Kısa süre için kanalıma da attım. Oradan ses olarak indirmek istiyorum, başka yol bilmiyorum da...
Fon müziğini Suno'da yaptım, çok güzel bir fon yaptık zilliyle:) fon kışkırttı okumam için, yoksa okumak aklımda yoktu. Yeniden bulaşmış oldum Suno'ya...
*
Annemle bazen tatlı şeyleri kaçırınca; "içkimiz mi var, kumarımız mı"der (bir Suno, bir bloğum var yalnızlığıma arkadaş) basardık kahkahayı. Ben kilo bahsi geçince espirinin dozunu acımasız bir ironiye yükseltip:
- Bırakın kadını ne istiyorsa yesin, şişman ve mutlu ölsün! derdim. (Pisim kabul)
İyi ki de öyle yapmışız. Sevdiği şeyleri hiç kısıtlamamıştım anneciğimin. Derdi ki:"Bu evde en çok ne hoşuma gidiyor, biliyor musun?" Ne diye sorardım.
"- Akşam oturmalarımız, çay sefalarımız, senin sunumların." derdi. Kalkar şılap diye öperdim. Ona gündüz göstermeden buzdolabına zula ettiğim sürpriz tatlıyı servis edince, çocuklar gibi sevinirdi. "Bunu ne ara aldın, hiç görmedim. "
Aklımda bunları yazmak yoktu, yine parmaklarımın duygularımla işbirliğinin kurbanı oldum.