14 Ekim 2026 Çarşamba

Üsküdar notları 5

Deniz karşımda dalga dalga çırpınıp dururken, 
Gökler masmavi sonsuzluğa uzanmışken, 
Neden gözlerim son nefesini vermekte olan bu küçüğe takılı kaldı..? 
Ağacın altı insan kaynıyordu ve  o insanların o ağacın sekeratından haberleri yoktu! 

* 

Bazen arkadaşlarla Üsküdar'dan Beykoz'a kadar bisikletlerimizle gider gelirdik. Acıkınca sahilde oturur, yanımızda götürdüğümüz kayıntılarımızı yerdik. 

Üsküdar'a her gidişimde anılar karşılar beni... 
Sancısı, acısı kurumuş anılar... 

Balıkpazarına da mutlaka uğrar, annemin siparişlerini; balık/kıyma, kıvırcık salata vb alıp eve götürdüğüm zamanları yaşarım. Balıkpazarı da yıllar içinde değişti. Balık lokantaları çoğalınca o eski ışıltılı düzen yok oldu! 

Doğancılar parkı, Üsküdar lisesi yıllarımın, içinde sessiz bir köşe aradığım ayrı bir sayfa... 

Çabuk büyümüştüm bu şehirde... 
Ben istemeden, bana sormadan büyütmüştü hayat beni, vaktinden çok önce... 
Galiba zayıf omuzlarıma erkence binen ağır sorumlulukların yorgunu olarak, şimdilerde yalnızca kendi sade, küçük yaşantımın sorumlusu olarak, yalnızlığımın sefasını sürüyorum. 

Güzeldi uzun aradan sonra Üsküdar'ı solumak... 

*

Yardım derneği iban kısmını niçin kaldırdığımı merak eden olursa; kadim prensibim geldi aklıma: "Akçalı işlerden uzak dur, aracı, kefil olma."