31 Mayıs 2019 Cuma
Düşündürücü değil mi?
Sizce de düşündürücü değil mi? Canımızın (nefsimizin) izin verdiği kadar Müslümanız.
Ramazan-ı Şerifin son cuması ve Kadir gecemiz mübarek ola, dedikten sonra, aynı minvalde gelen sorulara buradan cevap vereyim:
Bendenizi az tanısaydınız o hesaplarla sadece isim benzerliği olduğunu anlamanız gerekirdi sevgili dostlarım! Facebook hesabımı Ramazan dolayısı ve kitaba yoğunlaşmak adına dondurmuştum, nasipse bayramda açacağım.
Kitap demişken, hayır vazgeçmiş bir halim yok, malum kitap kalıcı, bir kez yayınlandı mı, blog gibi hataları düzeltme şansım yok, mutlaka çıkınca da şuraya şunları ekleseydim...vs. gibi şeyler hep olacak ama bunun adı tekâmüldür zaten.
Twitter'in bana göre olduğunu düşünmüyorum, bir ara vardı kapattım, politika ile uğraşmayı sevmiyorum.
Selam ve sevgilerimle...
30 Mayıs 2019 Perşembe
''Bilinçli aptal!''
Annem haklıydı!
Bilinçli bir aptaldım!
İçimde bir çocuk saklardım.
Çok çabuk kanardım!
Annem anlardı!
İçimde bin acı saplıydı!
Yine de akıllanmazdım!
Sonra gönlümde ağlardım!
*
Maille sormayın diye not düşeyim: ''Bilinçli aptal'' nasıl oluyor diyenler çıkabilir.
Bir kaç türü var efendim, bu saatte aklıma geleni ise; karşınızdakinin ne yapacağını önceden bildiğiniz halde, ona emek, zaman, sevgi, ilgi sunmaktır.
Verirsiniz neyiniz varsa... Sonra o, bir çırpıda hepsini heba eder, yerle yeksan!
Siz de ''şey'' gibi kalır, ''Hak ettim!'' dersiniz...
Bir yalana herkes kanabilir. Bin yalana hiç kimse!
Oysa insan bir kere aldanabilir.
Aynı şeylere yine kanmak, ''aşırı ve yersiz merhametten maraz doğar'' ile kayıtlanmış hâldir.
Siz, siz olun denenmiş şeylerin kötülerini, sizi üzenlerini tekrar denemeyin!
Beyninizin sağ tarafı, duygusal ''temporal lob''mu her ne karın ağrısı yok kalp ağrısıysa o kısmı çok fazla ya da sürekli kullananlardan olmayın. Elbette tamamen sol kısmı kullanın da demiyorum ama teraziniz mantığı kullanan tarafa daha yakın olsun yine de...
Yoksa, şarkıda geçtiği gibi: ''Kendine kalıyor insan eninde sonunda...'' (Candan Erçetin)
Bilinçli bir aptaldım!
İçimde bir çocuk saklardım.
Çok çabuk kanardım!
Annem anlardı!
İçimde bin acı saplıydı!
Yine de akıllanmazdım!
Sonra gönlümde ağlardım!
*
Maille sormayın diye not düşeyim: ''Bilinçli aptal'' nasıl oluyor diyenler çıkabilir.
Bir kaç türü var efendim, bu saatte aklıma geleni ise; karşınızdakinin ne yapacağını önceden bildiğiniz halde, ona emek, zaman, sevgi, ilgi sunmaktır.
Verirsiniz neyiniz varsa... Sonra o, bir çırpıda hepsini heba eder, yerle yeksan!
Siz de ''şey'' gibi kalır, ''Hak ettim!'' dersiniz...
Bir yalana herkes kanabilir. Bin yalana hiç kimse!
Oysa insan bir kere aldanabilir.
Aynı şeylere yine kanmak, ''aşırı ve yersiz merhametten maraz doğar'' ile kayıtlanmış hâldir.
Siz, siz olun denenmiş şeylerin kötülerini, sizi üzenlerini tekrar denemeyin!
Beyninizin sağ tarafı, duygusal ''temporal lob''mu her ne karın ağrısı yok kalp ağrısıysa o kısmı çok fazla ya da sürekli kullananlardan olmayın. Elbette tamamen sol kısmı kullanın da demiyorum ama teraziniz mantığı kullanan tarafa daha yakın olsun yine de...
Yoksa, şarkıda geçtiği gibi: ''Kendine kalıyor insan eninde sonunda...'' (Candan Erçetin)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

