23 Temmuz 2017 Pazar

Eskici..!

Bizim buralarda hâlâ ''eskici''ler el arabalarıyla sokak aralarında ''eskiler alıyorum eskici'' diye bağırarak dolaşırlar.

Bizim buralar, iyi halli olanların az, orta halli olanların çokça ikâmet eylediği yerlerdir.

Bizim buralarda fakir insanlar ''ibret nazarlarına'' numunedirler..!

Bizim buralarda, yüksek katlardan sokak ve caddelere bakmak, bakarken, elinde balta ile kara-kışa karşı, tahta parçası kesmeye çabalayan çilekeş kadınları görmek, gönle şükür sebebidir.

Bizim buralar, denize uzak ama martılara, martı çığlıklarına çok yakın yerlerdir.

Bizim buralar şiire yakın, şairlerden mahrum yerlerdir.

Bizim buralar eski insanların, insanlığımıza kalın çizgilerdir.

Yanımdan geçerken eskiciye selam verip, iyi dileklerde bulundum. Allah razı olsun'u kaptım. ''Beni kaça alırsın'' diyecek oldum, sonra bu sıcakta ekmek derdine düşmüş adamı yok yere sinirlendirmeyeyim diyerek apartman kapısını açtım. Kelepir fiyatına alacaktı oysa...

Bizim buralarda apartmanlar ile iki katlı kâgir evler yan yanadır. Hatta dışı sıvasız kırmızı tuğlalı evler bile, tarih gibi, maziyi çarparlar unutkan suratlarımıza.

Bizim buralarda sokak satıcıları, hafta sonları ''kahvaltıya'' simitçiler, sizin evdeki durumunuza aldırış etmeden Barış Manço şarkısı gibi :

''Domates biber patlıcan  
Bir anda bütün dünyam karardı bu sesle sokaklar yankılandı 
Domates biber patlıcan 
......
Göz göze geldiğimiz o anda 
Sanki dilim tutuldu bir anda konuşamadım karşında 
....
Tam elini tutmak üzereyken aşkımı itiraf edecekken 
Sokaktan gelen o sesle yıkıldı dünyam..''  çığırırlar ekmek davası adına bestelerini...

Bildiğim kadarıyla, merhum  İstanbul- Kadıköy'de yaşadı, demek o yıllarda da, seyyar satıcılar o semtlere uğruyorlardı.

Çok hızlı akıyoruz zamanda, hep birilerinin aramızdan ayrıldığına şahit oluyor ya da duyuyoruz. Eskidikçe vefasızlığın rengini daha net görebiliyoruz.

Eski insanlar,eski yıllar,eski şarkılara karışıp,eskimeye yüz tutmuş albümlerde küflenmeyi bekliyorlar.

Eskici..!
Bir daha buradan geçerken daha çok bağır,haykır ''eskici'' diye, ''eskiler alıyorum''diye...Yoksa bizim ne eskiyi ne de eskimişliğimizi anacak mecalimiz kalmadı !

''Eskici eskici, alsana beni !
Çok para etmem korkma, alsana beni..!
Eskici eskici, götürsene beni !
Kadir kıymet bilen o eski yıllara...!''  diye iç çekerek daire kapısında maskemi taktım.