Aklına bunun aşağılık bir mizansen, istismar ve dolandırıcılık olduğu gelmez! Zerre şüphe edip keyfini kaçırmazsın. Kendin ve bir kaç sevdiğin, ölmüşün adına hayır yaptın, mutlusun! 

O kadar çoklar ki hangisinin peşine düşüp de Afrikalarda denetleyecek takip edeceksin! Bir sürü nevzuhur yeni dernek ya da dernek görünümünde örgüt! 

Elbette devletin ilgili birimleri onları denetliyor! Bildiğim kadarıyla sahada değil, banka hesaplarında, kayıtlı zorunlu resmi defterler üzerinde, bunu kitabına uydurmak zaten zor değil.

İlle yardım kuruluşları üzerinden yardım yapacaksanız, isimleri/kimlikleri aidiyetleri çok iyi bilinen kuruluşlara yapın derim. 

Şahsen eskiden beri sevdiğim bir prensibim vardır; herkesin topluca yardım ettiği yere ya hiç vermem ya da en azını veririm! Onun yerine kendi çevremde illa ki bir muhtaç vardır. Bazen de çok samimi güvendiğim bir dostumun tanıdığı bildiği biri...
Çoklukta değil, azlıkta olmayı sevdim. 

Dikkat ederseniz kimseyi, hiç bir kuruluşu itham etmedim! Hiç bir kuruluşa da kefil olup sizleri yönlendirmedim! Milyonların, milyarların döndüğü büyük bir "pasta" ve istiyorum ki onu yalnızca hakkı olan garip gurebe, muhtaçlardan başka kimseler yiyemesin! 
Sizlerin güzel duyguları sömürülmesin! 



27 Nisan 2022 Çarşamba

Amin. Allah razı olsun.


"Müminin duası, Mümine şifadır, rahmettir, berekettir, hidayetine vesiledir.


Rabbim bizleri birbirine düşürüp gıybet eden değil, birbirlerini düşünüp "dua" eden Mü'min kullarından eylesin.
Âmin...

Dualarda buluşmak dileğiyle, huzurlu ve bereketli akşamlar. Rabbime emanetsiniz. Annenin ellerinden öpüyorum."

26 Nisan 2022 Salı

Bir Rüveyda ol!

Durup durup  gelip, kalbimin sahilini istila eden dalgalar gibi düşüyorsun nutkuma!
Yaşananamış zamanlar borçlusun bana unutma!
Çık artık hayal bahçesinin duvarlarından...
Bir Rüveyda ol, gir koynuma!

25 Nisan 2022 Pazartesi

yetmez!


Dünyaya alışmaman, aşamadır, iyidir ama yetmez!

Kendi beden evine de alışmaman gerekir! Çünkü orada da kiracısın! 

Neyi, neleri, ne kadar seveceğin; hangilerini kalbinin kapısından içeri alacağın ayrıca mühim!

Kısacası insan olmak zor zenaat dostum!

bazı kadınlar!

"Bazı kadınlar, bazı kadınları kıskandırmak için inadına adınızı kullanıp, size musallat oluyorlar! Tabi bu süreçte yok yere sizi de üzüp zamanınızdan çalıyorlar!" 

Evet bazı kadınların hırsını/şehvetini şu mübarek ay da frenleyemiyor maalesef!

Arkadaş!
Huzurla bir oruç mevsimi yaşayayım diye Facebooku da kapattım. Yine bir rahat vermedi bazıları..! 

Yok instagramda şu kişi öyle yazmış, diğer kadın ona öyle giydirmiş! Facebookta fişmekân senin ismini vermiş..! 
Derhal hesabı açıp gerekli cevapları verip kendimi savunmalıymışım! 
Yani veda etmeğe hazırlandığımız en önemli günlerinde Ramazanı şerifin bereketi gitsin, öyle mi? 
Ben neymişim yahu! Yokluğunda bile konuşulan adam. Şöhret merakım olsa, reklamın kötüsü olmaz der şuncağız kelamı da yazmaz, kıs kıs güler geçerdim.

Yıllardır alışkınım bu tür salvolara! Ne iddialar gördük, neler duyduk umrumda değil. Hırs cidden tedavisi şart bir hastalık!
Hastalık demişken, ruh hastaları bahs-i diğer!
Son cümlem bunları haber veren dostlarıma:
Dileyen dilediğine inanır!
Herkes kendisine yakışanı yapar. Siz de üzmeyin canınızı, hayat kısa, ramazan uçuyor!

Kaktüs!

