Size çok önemli, mihenk taşı olacak tarihi bir olayı kısaltarak nakledeceğim.
Malumunuz Uhud savaşı esnasında Ashabdan biri “Ya Resûlullah! Şu yiğidi görüyor musun ne kahramanca savaşıyor! O senin halanın oğlu Abdullah’tır” deyince, Hazreti Peygamber (sav), “İnşallah o cennetliktir” diye buyurur.
Sahabe meydanın diğer tarafına bakar. Bu defa başkası, “Ya Resulallah, şu da Hâris’in oğlu Kuzman’dır. Dokuz müşriki yere sermiş ve yaralı halde hâlâ çarpışıyor. Bu ne yiğitçe bir vuruşmadır ey Allah’ın Resulü” derler. Fakat Peygamberin mübarek yüzünün rengi değişir, kaşlarını çatarak “O cehennemliktir” diye cevap verir!..
Sahabe, Hazreti Peygamberin bu sözlerinin hikmetini anlamadıkları için bir hayli şaşırır. Savaşın sonunda, İbni Katade ağır yaralı haldeki Kuzman’ın yanına vardığında “Ey Kuzman, sana müjdeler olsun. Bu meydanda Allah ve Resulü uğrunda kılıç sallayıp vuruştun, ne mutlu sana, eğer ölürsen inşallah cennetlik olacaksın” sözleriyle onu müjdeler.
Fakat Kuzman, o vakte kadar kalbinde sakladığı niyetini şu sözlerle açığa çıkarır: “Ey İbn-i Katâde, beni buraya getiren ne Allah’ın dini ne de Muhammed’in (sav) şerefiydi; Ben buraya sadece Medine’nin hurmalıklarını savunup korumak için gelmiştim” der. Bir de savaşa gitmiyor diye kadınlar Kuzman'a;"Senin bizden farkın ne?" demeleri gururuna dokunmuştu.
Nihayet o çok ağır yaralı durumda çektiği acılara dayanamayan Kuzman bir ok alıp kendi kalbine saplayarak intihar eder!
Allah’ın, açığa vurulanı da sinelerde gizleneni/niyetleri de bildiği ayetlerde beyân edilir. (Neml/74, Al-i İmrân/29, Kasas/69, Mülk/13-14 )
"Allah sizin mallarınıza ve şekillerinize bakmaz; fakat O sizin kalplerinize ve amellerinize bakar." hadisini de hatırladıktan sonra...(Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9)
Medine'yi/ülkesini kurtarmak için savaşa gelen Kuzman'ların ortak özelliği,şu şekilde özetlenebilir:
"Savaşırım, lider, son padişah olurum. Savaş kazanılınca, idareyi ele geçirip ülke rejimini, yasaları dilediğim gibi değiştirir, Peygambere uyumlu yasaları dönüştürürüm.
Öyle bir eğitim sistemi temellendiririm ki, benden sonra yüz yıllar da geçse bana ve getirdiğime itaat aynen ben hayattaymışım gibi devam eder! Onların Kuzman'ı, kahramanları olduğum için, beni ve yapıp ettiklerimi sorgulayanlar azınlıkta kalır ve birbirleriyle fikri çatışma içinde yaşarlar! Öyle hale gelirler ki, Peygamberlerinden önce benim getirdiklerimi dikkate alırlar! Beyinlerini çok iyi yıkadığım için, kutsallarına hakaretlerimi bile görecek halleri kalmaz".
Kıyamete kadar dünya, Abdullah'lar ile Kuzman'ları görecektir. Bir yerde Firavunlar, diğer hak safında Hz. Musa'lar (as) olacaktır. Bunların arasında da Firavun düzeni için çalışan Müslüman kılığındaki kripto münafık Übey b. Selül'ler...