Saatler hoyrattı o gece.
Vakti bölüp bölüp yüzüme attılar.
Her tik takta biraz daha eksildi ömrüm, kalbimi daha da çoğalttılar.
İhanet, sadakatin boğazına çökmüş bir kış gibiydi.
Ne kadar doğrulduysa kalbim, o kadar derine bastılar.
Bir ırmak geçiyordu içimden, divane bir ırmak...
Denize değil, kaybettiği membaya akmak ister gibi.
Kim bilir kaç vakitsiz gömü yaptık aynı göğün altında.
Birine bir umut,
birine bir çocukluk,
birine yarım kalmış bir dua.
En çok da henüz ölmemiş şeyleri gömdük.
Şimdi gece, kendi küllerini sayıyor sessizce.
Ben ise, içimde hâlâ yürüyen o divane ırmağın kıyısında,
bir tek şeyi düşünüyorum:
Bazı yangınlar söndürülmediği için değil,
emanet edildiği kalpte fazla sadık kaldığı için büyür...
Kanarya Banu Dağ
*
Saat: 22:00 itibariyle...
Değer verip geliyorsunuz.
Teşekkür ediyorum.