"Belki de mübarek Ramazan ikliminin ruhumda estirdiği meltemin etkisi.."

"İşte bu ..! öze dönüş ☺️ 
İllaki yazcaksan blogun kalıcı hatıra. Hem belki yazdığın şiirlerin konusu da değişir. Biraz da Efendimize (sav) olan Aşk'ı yazarsın. 
Cenneti cehennemi.  
Ya da yağmurun sesini, 
Bir çiçek beslersin (benim senin ismini verdiğim kaktüsüm gibi😃) onunla konuşur onu yazarsın. 
Belki hergün pencerenin kenarına bir martı gelir bilemezsin belki o bir melektir seni yalnız bırakmamak için.  

Yani Facebook dışında bir hayat var. Yaşamak için Sadece kendine bir fırsat vermen bekleniyordur.   

İyi olmanı istediğimin bir iç dökümüdür.. tercih elbette her zaman senindir."

24 Nisan 2022 Pazar

yok!

Öyle gerçek bir hikâye ki, kaybedersen bir daha asla tamiri telafisi yok..!


Mektuplar, mektuplar!

"Gördüm ki yine biri hayallerinde sahip çıkmış gerçeğinde seni üzmüş..))
"Toz kuyusu " kuyusunu maalesef ilk defa sayende duydum,varol..
Ve yine vuslatı olmayan sevgiye ,sevgiliye dökmüşsün içini...

Lütfen bayım nahoş gönüllülerin seni üzmesine izin verme, sen hep netsin (kimseye kendinle ilgili ümit vermiyor ve çok kere bunu şiir şiir ilân ediyorsun) anlamıyorlarsa bu onların sorunu..!

Herşeye rağmen hayat güzel...bir yerlerde senin var olduğunu bilmek güzel.."


Barışık olmak!


Kendinle barışık olmak diye çok prim yapan bir tema ve o tema çerçevesinde bir sürü kitap var!

Bu gece düşündüm de aslında insanın kendisiyle barışık olması, kendisiyle ilgili, kendisini koruyan sağındaki ve solundaki kiramen kâtibin ile barışık yaşamasıdır! 
Onları üzmüyorsan, üzülmeyeceksin. 
Onlarla öyle barışık ol ki, önemi büyük gecelerde, vakitlerde senin uyuyup, ganimetlerden mahrum olmana rıza göstermesinler!

açılsa da..!


Açılsa da açılmasa da Hakk kapısının sadık dilencisi ol!
Sen fakirsin, her şeyin Ondan Onun! 


23 Nisan 2022 Cumartesi

Saçlarını taradığın demlerde

Saçlarını taradığın demlerde, dikkat et kelebek yuvaları bozulmasın!

Saçlarını taradığın demlerde, benim için arada tarağı bırak, parmaklarından aksın o mis kokulu nehir...

Saçlarını taradığın demlerde, içini çek, derin olsun, deli olsun, o isterdi kokumu de...



Belki de, kim bilir!

"Tüm emeklerin heba olacak kıyma onlara sevenlerini üzme…
Sen yazmadan duramazsın. Senin kaçış noktan burası sana iyi gelen,  yapmaaa..!"

İnsan her şeye alışır! 

Evet yazarak saçmalamak ruhuma terapi ama yazmadan da durabilir, kalbimin yazan bürosuna kilit vurabilir, eski dostlara da veda edebilirim! 

Bu konuda tam bir karara varırsam faceyi açıp, almam gerekenleri alıp, sessizce ve aniden..!

Bloğum günlüğüm vazgeçilmezim! 
(Tabi ki bloğumu silmem.)
Belki burada da yazmaktan vazgeçme vaktidir, kimbilir...

Belki de mübarek Ramazan ikliminin ruhumda estirdiği meltemin etkisi, bu fikir de geçici! 


22 Nisan 2022 Cuma

Belki de tam vakti!

Facebooktaki değer veren sevgili arkadaşlarımı özlemiş olsam da 20 günü aşkın zaman zarfında;
Cep telefonu ile teşviki mesaimiz belli bir disipline girdi. 
Gözlerim ve dahi gönlüm dinlendi, dinleniyor.
Mail kutusu bildirimsiz olduğu için aklıma gelirse bakıyor ve çok gerekmedikçe cevap yazmıyorum!
Uzun lafın kısası, işbu ramazan molası belki bir süre daha devam edebilir! 

