26 Ocak 2018 Cuma

Tolstoy'un Peygamberimizi övdüğü için uzun yıllar gizlenen kitabı.


Kitabı okuduğum yıllarda elimde gören birisi büyük şaşkınlık yaşamıştı!
O arkadaşın, Tolstoy'un, Sevgilimizin (sav) Peygamberimizin hadislerinin (sözlerinin geçtiği) İmam Sühreverdi'nin hadis kitabından seçkilerden oluşan ve Peygamberimizi öven sözlerinden oluşan bu kitabı görmek sanki sinirlerini bozmuştu !
Bu nasıl solculuk, nasıl sosyal demokratlıktı (!)

Aynen Alman imparatoru Prens Bismark'ın Sevgilimiz, Örneğimiz, Önderimiz Peygamberimiz (sav) için dilini şereflendirdiği şu sözleri gibi:

''Çeşitli devirlerde, insanları idare etmek için Allah tarafından geldiği iddia olunan bütün indirilmiş semavî kitapları tam ve derinliğine araştırdıysam da, tahrif olundukları için, hiçbirisinde aradığım hikmet ve tam isabeti göremedim. Bu kanunlar değil bir cemiyet, bir hane halkının saadetini bile temin edecek mahiyetten pek uzaktır. Lâkin Muhammedîlerin (sav) Kur’ân’ı, bunların dışındadır.

Ben, Kur’ân’ı her yönden tetkik ettim, her kelimesinde büyük hikmetler gördüm. Muhammedîlerin (sav) düşmanları, bu kitap Muhammed’in (sav) kendi yazısı olduğunu iddia ediyorlarsa da, en mükemmel, hattâ en gelişmiş bir beyinden böyle harikanın çıktığını iddia etmek, hakikatlere göz kapayarak kin ve nefrete âlet olmak mânâsını ifade eder ki, bu da ilim ve hikmetle bağdaştırılamaz.

Ben şunu iddia ediyorum ki: Hazret-i Muhammed seçkin bir kudrettir. Destgâh-ı kudretin böyle ikinci bir vücudu saha-i imkâna getirmesi, ihtimalden uzaktır.

Ya Muhammed! Seninle aynı asır ve zaman diliminde yaşayamadığımdan dolayı üzüntülüyüm.

Yaymış olduğun bu kitap, senin değil. Belki Allah tarafından geldiğini inkâr etmek, ilim kanunlarının boş ve gereksiz olduğunu iddia etmek gibi gülünçtür.

İnsanlık senin gibi mümtaz bir kudreti bir defa görmüş, bundan sonra bir daha göremeyecektir. Binaenaleyh, huzurunda kemal-i hürmetle eğilirim.'' demesini görmezden geldikleri gibi...''

Hangimiz Sevgili Peygamberimizi böyle övebildik, hakkıyla tanıyıp, anlayamayan nasıl övsün ki.

Bakıyorum herkes, en meşhur dünya klasiklerinin hatim etme yarışında. Hatim dedim de, kaçımız Kutsal Kitabımız Kur'anı bırakın asli harfleriyle okumayı, muteber bir meal ya da Cumhuriyetin kuruluşunda resmi devlet eliyle, Hamdi efendiye (şükür ki emin ve alim bir zat idi) yazdırılan meşhur Elmalılı Tefsirini okudu !

Tolstoy ve eserlerini tanıdığımız kadar, kendi değerlerimizi ve tabi ilk başta Sevgili Peygamberimizi, hayatını, getirdiği dini tanımıyoruz..!

Bazı çevrelerin, din ve dini kitaplardan şeytan görmüş gibi bağnazca kaçtıkları bir zamanda Bismark ya da Tolstoy gibi ünlülerin Peygamberimizi övmesi, övenleri kıymetlendirir, övüleni Allah zaten Kerim Kitabında övmüş.

Günümüzde nasıl, kriptolar varsa, aynen zıddından gizli Müslümanlar da, tahminimizden de fazla. Bunlardan birisi de İngiliz Prens Charles olduğu ve Prensin ramazan ayı gelince sessizce bir adaya güya tatile gittiği (oruç tutmak için) sır değil.

Tolstoy'un bu kitabı da uzun yıllar, insanlardan saklanmıştır! Olur da etkilenir İslam ile ilgilenip, Müslüman olurlar ! Özellikle hristiyanlardan kaçırılan ve ABD'de askeri müzede saklanan Barnaba İncili gibi...! (İncil'de Peygamberimizin gelecek son elçi olduğu hakikati Hz.İsa (as) diliyle müjdelenir.)

