2 Mart 2025 Pazar

Küllerinden doğan tüm deli anka'lara.../Griye göç


https://youtu.be/Ncj3ZD1kGLo?si=XTh0bufJ3AaU73y6

Derinlerin ve deliliğin şairesi Kanarya Banu Dağ Hanımefendi'nin şiir ötesi kanalı şiirin tonlarıyla dolsun...

Şahsen bazı yerlerini sağlam anlamak için, terzinin dikiş makinesini bir ileri bir geri çalıştırması gibi, tekrar okuyup üzerinde tefekkür etmek durumunda kalıyorum. (Kültürüm, idrakim acze düşebiliyor)

Seslendiren arkadaşı da çok başarılı buldum, bu işi biliyor. Emek vermiş...

*

Şiir, edebiyatın en zor bölümü ve vefadan beslendiği halde en vefasız alanıdır diyebilirim. Bir makale gibi okur geçerseniz böyledir. 

Uzun destansı şiirden iki mısra:

"Uyansa bir seher vakti kör!
Ne değişir karanlığından?
Delirmeden çıkılır mı bu yokuş
Bıçağın en keskin tümseğinde..."

"Kendi kendine konuşur, böyle şâir; çayı soğur!
Kahvesi tek kişiliktir, onu da şiir içer..."

Haksız mıyım, üzerinde durup, öylece donup kalmıyor musunuz? 
İki damlanızda mı yok, şiire yağmur olsun? 

Kıskandığım şiirler etiketine ekleyeyim.
Ve tabii ki kanala abone olduğum.


1 Mart 2025 Cumartesi

Orada ben gibi bir başına


Penceremin tam karşısında...
Orada ben gibi bir başına.
Bilimsel ismi varsa da umrumda değil!
Ben ona çoktan bir isim verdim...
En çok mutfaktayken gözgöze geliyoruz...
Ne o sesleniyor, ne ben bir şey diyebiliyorum...
İç çekiyorum derin derin.
O hep orada, sanki hep aynı noktada.
Öyle sadık, öyle suskun, öyle pırıl pırıl göz kamaştırıcı ve kafa karıştırıcı...
Sonra bu hallerinden Murat suçlu, Murat haksız! 
Murat yavaş yavaş deliriyor!
Seviyorum onu...
Sadakatle bizim kata, bana bakışını...
Zaten benden başka onu fark eden de yoktur...
İnsanda irili ufaklı ekranlardan, gökyüzüne, yıldızlara ve aya bakacak hal mi bıraktılar...
Böyle kaotik bir zamanda, o gökyüzünde okyanusta bir adacık, aşk abidesi gibi...
Başka şehirlerden de görülüyor mu acaba? 
Görülmesin!
Benden başka kimse onu görmesin.
Bir o kaldı bana sadık, bir de ölüm...
Bu bana çok görülmesin...