Bir bakmışsınız vazgeçilmezim bloğumda bir başlık "buraya kadar!" 
Son yazı, son kelimeler..! 
Ve tabi iletişim yolu mail adresimi de siler, 
Bir varmış bir yokmuşa evrilirmişim! 
Fena fikir değil! 

21 Nisan 2022 Perşembe

schmetterling


Bu bahar, senin şehrinde, hatta sizin bahçede sana açmış bir kelebek (schmetterling) olsaydım...

Bahçeye, balkona her çıkışında omzuna, saçlarına konup seni koklasaydım...

Arılar misali ruhumun balını senin gibi enfes bir çiçekten yapsaydım ama hiç doyamasaydım...

Kelebek ömrümü hazan rüzgârları savururken yaprakları, son bir defa gözlerine b'akarak tamamlayıp, balkonundaki saksının kıyısında can verseydim!

Beni görseydin, pamuk ellerinle üzülerek alsaydın sıcacık avucuna... İlk kez dikkatlice bana bakıp iç çekseydin. Sonra o saksının içine gömseydin. Mezarım senin yaşadığın, kitap okuduğun, müzik dinlediğin, şarkı mırıldandığın balkonun olsaydı!
Ve sen bunu hiç bilmeseydin..!


20 Nisan 2022 Çarşamba

Toz kuyusu!


Arama motoruna "toz kuyusu" yazınca enfes bilgiler, kısaca aşk çıkıyor karşınıza...

Sahur programında Sevgili Fatih Çıtlak Hoca bahsedince, izlemeyenler en azından bu bilgiden mahrum kalmasın istedim. 

Ecdadımızın hem vakıf malına özeni, hassasiyeti hem de Peygamber sallallahü aleyhi vesselam Efendimize hürmetleri, aşkları, hasretleri...

Ve tabi vefat eden sultanların o kuyu suyu ile yıkanmaları...

İncelikler, hikmetler, sırlar...
Ve öğrendikçe artan cehaletimiz!

Allah azze ve celle
Sonsuz kudret sende...

Radyo dinlerken

"Kandırdık kendimizi 
Zaten olmazdı!"diyordu az önce radyoda çalan şarkıda...
Sevmiştik bu kanışı...
Uyanmak istemediğimiz bir rüyanın içinden şimdi hayat kâbusuna yuvarlanıp savrulduk!
Sevmiştik, aşinası olmuştuk "zaten olmaz" bu hikayenin...
Kanal değiştirdim. Başka bir şarkı: "Sevmek yok artık!" diyordu! 
Şu radyoda birbirini tevafuken takviye eden şarkılar kadar bile olamadık vesselam!

 

19 Nisan 2022 Salı

18 Nisan 2022 Pazartesi

Ne yapmalı beni!

"..sevemiyeceğin kalbe dokunma, davranış ve sözlerinle umut olma!"

En son söyleyeceğimi en önce söyleyeyim: O zaman müteşairlikten istifa edip, youtube kanalımdaki şiirlerimi falan silip hatta kendim de silinmeli yok olmalıyım! 

Kaldı ki herkes bilir bu adamı! Peşin peşin kendimi ifade eden biriyimdir. Politik, stratejik, planlı davran(a)mam. Zaten çıkarcı ilişkileri zerre sevmem!
Kimseyle evlenmem, kimsenin şehrine ziyarete, tanışmaya/buluşmaya gitmem diye söyleyip, altını kalınca çizdiğim halde nasıl hâlâ umut vermiş oluyorum? 
Misalen biri "bekleriz gelin" dese ben de nezaketen nasip demiş olsam, bu söz ve umut vermek midir?

Davranışlarım, burada annemle, kardeşlerim ve çevremle hep aynı. Kalbim dilimde... Herkese her şeye şefkatli olmak, kin tutamamak yapı taşlarımda var olan huylarımdan. 
Kırk yıllık Kâni olmaz ki Yani! Sevecen içten samimi ve çabuk da sinirlenebilen (saman alevi gibi de sönen) naif, kırılgan hatta çocuksu özelliklerimle, dürüst olma çabasında, zaman zaman zaaflarına yenilebilen, sade yaşam tarzı ile o şey tüyü varsa karşı cinse dokunan ben ne yapabilirim ki..? 
Herkes kadar benim de zaaflarım zayıflıklarım, günahlarım, tevbelerim var.

Geçmişte bir iki samimi olmak isteyen kişilere "alışmamak lazım" diye ikaz ettiğimde "bu ne ego özgüven!" şeklinde tepki almıştım. 

Bilerek kimseye zarar vermem, benim yüzümden birileri üzülsün, ''aşk acısı'' çeksin istemem! 

