21 Aralık 2016 Çarşamba

Ah erkekler vah erkekler!



Ah erkekler vah erkekler! 
Nerede o eski şanlı günleriniz. 
Belki de küçülüşünüz, kaşlarınızı kadınlar gibi küçülttüğünüz gün başladı! 
Erkeğe kaş almak yasaktı ama dinlemediniz! 
Saçların bir kısmını kısaltıp, tepede bir taskafa haller de dince kınanmıştı ama bilmediniz! 

Ah erkekler vah erkekler! 
Hangi ara değişik bir versiyon oldunuz! 
O yarı çıplak kadınlar sizin olduğunuz evlerden mi çıkıyor? 
Her yeri belli ve açıkta o açık saçık kadınların kocaları siz misiniz? 
Artık karılarınıza sözünüz, hükmünüz geçmiyor mu? 
Bir küçük saadet için düştüğünüz şu halinizi size kim nasıl haykıracak! 

Ah erkekler vah erkekler! 
Evlilikler, birliktelikler sürsün diye size ait o güzelim özelliklerinizi feda ettiniz! 
Kadınınızı hiç mi kıskanmıyorsunuz? Kıskansanız bile gereğini yapamıyorsunuz! 
Eskiler karılarının gözlerine yaban göz değmesin diye titizlenirlerdi. 
Vallahi bu güzel dinin güzeller güzeli Peygamberinin, o uyduruk kızıldereli saçlarınız ve kadınsı kaşlarınız için lanet ettiğini, eşlerini kıskanıp gözetmeyenleri sevmediğini
benden duyun o zaman! 
Peygamber ve meleklerin laneti, insana bela olarak yetmez mi? 

Ah erkekler vah erkekler! 
Acınacak hallerdesiniz! 
Ahiretinizi yakmayın! 
Açın o gafletteki mahkum ruhunuzun aymaz gözlerini de bir kendinize gelin, ölüm var! 

Ah erkekler vah erkekler! 
Mecburen (!) çalışan ekonomik özgür kadın, nicedir sizi de evi de yönetir oldu.
Bu sert ültimatom ile belki sizleri biraz sarsar da toparlanmanıza sebep olur desem de bu saatten sonra bilirim zor! 
Bana "yuvamız mı yıkılsın" diyerek adamlıktan istifa ve iflas ettiğinizi çaresizce itiraf etmiş olacaksınız! 
Kadınlarınızı memnun ederken, ıskaladığınız bu dinin Rabbini gazaplandırmış, Peygamberini gücendirip, darıltmış olarak ölmekten korkmaz mısınız?  

Ah erkekler vah erkekler! 
Zavallı, biçare, esaret altında zarar bir dünya hayatı yaşayan erkekler! 

Ve siz kadınlar! 
Size uzun konuşmayacağım! 
Niçin eskiler gibi, süsünüzü, dekoltenizi yalnızca evinizin içinde, ait olduğunuz kocanıza gösterip, sunmak sizlere yetmiyor? 
Canım, cicim, aşkım dediğiniz kocalarınızı gerçekten sevip, şefkat ve merhametle düşünmüş olsaydınız; bu haddi aşan hallerinizle cehennemin kıyısına çekmezdiniz!


Not: Bu yazı, kesinlikle bir kınama, hor görme yazısı değildir. İyiliğe sevk etmek, zarardan koruma amaçlı yazılmış olup, üzülmüş bir kalpten taşanlardır.