Tabii ki kitabım geldi ve bir nefeste bitiverdi, doyamadım. Daha tekrar okurum nasipse.
Bu, maddi hacmi küçük, 100 sayfayı bulmayan kitap, bizlerle paylaştıklarıyla manada hacimsiz bir derya...Allah makamını âli eylesin, Mustafa Devati hazretleri kuddise sirruh, bu kitabı yazmakla biz avama büyük lütufta bulunup, kerem eylemiş. Büyük bahşiş doğrusu.
Hani Hazreti Mevlana gibi zatların hayatlarını dışarıdan biraz biliriz ya...
Herhalde her insan, onların iç dünyalarında yaşadığı manevi halleri sırları merak ediyordur...
İşte bu kitap ona kapı aralıyor...
Nasıl bambaşka bir dünyada bambaşka şeyler yaşadıklarına şahit oluyor adeta yaşıyorsunuz.
Şunun altını kesin olarak çizeyim: Fantastik/epik filmlerde gördüğümüz, bazılarımıza saçma gelen o olağanüstü şeylerin hepsi gerçekte var olan/olabilecek şeyler...Çünkü olmayacak bir şeyi Allah insana hâyâl ettirmez. Hâyâl ettiğimiz her şeyin, (her sözün, fiilin) başka bir alemde mutlaka karşılığı var...
El İbriz kitabından sonra, manevi halleri bu derece açık eden ikinci bir eser bu oldu benim için.
Hani onları gözleri kapalı görüyoruz ya, onlar o anda müşahede aleminde geziniyorlar.
Ve hergün hatta her an ya mürşidleri, ya Sevgili Peygamber sav Efendimiz ya da Alemlerin Rabbi'nin hitabıyla mânâ aleminde seyrü sefer yaparak ruhlarının kemalatı tamamlatılıyor. Bunları kitapta görebilirsiniz.
Allah dostlarına mesafe, zaman, mekân bizim gibi değil! Boyut değişiyor. Ruhun, o eğitimden sonra var olan kabiliyetleri açığa çıkıp, ruh bedenin yükünden, kafesinden dilediği zaman, -Allah'ın lütfuyla- kurtulup, müşahede aleminin okulunda okurken sınıf atlıyor.
Öyle bir noktaya geliyor ki dünya içindeki olaylara ya da bir insana tasarruf edebilme kudreti veriliyor.
O Hz.Mevlâna'ların kapısında talebeler boşuna boyun bükmüyorlar. Ve o pirler de o yetkinliğe erişmeseler, onca insanın derdine derman olamazlardı...
Bu meydanda söz çok. Zaten söz bizde, işin aslını yaşamak onlarda. Biricik sermayemiz: "Kişi sevdiği ile birliktedir." hadisi şerifinin müjdesi. Onları çok seviyoruz.