Bu kadar içtenlikle samimice özelimi buraya dökmeye mecbur değilken...

Ne yapmalı beni bilmem ki!






e) Hiç biri!

a)Israrcı olmak
b)Azimli olmak 
c)İnatçı olmak 
d)Kararlı olmak 
e)Hiç biri değilim!

Hayatta bir durak vardır. Bazı insanlar bir zaman sonra oraya uğrarlar. 
Uğrayınca da "hiç birini" bulamazlar! 
Hayata dair hedeflerini kaybetmişlerdir bir kere...

Israrla peşine takılacakları bir aşkları, 
Azimle ikna edecek sevgili için koşturmacaları,
İnatla direnecek bir yaşama tutunma,
Kararlıca yükselme çabasında karizma...
Makam, mansıp, mal-mülk...anlamsız çabalar zümresinden...
Haber beklenir, öteler ötesinden...




17 Nisan 2022 Pazar

Siz çırılçıplaksınız!

Kocalarınızın sizi birazcık bile kıskanmasına izin vermiyorsunuz!
En makul, en gerekli, en şart kıskanmalarında bile ya olay çıkartıyor ya da onların hakkı olan şeyleri "ceza" niyetiyle vermiyorsunuz!

Siz çırılçıplaksınız!
Hayır! Hayır!
Üzerinizde tabi ki elbise ile dolaşıyorsunuz!
Fakat siz "giyinik çıplaklarsınız!" 
Ve Müslüman olduğunuzu söylediğiniz halde, ego tanrısına secde ediyorsunuz!

Aynada gördüğünüzse Afrodit!

Teşhir tanrısına da gönülden bağlısınız! 
Şeytana yapacak iş bırakmamışsınız!
Mahremin, özelin esrarlı güzelliğinden bihabersiniz!
Ateşlisiniz!
Ateşsiniz!

Zaman o çok beğenip kölesi olduğunuz vücudunuzu yavaş yavaş sizden alırken, siz ısrarla estetikçi yardakçılarınıza, fitne(s)lere koşuyor koşuyorsunuz!

Güzele verilen emanet güzellik onun imtihanıydı, umursamıyorsunuz!

Hey! 
Ölüm ve yaşlılığa çare yok!
Kırışmış yüzde de makyaja mahal!
Sürüsünden mesul çobanınızı kurda teslim edeli çok oldu! 
Şimdi sıra sizde! 
Kurt kapıda!


15 Nisan 2022 Cuma

Titanik orkestrası gibi!

Uzun zamandır gezegeninizin halini, yani ahvalimizi meşhur Titanik filminin batarken çalan orkestrasına benzetiyorum! 

İnsanlığımız, ahlâki değerlerimiz, vicdan, sevgi/şefkat, saygı..İnsan hakları...batıyor!

Merhametsiz, başkasına hürmetsiz..!

Acımasız, hoyrat, zalim..!

Can emniyeti
Akıl emniyeti
Din emniyeti
Nesil emniyeti 
Mal emniyeti 
Bu 5 maslahat İslâmın mutlak korunmasını görev saydığı alanlar. (Detaylarına siz bakarsınız.) Uzunca zamandır bunlar da tehlike ve tehdit altında!

"Çoban annen ölmüş, bıraksana kavalı!" 
"Ben bırakmam kavalı, vah zavallı niçin ölmüş!?"
Halkımızın kestirmeden özeti. 
"Güneş batıdan doğuyor bak!" deseler, abdest alıp tövbeye, secdeye kapanacağımıza, resmini çekmeye koşarız!


14 Nisan 2022 Perşembe

Ay bana dedi:"Bu böyle biline!"


Sahur vakti. Gökyüzüne bir bakış. Dolunaya iki var. Saatlerdir orada öylece duruyor! İple bir yere bağlı olsa sürekli sallanırdı! Bir yere temeli de yok! Duvara da çakılmamış! 

"Yön yön sarılmışım, ne yana baksam!
Kim bu yüzü çizen san'atkar ressam..?" NFK

Kimdir onu orada boşlukta, aynı mesafede, sallanmadan tutup gecemize bir nur, ışığıyla bir ayet olarak indiren..? 

