2 Ekim 2026 Cuma

Sessizlik [31]

Sen susturdun dilimi... 
Halim, avazların makamlarından nağmeler devşirmede... 

Gözlerim, sessizliğin parmaklıklarının ardından, mecbur kalmadıkça bakmıyor şu gürültüden ağırlığı günbegün artan
şaşkın gezegene... 

Sen susturmadan önce böyle değildim! 
Sessizce yanağıma dokunacak bir gölgeni ne çok aradım bir ömür beyhude yere... 







Snapchat dismorfofobi

Bunu yapanlar farkında değiller ama estetik ameliyat ve botoksa göre masrafsız olsa da filtreli güzellik hastalığı diye bir tanı var: Snapchat dismorfofobi, bedensel algı bozukluğu. Kendisiyle barışık olmama hali... 

Kendilerinden fiziken (aslında ruhen) memnun olmayan insanların, mutsuzluklarını giderme eylemi olarak, ilk önce kendilerini ve sonra da takipçilerini kandırma hastalığı... 
 
Kendimizi, yiyip içtiklerimize kadar her şeyimizi paylaşıyor, beğeniye ilgiye sunuyoruz! Niçin? 
Evet niçin? Bunu kendimize sorup, üzerinde ciddi düşünüp, net ve dürüst cevaba ulaşmak, ruh sağlığımız açısından önemli. 

Bu hastalık, maddi sorunu olmayanlarda estetik kliniklerinde, plastik cerrahlar eliyle, beğendiği kişiye benzeme garabetine kadar varabiliyor. 

Aklıma Michael Jackson geldi. Faşist Amerika'da beyazlarca hakir görülüp aşağılanan sosyokültürden gelen bir ünlü olarak beyazlamak için defalarca operasyon ve tonla para harcayıp, sonuçta çirkinleşerek bu dünyadan gitmişti. 

Yeğenim geçenlerde bir fotoğrafımı göndermiş, yüzümdeki ben yok, kaşlar alınmış, çizgiler minimize vb. O fotoğraftaki doğal olmayan adam tabii ki hiç içime sinmedi. Olumlu tepkimi görmeyince de biraz şaşırdı. Ben de ona doğal olmanın en güzel şey olduğu konusunda kısa bir konuşma yaptım. 
Bu işler zaten öncelikle oyun eğlence olarak başlıyor, zamanla ruhumuza nüfuz ederek hastalığa dönüşüyor. 

Sonuç olarak, ruhunu kaliteli bir güzelliğe ulaştırmayı unutan dünya insanın zavallı hali çıkıyor ortaya...