6 Şubat 2021 Cumartesi

Ben seni durduk yere sevmedim Rüveyda!



Durduk yere çizmedim seni ruh tuvalime Rüveyda!
Finale doğru sürüklenen hazan yaprağıyken, 
Bahar goncasına duyulan hasretin simgesiydin sen Rüveyda..!
"Kömür gözlü yâr!" oldun, aradım seni her gece rüyalarımda.
Gül kokunun gölgesine boynumu uzattığımda,
Cellatım da cennetim de sendin Rüveyda...

Kalbime, ömrüme saplanan hançerdin.
Şifa bulmasını istemediğim  en sevgili kederimdin.
Sana Rüveyda dedim! 
Kalbim dedim, sırrım bildim.
İsmine cismimi feda eyledim...

Durduk yere sevmedim ben seni Rüveyda!
Yetim bir şiirdin!
Hüseyni bir makamdan süzülen ıslak gecelerimdin.
Ağlayışların yangınında,
Gül bahçesi gibi bulup kokladığım hep sendin sevdiğim.

Durduk yere sevmedim ben seni Rüveyda!
İçimde, ömrümde, eksik, yarım, mahrum kalan yanımdın sen! 
Şefkate sarılışım gibi sarılırdım hayaline, ah bir görsen!
Durduk yere yanan bir kitapta serap gibi görünmedi siluetin Rüveyda, 
Yazmam artık dedikçe, 
İçimin sayfalarını tıka basa doldurup taşan,
Yazdıkça yazamadığım, anlatamadığım, 
Ahlarıma şifa diye yakardığımsın...
Ben seni durduk yere sevmedim Kalbim....
Ben seni ararken durduğum 
Ve her an gelirsin diye beklediğim sendeyim...