Ve ben, hangi kapıyı açsam karşıma kendim çıkıyorum.
Meğer bazı vedalar insandan gitmezmiş.
Bu hikâye de burada bitsin.
Yalnız bir şeyi merak ediyorum:
İnsan, son kuşunu da uçurduktan sonra göğsünü neye yuva eder?
Ben de şaşıyorum:
kaç kere terk edilir
kendi göğsünden?
Kanarya Banu Dağ
"Meğer bazı vedalar insandan gitmezmiş."
Belki de bu, bazı insanların, bazı vedalara sevdalanmasıdır...
Vedaya sebep olan gitmiştir ama sen o vedanın girdabında sadık bir Kıtmir gibi, mevlevi dervişi gibi döner durursun...
Buna bir ah çekilir!
Birileri vadesi dolmuş zannederken sen vadenin süresiz uzayan gölgesinde bir hicranın sefasını sürersin... El ne bilir, göz ne anlar...
*
Herkes heybesinde olan kadar okuduğunu anlarmış. Bir KBD şiiri okurken ruhumda mayalananlar...
Ve
Geçenlerde bir okurum; " Size şaşırıyorum, Kanarya Banu Dağ şiirlerini hem Kıskandığım şiirler etiketinde paylaşıyor, hem de sizden çok iyi bir kalem olmasına aldırmadan bloğunuzda yer veriyorsunuz! " demişti.
😇
İşte iddiasız olmanın, kişinin kendisini, sınırlarını tanımasının vermiş olduğu huzur...
Kıskandığım şiirler, imrenme anlamında, yani fesat, çekemeyen bir ruh hali değil efenim.
Bendenizin şiire benzerleri azdır, bari bloğuma uğrayan dostlar arada şiir gibi şiir de okusunlar...
Çok şükür kompleksim yok.
İnşallah en korktuklarımdan kibrim de yoktur.
Bana müteşair tesellisi yeter de artar...