Bu ne harç ne de inşaat, ben de usta değilim!
Şöyle çevirirsek olur;
Bu aşk ve kalbi inşa, ben de aşka sevdalı bir adam.
Bitmez yani...
Leyla cismen gitti diye,
Mecnun mecnunluğundan mı vazgeçecek..?
Geçerse ona Mecnun demezler...
Hem daha sınıf atlayıp meczub olacağız, dur bakalım.
Yoksa sen aşkı alışveriş mi sandın?
Versene oradan 2 kilo aşk, 1 kilo da meşk!
Belki de menfaatlenme sandın!
Köşebaşı yosması mı ruhun senin!
Aşkı, şehveti söndürmek diye yaftalayacaksan kaybol!
Sadede gelirsek;
Leyla evlenir, muradına erer, (o murad bu Murat değil bu arada) onlar çıkar kerevete (kerevit değil, o zavallı hayvanı yiyen yamyamlar ayrı bahis)
Kerevet: Tahtadan yapılmış yüksek sedir veya divan anlamına gelir
Geçmişte evlenen çiftler bu kerevet üzerine oturtulur, davetliler de onların mutluluğunu paylaşmak için bu yüksek yerin etrafında toplanırdı.
Kerevetle nasıl da konuyu dağıttım bi güzel haha üstüme yoktur eğer istersem... Ah bir de kereviz var, pek lezzetli olur:)
İyi de onlar muradına erince biz geride kalanlar ne için çıkıyoruz o sedire, özenç mi, bir umut mu hahaa yine salaklığım tuttu.
Canım safım, unuttun yine adı üstünde masal bu masaaal...
Bir Rüveyda masalı...
Ne yaparsan yap, o masalın içine giremezsin. Kaydet bunu o yorgun beynine!..
Dibin notu: Sürçü lisanım kasıtlıdır, hele ki ilk yazdığım gibi yayınlasaydım, bu adam ne içti ya da kafasını nereye çarptı derdiniz.
Siz yine de her zaman mazur görünüz efenim...