Tolstoy; Sevgili Peygamberimize (sav) ve İslam dinine olan hayranlığı ile yazdığı risalesinde :

"Benim için Muhammedilik, haça tapmaktan, Hrıstiyanlıktan mukayese edilmeyecek kadar yüksekte duruyor. Eğer insan seçme hakkına sahip olsaydı, aklı başında olan her insan şüphe ve tereddüt etmeden Muhammediliği; tek olan Allah'ı ve O'nun peygamberini kabul ederdi.."

'Muhammed, insanı Allah saymıyor ve kendini de Allah ile bir tutmuyor. Müslümanların Allah'tan başka ilâhı yoktur ve Muhammed onun peygamberidir. Burada hiçbir muamma ve sır yoktur.''
 (Lev Nikolayeviç TOLSTOY)  şeklinde övgüsü de, bizim dinimize ekstra bir değer katmaz ama Tolstoy'u kıymetlendirir.

''Rusya'da, Rus milletinden, İslâm'ı kabul etmiş Valeriya Porohova adın- da bir kadın vardı. Bu kadın bir Arap'la evlenmiş, 11 yıl eşiyle birlikte Suudi Arabistan'da yaşamıştı. Bu arada İslâm dinini iyice öğrenmiş ve Müslüman olmuştu. Porohova, »Kur'an'ı Kerim'i Rusça'ya tercüme etmiş; İlahiyatçılar da bu tercümeyi beğenmişlerdi. Porohova Hanım, cesaretle Tolstoy ve İslâm konusunu medyada çok ciddi bir şekilde aydınlatmıştır. Bayan Porohova, Tolstoy'un, ömrünün son zamanlarında İslâm'ı kabul ettiğini ve bir Müslüman gibi toprağa verilmeyi vasiyet ettiğini Sovyet medyasında dile getirmiştir. Sovyet hükümeti, uzun yıllar bu gerçeği gizlemeye çalışmıştır. Bayan Porohova, bu önemli belgeyi büyük cesaretle açıklayıp yayınlanmasını sağlamıştır. Bayan Porohova'nın açıklamalarına göre, Tolstoy, İslâm kuralları ile defnedilmişti. Onun mezarının üstünde Hristiyan sembolü olan 'Haç'ın ol- maması da bunun açık delili olarak gösterilmiştir.



TOLSTOY’UN, KİTABINA ALDIĞI HADİS-İ ŞERİFLERDEN BAZILARI

Tolstoy’u bu kitabı yazmaya yönelten olay 1908 yılında Hindistanlı alim Abdullah El Sühreverdi’nin “Hz. Muhammed’in Hadisleri” kitabını okuması oluyor. Kitaptan oldukça etkilenen Tolstoy, seçtiği hadislerle hemen bir kitapçık oluşturuyor. Tolstoy daha çok, Allah inancı, fakirlik, eşitlik, ölüm ve iyi insan olma gibi konuları içeren hadisleri toparlamış. “Hz. Muhammed” kitabının editörleri Tolstoy’un seçtiği hadislerin Kütüb-ü Sitte’de yer alanlarını da tek tek tespit etmişler. Tolstoy’un seçtiği hadislerden bazıları şöyle:

İŞTE TOLSTOY'UN SEÇTİĞİ HADİSLERDEN BAZILARI


“Kim Allah’ın yarattıklarına karşı merhametli olursa, Allah da ona merhametli olur. İnsanların iyilik ve kötülüklerine bakmayarak onlara iyilik et. Başkalarına iyilik yap ki kötülüklerine engel olasın.”

“Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda iman etmiş olmaz.”

“Hakikat insanlar için ne kadar acı olsa da, hakikati söyleyin.”

“Hiç kimse öfkesini yutmaktan daha güzel bir içki içmemiştir.”

“Çok fazla yiyip içerek kendi kalbinize yüklenmeyin.”

“Ölüm bir köprüdür, dostu dosta kavuşturur.”

“İşçinin hakkını alnının teri kurumadan veriniz.”

“Allah Teala’nın en hoşuna giden şey, insanın, kendi çalışmasıyla elde ettiği azıcık kazancından, gücü yetmeyenlere yardım etmesidir.”