"Şayet o inkârcılara, “Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı yasalarına boyun eğdiren kimdir?” diye soracak olsan, hiç tereddütsüz “Allah’tır” derler. O halde haktan nasıl yüz çevirirler?" (Ankebut: 61)

Allah'ı ve sonsuz kudretini görmezden gelerek işlenen okul dersleri, TV belgeselleri de Rahmana karşı çok büyük nankörlük, ayıp ve vefasızlık ediyorlar! 
Yok ay güneşten ışığını alıyormuş, çekim/doğa yasaları bla bla..! 
Hikmetsiz ilim ve işte sonuç: Deistler, ateistler, ataistler Darwinistler!

"Köylü kadının" iman gözü o aya bakınca hayretler içinde SubhanAllah der... Okumuş o kadına istihza ile bakarak "cahil" der! Hakiki cahil kim, mahrum kim?  

Milyarlarca yıldır 150 milyon km. uzaklıktan dünyamıza hayat veren güneşi  galaksimizin gezegenlerinin merkezine yerleştirip hayat sebebi kılan Allah'ın şanı pek yücedir. 

Fizik/kimya kanunlarını ve sosyal hayat yasalarını koyan, hakimiyetin/mülkün kayıtsız şartsız tek sahibi Allah azze ve celledir. 
Bu böyle biline.





13 Nisan 2022 Çarşamba

dargınım!


Kendime dargın,
Sana hasret öleceğim..!


Elbette okuyorum!




Değerli mektuplarınızı tek tek elbette okuyorum da...çok gerekmedikçe  cevap yazmıyorum! 

Biliyorsunuz, bu mübarek fırsat ayına mümkün olduğunca odaklanabilmek niyetiyle blog dışındaki tek sosyal medya hesabımı da tatile çıkardım.

Sevgili Peygamberimiz (sav) Ramazan ayında kendini Allah'a affettirip, Onun rızasına erişemeyen gaflet ehli için Hz.Cebrail (as)'ın işaretiyle "yazıklar olsun" anlamına gelebilecek hadisleri malumunuz. 

Diyeceğim dostlar, Allah'ımız, bazı gün, gece ve ayları biz günahkâr kullarını affetmek için sebep/vesile kılıp, bizlere lütuflarını cömertçe sunmuşken, bizim hâlâ "oyunda" olmamızdan büyük aymazlık olabilir mi?

Sevgi, selam ve dualarımla...




Değişik!

Gün boyu oruç tuttun!
Azdan da çoktan da çok yolladın!
Akşam vakti sofranı kurdun!
İftar sevincine hazırlandın!
Sofranda yiyeceklere mutlulukla odaklandın!
Rabbin rızasını umup aradın!
İftarını ilahi bir nida "imsak!" diye yasakladı!
Taamı geç, sudan bile uzaklaştırıldın!
Yeni bir niyetle yeniden oruç kuşandın!
Sor hadi nefsine niçin bozuldun?
Sor hadi kendine, şaşkın mısın?
Böyle bir imtihanla zorlanır mısın?
Seni kalbine kadar görene ıssız, darılır mısın?

Duamız olsun: Allah'ım, imtihanımızı kolay, sabrımızı kâfi, akibetimizi hüsnü hayr eyle!
Dünyada ve ukbada bizi rüsvay eyleme! 

Alla hümme salli ala seyyidina Muhammed.  Amin.



12 Nisan 2022 Salı

kalbimde açan!


Buralarda her şey değil, tek bir şey olmayacağına vardı hep..!
Sana sarılıp, kokunu içime çekmek,
Gözlerinde kaybolmak,
Ellerini avuçlarımda saklamak gibi...
Sanki ben kuzey kutbunda, sen ortadoğuda idik..!
Bu yüzden mi karşılıklı çay içip, sohbet edemedik?
Her şey olacağına vardı da bir tek şey olmayacağına...
Bir ben sana varamadım kalbimde açan yaram..!

11 Nisan 2022 Pazartesi

yağmur


Edebi bir şey beklemeyin, zaten o edebiyatçıların ve dahi şairlerin icra eyledikleri san'at..!

Hele ki başlığa bakıp "Yağmur" üzerine şiir hiç beklemeyin. Nurullah Genç'den sonra "Yağmur" şiiri yazmak cesaret işi!
Şu an itibariyle (04.47)  yağmur başladı. 

Pencereyi açtım, öyle güzel ki...
Sessizliğin üzerine sessizce yağıyor...

İçimden şu cümle geçmişti:
"Yağmur hâlâ mis gibi kokuyor! Demek ki hayata dair umutlu olmak için harika bir sebebimiz daha var..." 

Ve işte sabah ezanları da o yağmur tanelerine karışmaya başladı...
Güzel kokular çoğaldı.



9 Nisan 2022 Cumartesi

Aşk mı nedir?


Yüzlerce tanımı yapılmış. Bu blog yazarı da geçmişte farklı tanımlamalar yapmış olabilir. Bu da en son versiyon olsun: 

Aşk, mahrumluktur!
Ne kadar mahrumsan o kadar çok seversin...
Ne kadar çok seversen, o kadar çok istersin...

Aşk, çaresiz kalıştır!
Her türlü imkân içinde, imkânsızlığın dibinde birikmiş göz yaşlarıdır...
Ne kadar çaresizsen, o kadar çok birikmişin var demektir...


8 Nisan 2022 Cuma

o durak!

Ömründe bir durağa (yaşa) vardığında, dur! 
Çok koştun! 
Nefeslen ve geriye dönüp bir bak! 
Gördüklerin kalbini üzmüyorsa şükret! 
Üzüyorsa, ümitsiz olma! Kaldır başını ve yeniden başla! 
Unutma hâlâ toprak, damın olmadı!

7 Nisan 2022 Perşembe

kimi..!


Kimi dua, sevap...
Kimi yakıcı azap,
Kimi de gözyaşı biriktirip geldi geçti bu dünyadan..!




oruç bize..!


Oruç bize ne kadar çok kitap okumuş olursak olalım; ne çok cahil olduğumuzu da gösterir!

Kibrimiz de sinsi bir düşman gibi o cehaletin içinde saklıdır! 

Oruç, görmesini bilene, kişinin kendisini gösteren parlak bir aynadır ki asla yalanı yoktur!

 

6 Nisan 2022 Çarşamba

Rikkat dikkat!

 "İnsan insanın kurdudur!" deyip,
Bize hep dikkatli olmayı salık verdiler!
Rikkatli olmayı benimsetseydiler, dikkate ihtiyacımız olmayacaktı!


4 Nisan 2022 Pazartesi

Şair değilim [3]

Bazen,  bazı şiirler diğerlerinden daha fazla iz bırakır. Bu da öyle olmalı ki 3. kez bir başka sevgili arkadaşım tarafından yorumlanmış oldu. Kırık kelimelerim sesinizle hayat buldu, çok teşekkür ediyorum.




3 Nisan 2022 Pazar

inziva içinde inzivayı aramak!


Sanki hüzün gözlerinden almış rengini ya da tersi...

Neyse konu bu değildi.

İnsanlarla daha çok kaynaşmaktır son 10 güne varana dek bu mübarek ay... Ama ömrü inziva olanlar için bunu başarnası kolay değil..!

Bu ara bloğum dışında daha çok içimdeyim! 
Dostlarla selamı sabahı da affını dilerim...

Dedim ya nicedir içim bir selam bekler, bir sabah ister ki doğan güneş önceki hiç bir güneşe benzemesin!
Gelen akşamlar rüyalara aralansın, müjdeci rüyalara...
"Sabret, çoğu gitti azı kaldı!" diye teselli edecek rüyalara...

Aslında buraya da mola verecektim lakin serde yazıya tutku var, terapim!

Orucu incitmezsek kazanç büyük! Öyleyse ciddiyet, ihlas ve gayret! 

Her gelecek yakındır ve her gelen mutlaka gider!



Allah hayır etsin!

''Kelebekler kovalasın seni...
Kelebekler öpsün kalbinden...''
Renkli bir rüya içinde gördüm seni
Gökkuşağına bakıyordun,
Dokunmak için...!
Merak ediyordun soğuk mu sıcak mı?
Kokusu var mı diye!
Sonra gönlümün kırlarında 
Uçar gibi koştuğunu gördüm...
Özgürlüğe kanat açmıştın...
Kelebekler takılmıştı pelerin gibi, 
Omuzlarının hizasına...
Mutluydun, mutluydular...
Seslendim onlara
Çünkü ben erişemiyor,
Erişemezdim sana hiçbir zaman...
''Öpün onu dedim,
Öpün kalbinden...


2 Nisan 2022 Cumartesi

1443 defa hoşgeldin!


Hoşgeldin, hasretini çeken gönüllerin baharı/bayramı şehri Ramazan...
Sevincimiz olduğun gibi, kazancımız da ol!
Bunalmıştık, nefesimizsin. 
Yorulmuştuk, dinlencemiz ol..!
Her anı idrak edilesi, agâh olunmadıkça perdesini aralamayan...
Gidişiyle hüzün, gelişiyle sevinç ve huzur duyulan...
Hoşgeldin, sefalar getirdin...